Bozkurt NET{ Bozkurt NET
  Tıklayın kayıtlı kullanıcı olun
Ana sayfa ::Hasabınız :: Forumlar :: Makaleler :: İndir :: İletişim :: KURALLAR
alt1 alt1 alt1
alt1 alt1
alt1
Atatürk
Başbug
Atsız´ın Mektupları
Bozkurt
Tarihte Türkler
Osmanlı Sultanları
3 Mayis
Türk İslam Ülküsü
Ülkücü Hareket
İslam
Türk Büyükleri
12 Eylül
Dokuz Işık
Kızıl Elma
Doğu Türkistan
Türk Dünyası
Şiirler ve Marşlar
Ülkücü Şehitler
Ülkücüye Mektuplar
Sorular ve Cevaplar
Komünizm
Videolar
Müzikler
Postakartı

alt1 alt1
alt1
 Haber :
 Haber Ekle
 Haber Arşivi
 Arama
 Konular
 Baskıya hazırla
 Üyeler :
 Hesabınız
 Günlük
 Üye Listesi
 Özel İletiler
 ICQ Servisi
 Servisler :
 Kur'an-ı Kerim Meali
 Resim Galerisi
 E-Kart
 Dosyalar
 Müzikli Postakartı
 Cep Melodileri
 İletişim :
 Forumlar
 Bozkurtlar 100
 Bize Ulaşın
 Bizi Önerin
 Dökümantasyon :
 Makaleler
 Fikir ve Tarih Dünyası
 Kısa Nükteler
 Şairler ve Şiirler
 İzlenimler
 Ansiklopedi
 Dosyalar
 Dosya Ekle
 Popüler
 İlk 10
 Bağlantılar
 

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1
AB'YE HAYIR

alt1 alt1
alt1
Makaleler
·Meluncanlar ve Biz
·Türk Tarihi ve Türk Adı
·Amerikan Genç Hristiyanlar Cemiyeti (Y.M.C.A.) ve Amerikan Kolejleri
·SEVR YASALARI MECLİS’TEN GEÇİRİLEREK TÜRKİYE YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞINA BAŞLAMAK MECBURİYETİNDE BIRAKILDI!
·ABD, Alenî Bir Düşman Haline Gelmiştir!
·Dedelerimiz Oğuzlar Çıkmış Yola Aral Kıyısından
·Avrupa Birliğine neden hayır.. Jeopolitik Yaklaşım
·Noel Üzerine
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -1-
·Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -2-
·Kıbrıs'ın Türkiyesiz AB üyeliği mümkün mü?
·Avrupa Birliği ve Kıbrıs Konusu
·Internet mi, İnternet mi?
·DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK (Gaspıralı ve Türkistan)
·İSMAİL GASPIRALI'NIN FİKİRLERİ
·Türkler ve İslamiyet
·Alparslan Türkeş'in Din Anlayışı ve İslama Bakışı
·Gök Tanrı
·Şamanizm Meselesi
·Ruhban Okulu neden açılmamalı?
·Ruhban Okulu
·Çanakkale Savaşları
·Türk Kültüründe Nevruz ve Milli Birlik-Beraberlik
· Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ve Yeni Rusya Çeçen Mücadelesi
·Türkçenin Anadil Olarak Dünyadaki Yeri
·Masonların Kirli İşleri
·Gümrük birliği mi; sömürge antlaşması mı?
·17 Ağustos 1999 Depremi ve gizlenen gerçekler

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1
Bozkurt NET :: Başlığı Görüntüle - P_K_K_ gerçegi
  Link 1Ana sayfa | Link 2
Arama       


Bozkurt NET
Bozkurtların Yuvası
 

Forumlar Gruplar Gruplar Hesap Aç Oturum Aç  

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3  

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 3. sayfa (Toplam 3 sayfa)
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar İleti
yahyaoglu
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Dec 13, 2004
İletiler: 655
Şehir: TÜRKİYE

İletiTarih: Cum Arl 31, 2004 8:34 pm    ileti konusu: Rakamlarla KADEK Faaliyetleri ve Karşı Mücadele Alıntıyla Cevap Gönder

KADEK Terör Örgütü


KADEK terör örgütünün 15.08.1984 - 20.02.2000 tarihleri arasında gerçekleştirmiş olduğu eylemlere baktığımız zaman;




21.866 terör olayına sebebiyet vermiş olduğu görülmektedir.

OLAYLAR

Silahlı saldırı :
6.751
Güvenlik kuvvetleriyle çatışma :
8.581
Mayın döşeme ve bombalama suretiyle patlama
3.519
Gasp :
411
Yol kesme ve adam kaçırma :
1.076
Bildiri dağıtma :
676
Kanunsuz toplantı :
852


Bu olaylarda 5.546 güvenlik görevlisi vatanları uğruna şehit olmuşlardır.


ŞEHİTLERİMİZ

Asker :
4.027
Geçici Köy Koruyucusu :
1.265
Polis :
254
TOPLAM
5.546

bu olaylarda 11.387 güvenlik görevlisi yaralanmıştır.



YARALILARIMIZ

Asker :
8.676
Geçici Köy Koruyucusu :
1.725
Polis :
986
Vatandaş :
4.561
TOPLAM :
11.387

Güvenlik güçlerince yurtiçinde yapılan operasyonlarda; bu kanlı olaylara neden olan;
.

TERÖRİSTLER

Ölü ele geçirilenler.
18.958
Yaralı olarak yakalananlar.
706
Yardım-yataklık yapanlar dahil olmak üzere
TOPLAM :
58.165 terörist yakalanmıştır.
Teslim olanlar :
2.192

Güvenlik güçlerinin gerçekleştirmiş olduğu başarılı operasyonlar neticesinde örgüte ait;

Uzun namlulu silah :
24.183
Tabanca :
5.614
Bomba :
21.625
çok miktarda mühimmat ve örgütsel malzeme ele geçirilmiştir.


KADEK terör örgütü en büyük zararı doğu ve güneydoğu anadolu halkına vermiştir; Emellerini gerçekleştirebilmek için zora dayalı olarak bölge halkını sindirmeyi hedeflemiştir. Bu amaçla kendisine yardım etmeyen ve destek vermeyen yerleşim yerlerine yönelik içlerinde kundaktaki bebelerden, kadınlardan yaşlı insanlara kadar bir çok vatandaşımızın bulunduğu insanların öldürülmesi ile neticelenen çok kanlı katliamlar gerçekleştirmiştir.

Haber alma hürriyetinin en önemli unsuru olan basın mensupları da maalesef yasadışı terör örgütünün hedefi olmaktan kurtulamamışlardır.
.

BASIN MENSUPLARI

Basın mensuplarına yönelik 35 olayda

Hayatını kaybeden basın mensubu sayısı
21
Yaralanan basın mensubu sayısı:
6
Bölgeye yerel anlamda hizmet götürmek için bölge halkının hür iradesiyle seçtiği Belediye Başkanları ve Muhtarlar da acımasızca terörün hedefleri arasında yer almıştır.
.

BELEDİYE BAŞKANLARI

Belediye Başkanlarına yönelik 23 olayda

Hayatını kaybeden Belediye Başkanı sayısı
23
Yaralanan Belediye Başkanı sayısı:
.
8
MUHTARLAR

Muhtarlara yönelik 105 olayda

Hayatını kaybeden Muhtarların sayısı
60
Yaralanan Muhtarların sayısı :
8
Kaçırılan Muhtarların sayısı :
30
Kaçırıldıktan sonra geri dönebilen Muhtarların sayısı :
7
Dünyanın hiç bir yerinde öğretmenler terörün hedefi olmamışlardır. Görevleri çocukları eğitmek, insanları aydınlatmak olan Öğretmenler bu kutsal görevlerine rağmen terör örgütü KADEK'nın acımasız şiddet eylemleriyle yıldırılmak istenmiştir. Eğitim müesseslerini işlemez hale getirebilmek ve bölge halkını cahil bırakabilmek için öğretmenlerin yan ısıra eğitim kurumlarına karşı da terör örgütü KADEK tarafından bir çok eylem gerçekleştirilmiştir.
.

ÖĞRETMENLER

Öğretmenlere yönelik 128 olayda

Hayatını kaybeden Öğretmenlerin sayısı
116
Yaralanan Öğretmenlerin sayısı :
48
Kaçırılan Öğretmenlerin sayısı :
37
Kaçırıldıktan sonra geri dönebilen Öğretmenlerin sayısı :
21
Ayrıca, bölge insanlarına dini hizmetleri götürmekle görevli İmamlara dahi saldırılar yapılmıştır.
.

İMAMLAR

İmamlara yönelik 40 olayda

Hayatını kaybeden İmamların sayısı
27
Yaralanan İmamların sayısı :
8
Kaçırılan İmamların sayısı :
5




Bölgenin alt yapısını geliştirmek, bölge halkına daha iyi hizmetler götürmek için gerçekleştirilen devlet yatırımlarının önlenmesine yönelik olarak tesislere, araç ve gereçlere de sabotajlar yapılmıştır.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder MSNM
yahyaoglu
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Dec 13, 2004
İletiler: 655
Şehir: TÜRKİYE

İletiTarih: Cum Arl 31, 2004 8:34 pm    ileti konusu: KADEK'nın Katliamları ve Kronolojisi Alıntıyla Cevap Gönder

KADEK Terör Örgütü
KADEK'nın Katliamları ve Kronolojisi

22.02.1987 günü Şırnak-Uludere-Taşdelen köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 14 vatandaşımız katledilmiş, 6 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

20.06.1987 günü Mardin-Ömerli-Pınarcık köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 245 vatandaşımız katledilmiş, 4 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

08.07.1987 Şırnak-İdil-Pençenek köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 16 vatandaşımız katledilmiş, 6 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
18.08.1987 Siirt-Eruh-Kılıçkaya köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 23 vatandaşımız katledilmiş, 1 vatandaşımız ise yaralanmıştır.


10.10.1987 günü Şırnak-Meşeiçi köyü Çobandere mezrasına yapılan silahlı saldırıda (13) vatandaşımızı katletmiştir.


29.03.1988 Siirt-Eruh-Yağızoymak köyü civarında koyun otlatan çobanlardan (9)'u teröristler tarafından boğularak katledilmiştir.


07.05.1988 günü Şırnak-Merkez-Dereler köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 16 vatandaşımız katledilmiş, 1 vatandaşımız ise yaralanmıştır.


02.05.1988 günü Hakkari-Uludere-Ortabağ köyüne yapılan silahlı saldırıda (6) vatandaşımız katledilmiştir.


08.05.1988 günü Mardin, Nusaybin, Taşköy Balminin mezrasına saldıran teröristlerce (7)'si çocuk olmak üzere toplam (10) vatandaşımız katledilmiş, (3) vatandaşımızda yaralanmıştır.


24.11.1989 günü Hakkari-Yüksekova İkiyaka köyü Aşağımolla Yasin Mahallesine yapılan silahlı saldırıda (28) vatandaşımız katledilmiş, (2) vatandaşımız da yaralanmıştır.


10.06.1990 günü Şırnak-Güçlükonak-Çevrimli köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 23 vatandaşımız katledilmiş, 6 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
22.07.1991 günü Mardin-Midyat bölgesinde teröristlerce sivil araçlara yapılan saldırı sonucunda 19 vatandaşımız katledilmiş, 5 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

25.12.1991 günü İstanbul-Bakırköy İstanbul Caddesi üzerinde terör örgütü KADEK lehine sloganlar atarak kanunsuz gösteri yürüyüşü yapan (40-50) kişilik bir grup Egebank, Kit, Arçelik, Emlak Bankası, Çetinkaya Mağazalarına molotof kokteyl atmış, Çetinkaya Mağazası'nda çıkan yangın sonucu (3) erkek, (1) çocuk, (7) kadın toplam (11) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (14) vatandaşımız yaralanmış, olayla ilgili olarak (47) kişi yakalanmıştır.


21.03.1992 günü Şırnak-Cizre ilçe merkezinde toplanan bir grup, KADEK lehinde slogan atarak yürüyüşe geçtiği sırada Cizre'nin Güneydoğusundaki Saklan deresi istikametinden 1000-1500 kişilik KADEK bayraklı bir grupta Cizre ilçesine doğru yürüyüşe geçmiş, ilçe merkezinde topluluk içerisinden Güvenlik Kuvvetlerine ateş açılmış, çıkan olayda (13) vatandaşımız katledilmiş, (26) sivil de yaralanmıştır.


20.10.1992 günü Bingöl-Solhan bölgesinde teröristlerce sivil araçlara yapılan saldırı sonucunda 19 vatandaşımız katledilmiş, 6 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
22.10.1992 günü Tunceli-Malazgirt-Dedebağ köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 12 vatandaşımız katledilmiş, 4 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
05.07.1993 günü Erzincan-Kemaliye-Başbağlar köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 33 vatandaşımız katledilmiş, 3 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
18.07.1993 günü Van-Bahçesaray-Sündüzlü yaylasına yapılan silahlı saldırı sonucunda 24 vatandaşımız katledilmiş, 1 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

04.08.1993 günü Bitlis-Mutki bölgesinde sivil araca yapılan saldırı sonucunda 15 vatandaşımız katledilmiş, 13 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
04.10.1993 günü Mardin-Midyat bölgesinde sivil araca yapılan silahlı saldırı sonucunda 26 vatandaşımız katledilmiş, 3 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

04.10.1993 günü Siirt-Şirvan-Deltepe köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 33 vatandaşımız katledilmiş, 10 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
21.10.1993 günü Sirit-Baykan-Derince köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 24 vatandaşımız katledilmiş, 7 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
25.10.1993 günü Erzurum-Çat bölgesinde sivil araca yapılan silahlı saldırı sonucunda 32 vatandaşımız katledilmiş, 8 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
21.01.1994 günü Mardin-Savur-Ormancık köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 16 vatandaşımız katledilmiş, 4 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

12.02.1994 günü İstanbul-Tuzla istasyonunda tren beklerken çöp bidonuna KADEK terör örgütü mensuplarınca yerleştirilen bombanın patlaması sonucu (5) askeri öğrenci hayatını kaybetmiş, (16) askeri öğrenci ve (11) er yaralanmıştır.


01.01.1995 günü Diyarbakır-Kulp-Hamzalı köyüne yapılan silahlı saldırı sonucunda 18 vatandaşımız katledilmiş, 9 vatandaşımız ise yaralanmıştır.
04.05.1995 günü İstanbul, Küçükçekmece Cennet Mahallesi, Hürriyet Caddesi üzerinde bulunan Nazlı Giyim Mağazasına kimliği teröristlerce molotof kokteyl atılmış, çıkan yangında (3) vatandaşımız ölmüş, (1) kişi de yaralanmıştır.


22.06.1996 günü Diyarbakır-Elazığ karayolu üzerinde bulunan Altındağ dinlenme tesislerine teröristler tarafından yapılan silahlı saldırı sonucu, (1) Uzman Çavuş, (1) Polis Memuru şehit olmuş, (6) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (1) Polis Memuru ile (11) vatandaşımız yaralanmıştır.


08.11.1996 günü Hakkari-Çukurca bölgesinde sivil araca yapılan silahlı saldırı sonucunda 17 vatandaşımız katledilmiş, 11 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

15.12.1997 günü Mardin-Dargeçit bölgesinde sivil araca yapılan silahlı saldırı sonucunda 12 vatandaşımız katledilmiş, 13 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

09.07.1998 günü İstanbul-Eminönü-tarihi Mısır Çarsında bulunan ÜNLÜOĞLU büfesine teröristlerce konulan bombanın infilak etmesi sonucu (7) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (3) Alman, (3) Fransız, (2) Norveç ve (2) de Irak olmak üzere toplam (10) yabancı uyruklu ile (111) vatandaşımız yaralanmıştır.


13.03.1999 günü 16.30 sıralarında İstanbul-Kadıköy-Fahrettin Kerim Gökay Caddesinde bulunan İbrahim TAŞLI’ya ait 5 katlı Mavi Çarşı işhanına bir grup terörist tarafından molotof kokteyli atılması sonucu çıkan yangından ve duman zehirlenmelerinden dolayı (10)'u Kadın, (2)'si Erkek, (1) hastanede olmak üzere toplam (13) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (2)’si kadın (5) vatandaşımız da yaralanmıştır. Olayın failleri güvenlik güçlerinin yaptığı operasyonlar sonucunda yakalanmıştır.


01.07.1999 günü saat 21.40 sıralarında Elazığ-Merkez-Yenimahalle-Muharrem Çorbacıoğlu Sokakta bulunan Poyraz Kıraathanesine, KADEK terör örgütü mensuplarınca yapılan silahlı saldırı sonucu (4) vatandaşımız ölmüş, (5) vatandaşımız yaralanmış, olayda yaralanan (1) Polis Memuru daha sonra 07.07.1999 günü şehit olmuştur. Olayda (1)’i kadın (2) terörist ise ölü olarak ele geçirilmiştir. Teröristlere ait (2) uzun namlulu silah ve (1) bomba (4) şarjör, (58) mermi ele geçirilmiştir.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder MSNM
metehan_mali
Yeni Üye
Yeni Üye



Kayıt: Dec 18, 2004
İletiler: 22
Şehir: Türkiye

İletiTarih: Cmt Oca 01, 2005 6:21 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ALLAH senden razı olsun yahyaoğlu,bütün verdiğin bilgileri okulumdaki arkadaşlarımla paylaşacağım.ALLAH herkese sana verdiği gibi sabır versin,bu araştırmaları yapıp bilgileri bir araya getirmek zor iş.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
yahyaoglu
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Dec 13, 2004
İletiler: 655
Şehir: TÜRKİYE

İletiTarih: Çar Oca 05, 2005 1:52 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ülküdaşım genelde kes kopyala yaptım.Allah türkiye sevdalılarından razı olsun. Biz bir karıncayız önümüzde daglar var . Allah hebimize sabır azim iman versin.Yol uzak menzile varmak tüm daglara tüm dünyaya ulaşmak lazım. Allah Türkü ve islamı korusun ve yüceltsin :!:
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder MSNM
gelibolulu
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Jun 25, 2005
İletiler: 750
Şehir: TÜRKİYE-Çanakkale

İletiTarih: Çar Ekm 19, 2005 10:22 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ver üssü, al teröristi

ABD'nin, bölücü örgütün yuvası haline gelen Kandil Dağı'na operasyon ihtimali gündemde. Başta Osman Öcalan olmak üzere terör örgütünün elebaşları paket servis yapılabilir. Aksiyon dergisinin haberine göre ABD'nin üst düzey PKK'lıları vermek için de Türkiye'den üs isteyeceği belirtiliyor. Bunu doğrulayan bilgi ise Newsweek Dergisi'nin son sayısında çıktı.

ABD'nin yeni planı

PKK'lılara karşı yeni üs

Bölücü örğütün yuvası haline gelen Kandil Dağına bir operasyon ihtimali gündemde. Başta Osman Öcalan olmak üzere terör örgütünün elebaşları paket servis yapılabilir. ABD'nin üst düzey PKK'lıları vermek için de Türkiye'den üs isteyeceği belirtiliyor. Amerika ve Peşmerge işbirliği ile terör yuvası haline gelen Kuzey Irak'taki Kandil Dağı'na operasyon düzenleme hazırlığında. PKK ise önlem almak için mevzi değiştirdi.

ABD'nin amacı, sözde PKK komutanlarını Türkiye'ye teslim etmek. İlk hedef ise Osman Öcalan. ABD'nin diğer sözde komutanlarını vermek için de Türkiye'den yeni bir üs isteyeceği belirtiliyor.Aksiyon dergisinde yer alan habere göre, Uzun süredir konuşulan konulardan biri, terör örgütü PKK'nın önde gelen militanlarının yakalanarak Türkiye'ye verilmesi... PKK'da görülen hareketlilik ve Osman Öcalan'ın tedirgin açıklamaları, 'teslimat'zamanının yaklaştığını gösteriyor.

Operasyonun ilk işareti

McEldowney, 11 Eylül saldırılarının yıldönümü vesilesiyle Ankara Keçiören'deki Şehitler Aniti'na çelenk koyarken, PKK'yı kastederek Türk halkının on yıllar boyunca bir cinayet şebekesinin terörüne maruz kaldığını söyledi.

Ancak McEldowney, vermek istediği mesajı konuşmasının sonuna bırakmıştı: "Bomba ister New York'ta ister İstanbul'da patlamış olsun, teröristler hangi nefret ya da yanılma sloganının arkasına saklanırsa saklansın, terörist ister Usame bin Ladin ister Abdullah Öcalan olsun, burada böyle bir anıtta bir arada durarak son derece açık ve kararlı bir mesaj vermiş olalım. Terörü lanetleyelim."

Maslahatgüzarın bu açıklamasının bir tesadüf olmadığı birkaç gün sonra ortaya çıktı. Irak'ta bulunan Amerikan askerlerinin CIA ile birlikte Kandil'e küçük çaplı bir operasyon yaptığı PKK tarafından dile getirildi. Terör örgütü bu operasyonu, kampların fotoğraflarını çekme ve fizibilite çalışmasına yönelik olduğunu açıklayarak eleştirdi. Nitekim Kongra-Gel Genel Başkanı Zübeyr Aydar, Maslahatgüzar McEldowney'i "İşleri karıştırıyor." diyerek eleştirdi.

Diplomasi çevrelerinde Amerika'nın, Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmemesi ve Kuzey'deki Kürt varlığını kabullenmesine karşılık PKK terörüne yönelik kapsamlı bir operasyon düzenleyeceği ileri sürülüyor. Buna göre, operasyonun en önemli ayağı ise PKK'nın ele başılarının Türkiye'ye teslim edilecek olması. Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan, Osman Öcalan, Nizamettin Taş, Kani Yılmaz ve Hıdır Yalçın gibi yaklaşık 20 militanın belirli aralıklarla yakalanarak bir "paket" halinde Türkiye'ye gönderileceği aktarılıyor.

Türk istihbaratının tespiti

Amerika, Irak'ta bulunan askerlerinin yanı sıra Yemen'de El Kaide'yi takip eden özel kuvvetlerini de Kandil'deki operasyon için yönlendiriyor. Hedefe CIA ve askerlerden çok bu özel kuvvet kilitlenecek. Bölgede görev yapan Türk istihbaratı Kandil'e yönelik bir çalışmanın yapıldığı bilgisini doğruluyor. Amerika, Kuzey Irak'ta düzenleyeceği PKK operasyonunda her şeye rağmen yalnız başına hareket etmeyecek. Başından beri müttefik saydığı Peşmergeler yardımıyla Kandil'e çıkarma yapmayı hedefliyor.

Önce Osman Öcalan sonra üs

Teröristlere yönelik operasyonlar çok yönlü planlanıyor. Sövzde liderlerin yakalanıp Türkiye'ye iadesinin yanı sıra diğer militanların da teslim olması öngörülüyor. Ancak ABD'nin işe Musul'da bulunan Osman Öcalan'dan başlayacağı belirtiliyor. ABD'nin diğer PKK'lı sözde komutanlar için de Türkiye'den yeni bir üs talebinde bulunacağı ileri sürülüyor. Bunu doğrulayan bilgi ise Newsweek Dergisi'nin son sayısında çıktı.

Musul'da Nizamettin Taş ile birlikte Kürdistan Yurtsever Partisi'ni (KYP) kuran Osman Öcalan'ın verilmesi için başta Talabani'nin ikna edilmesi gerekiyor. Yerel kaynaklara göre, ABD Osman Öcalan konusunda Talabani ile anlaştı. Osman Öcalan'dan sonra sıra Kandil'deki sözde komutanlara gelecek. Ancak bunun için telaffuz edilen kesin bir zaman yok. Her şey Türkiye ile ABD arasindaki gizli pazarliklara kalmiş. Ama PKK'nın Kuzey Irak'ta yer değiştirerek yeni bir mevzi açması, muhtemel bir operasyonun yakında gerçekleşeceğinin bir işareti.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
ergenekon18
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Oct 17, 2005
İletiler: 237
Şehir: Ergenekon

İletiTarih: Çar Ekm 19, 2005 4:38 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Arkadaslar sizlere PKK hakkinda detayli bir arastirma sonucunu yayinlamak istiyorum.

PKK'ın Faaliyetleri

Legal - İlleegal Faaliyetler
· YMKM (Yukarı Mezopotamya Kültür ve Bilimsel Araştırma Merkezi ve Reklamcılık San. Tic. Ltd. Şti.)(İstanbul, Diyarbakır, Ankara,Adana)
· YKD (Yurtsever Kadınlar Derneği) (İstanbul, Adana, Ankara, İzmir, İçel, Diyarbakır)
· ZPS-ZEND PRES (Zin Basın-Yayın Ticaret ve Sanayii Limited Şirketi) (İstanbul)
· Hakkari Hevkari Kültür ve Sanat Merkezi :(22 Ocak 1992 tarihinde Hakkari'de kuruldu.)
· İHD - İnsan Hakları Derneği'nin bazı şubeleri
· KÜRT KAV - Kürt Kültür Vakfı : ( 1992 yılında kuruldu. )
· Amed Kültür Merkezi : (Temmuz 1992 tarihinde Ankara'da kuruldu.)
· Kürt Enstitüsü:(19 Nisan 1992 tarinde İstanbul'da kuruldu.
PKK terör örgütünün yayın faaliyetleri

Yurtiçi

Özgür Halk (Aylık Dergi)

PKK'nın legal yayın organıdır. Aylık Siyasi-Kültürel Dergi, Türkçe olarak İstanbul'da yayımlanmaktadır.

Özgür Yaşam Dergisi

13 Ekim 1995 tarihinden itibaren haftalık ve Türkçe olarak yayımlanmaya başlamıştır. Derginin ilk sayılarında örgüte müzahir izlenimi verilmeyerek, kanuni takibata maruz kalması önlenmiştir.

Jiyan Revşen

Yukarı Mezopotamya Araştırma ve Kültür Merkezi tarafından aylık olarak yayımlanmaktadır.

Sosyalist Alternatif Dergisi (Türk soluna yönelik yayını)

Dergi önceden yayımlanan Devrimci Alternatif Dergisinin devamı olarak Ağustos 1994 tarihinden itibaren Türkçe ve aylık Sosyalist Dergi şeklinde yayımlanmaya başlanmıştır.

Özgür Bakış

Terör örgütü PKK propagandası doğrultusunda legal alanda günlük olarak yayımlanmaktayken 22.10.1998 tarihinde İstanbul DGM tarafından bir ay süre ile kapatılan ve sonraki tarihlerde yayımına kendiliğinden son verilen Ülkede Gündem (Yeni Ülke, Özgür Gündem, Özgür Ülke, Yeni Politika) Gazetesinin yerine Özgür Bakış gazetesi Şubat ayı ilk haftası itibarıyla deneme basımına başlamış ve 15 Şubat 1999 tarihinden itibaren de düzenli yayıma geçmiştir.


Yurtdışı

Özgür Politika(Günlük Gazete-Almanya)

Terör örgütü PKK doğrultusunda illegal olarak 1995 tarihinde Almanya'da yayın hayatına başlamıştır.

Berxwedan (Direniş)

ERNK'nın temel yayın organıdır. Terörist başı Abdullah ÖCALAN'ın teorik düzeydeki çarpıtma ve saptırmalarını ajitasyon düzeyinde takviye etmeyi amaçlayan gazete, 1985'te ALMANYA'da yayımlanmaya başlanmıştır.

Axina Welat (Vatanın Ahı)

PKK'nın illegal yayın organı olarak Ocak 1995 tarihinden itibaren Rusya'nın başkenti Moskova'da (15) günde bir Latin ve Kiril alfabesiyle yayımlanmaktadır.

Botan Dergisi

Mart 1992'den itibaren ERMENİSTAN'da Ermenice olarak çıkarılmaya başlanmıştır.

Denge Kurt (Kürdistanın sesi)

PKK terör örgütü doğrultusunda Azerbaycan'da çıkarılmaktadır.

Wosea Mezopotamya ( Mezopotamyanın sesi)

PKK terör örgütü doğrultusunda Romanya'da illegal olarak yayımlanmaktadır.

Serxwebun Dergisi (Bağımsızlık)

Terör örgütü PKK'nın, doğrudan Parti-Merkez yayın organı olarak, 1979 tarihinde Almanya'da İllegal olarak yayıma başlamıştır.

Sterka Ciwan (Gençlik Yıldızı)

PKK terör örgütünün ERNK'ya bağlı olarak oluşturduğu YCWK (Kürdistan Yurtsever Gençler Birliği)'nin illegal olarak, Haziran-Temmuz 1994 yılından itibaren aylık-iki aylık periyodlarla Almanya'da çıkardığı yayın organıdır.

Kürdistanın Sesi

PKK tarafından illegal olarak 1990-1991 tarihinde itibaren Güney Kıbrıs Rum kesiminde aylık Rumca olarak yayımlanmaktadır.
ARGK ve ERNK'nın Kurulması
PKK, 15 Ağustos 1984'te gerçekleştirdiği Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla HRK (HEZEN RIZGARİYA KÜRDİSTAN - KÜRDİSTAN KURTULUŞ BİRLİĞİ) isimli askeri aparatının kuruluşunu ilan etmiştir.

26-30 Ekim 1986 tarihlerinde Lübnan'ın Bekaa Vadisinde bulunan Mahsum Korkmaz akademisi adlı terör kampında 3. Kongre yapılmıştır. Bu kongrede uluslar arası ittifaklar, askeri aparat, parti ve cephe örgütlenmeleri yönünde kararlar alınmıştır.

HRK adlı askeri aparatın ismi ARGK (KÜRDİSTAN ULUSAL KURTULUŞ ORDUSU - ARTEŞE RIZGARİYA GELE KÜRDİSTAN) olarak değiştirilmiştir.

ARGK birlikleri: merkezi bölgesel ve yerel düzeylerde örgütlenen çeşitli büyüklükteki birliklerdir. En küçük birim gruptur. Bir grup, şartlara göre sayıları 7 ile 11 arasındaki örgüt mensubundan oluşur. Örgüt yapısının büyümesinde üç üçlük sistem esası uygulanır. Üç gruptan bir takım, üç takımından bir müfreze oluşur. Büyüme tabur ve alay biçiminde devam eder.

PKK terör örgütü, 21 Mart 1985 tarihinde çeşitli toplum kesimlerinde cephe örgütlenmesini gerçekleştirmek üzere ERNK'yı (Kürdistan Halk Kurtuluş Cephesi - Eniya Rizgariya Netewa Kürdistan)'ı ilan ederek halk üzerindeki etkinliğini ERNK eliyle, sıcak çatışmaları da ARGK eliyle yapmaya başlamıştır. ERNK örgütlenmesi terör örgütü PKK 'nın siyasi kanadını oluşturarak terör örgütünün, askeri kanadı olan ARGK'nin lojistik, savaşçı, para, halk desteği v.s... ihtiyaçlarını karşılama görevini yapmaya başlamıştır. ARGK bölgede yaptığı eylemleri ERNK militanları aracılığıyla halk abartılı biçimde anlatarak onları etki altına almak istemekteydi.

Terör örgütü, ERNK ve ARGK 'nin kurulmasını ilan ederek halk savaşlarının 3 temel unsuru olan PartiPKK (Kürdistan İşçi Partisi), CepheERNK (Kürdistan Halk Kurtuluş Cephesi), Ordu ARGK (Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu) örgütlenmesini tamamlamış oldu. Bu dönemden sonra dağda başarılı olamayan veya propaganda yönü gelişkin olan elemanlar şehirlere , halkın içine gönderilerek komiteler oluşturulmuş ve dağdaki elemanların ihtiyaçları karşılanmaya başlanmıştır.

3.Kongre'de örgüte maddi gelir sağlama amacıyla "VERGİLENDİRME KANUNU" adı altında alınan kararlarda ise kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerini alan kürt kökenli müteahhit ve taşeronlarla, ekonomik faaliyette bulunanlardan makbuz karşılığı vergi adı altında para alınması kabul edilerek, örgüte maddi destek sağlanması kararlaştırılmıştır.

Yine bu kongrede Türkiye'nin ekonomik değerlerine, güvenlik güçlerine, (Polis, Asker) ajan muhabir, muhbir diye nitelendirilen sivil halk kesimiyle, kamu kurum ve kuruluşlarına eylem yapılmasının sürdürülmesi planlanmıştır.

Bu doğrultuda 1987 yılının ilk eylemi 17 Ocak'ta Mardin/Gercüş'te bir köy baskını şeklinde gerçekleştirilmiştir.

Terör örgütü PKK; 3 ncü kongre kararları doğrultusunda Ülkemizdeki faaliyet sahalarını eyaletlere ayırarak eylem ve faaliyetlerini bu şekilde sürdürmeye devam etmiştir.

Terör örgütü PKK 4 ncü kongreye hazırlık amacıyla 13-30 Eylül 1989 tarihleri arasında Van-Çatak ilçesi Toranis (Acarlar) köyünün güneyinde bulunan Tatereş Dağında 1nci Yurtiçi konferansını yapmıştır. Bu toplantıda;
Cephe faaliyetlerinin ağırlık olarak ülke içerisinde, özellikle Türkiye metropollerinde yürütülmesi, bu amaçla faaliyetlerin tek merkezden ve tam yetkiyle yürütülmesi için "PKK İç Merkezi "nin oluşturulması, bu merkezin 6 ayda bir toplanması

Eyaletlerin kendi içinde temel bölgelere ayrılması

Geçici veya hareketli olabilecek üslerin eyalet üslenmelerine bağlı olarak yapılması

Örgüte ihanet eden, örgütten kaçan militanları yargılayacak organların kurulması, bunların yetki sahalarının bir yönetmelikle belirlenmesi kararları alınmıştır.
PKK terör örgütü 04-13 Mayıs 1990 tarihinde Mahsum Korkmaz Akademisi adlı terörist eğitim kampında 2. Ulusal Konferansını gerçekleştirmiştir. Bu konferansta;
Üniversite ve gençlik kesimine el atarak ajitasyon ve propaganda çalışmaları yürütmek suretiyle sempatizan kadrolar oluşturup bunları savaşçı olarak kullanabilmek amacıyla örgütün yurtdışındaki kamplarına göndermek,

Kırsalda faaliyet yürüten militanlara yiyecek-giyecek temin etmek,

Kitle eylemleri düzenlemek,

Basın yayın propaganda çalışmalarına ağırlık vermek ve bu doğrultuda legal alanda "Özgür Halk, Yeni Ülke, Dilan" gibi yayın organları vasıtasıyla propaganda çalışmaları yapmaya ağırlık vermiştir.

Siyasi Partilerle İlişkileri ve Siyasi Faaliyetleri
Terör örgütü PKK'nın, 4. Kongresinde geniş halk kitlelerine seslenebilecek legal kitle örgütleri ile basın yayın çalışmalarına ağırlık verilmesi, bu unsurların örgüt stratejisi yönünde kullanması kararları alınmıştır. HEP ve SHP il ve ilçe teşkilatlarına sızarak, bu siyasi partilerin örgütün propaganda ve ajitasyon merkezi haline getirilmesi istenmiştir. 1991 seçimlerinde SHP-HEP ittifakı ile terör örgütüne yakın bir takım kişiler parlamentoya girebilmiştir.

1991-92 yıllarından itibaren kitle gösterileri ve olayları ile özellikle güneydoğu bölgemizdeki bazı yerleşim merkezlerinde toplumsal kitle olaylarını da yönlendirip provake eden örgütün bu dönemden itibaren siyasi faaliyetlere de ağırlık verdiği görülmüştür.

1991 yılında parlamentoya giren HEP (Halkın Emek Partisi) ve daha sonra bu partinin yerini alan DEP (Demokrasi Partisi)'nin de PKK'nın kitle olaylarını yönlendirmesine katkısı olmuştur.

16 Şubat 1999, Yunanistan/Atina, PKK güdümündeki "Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosu" Başkanı Yaşar Kaya'nın basın toplantısı.
(Kaynak:AP)


Bu siyasal partiler bünyesinde örgütlenip kadrolaştırılan kişilerin PKK'nın kırsal kesimdeki silahlı gruplarına katılımlarıyla terör örgütünün silahlı militan sayısında da önemli ölçüde çoğalma görülmüştür.

1991 yılının önemli olaylarından birisi de örgüt içerisinde hizipleşmelerin baş göstermesidir. 4. Kongrede ÖCALAN'a muhalif güçler SARI BARAN (K), Mehmet ŞENER, FAİK (K) isimli üç örgüt mensubunun liderliğinde kurulun VEJİN (DİRİLİŞ) örgütü bazı değişiklikler dışında var olan PKK terör örgütünün ideolojisini benimsemiştir. Bu değişiklikler ise; örgütte evlenmelere, örgütte isteyenin istediği zaman ayrılmasına, PKK'da olmayan bazı sosyal haklara sahip olunmasına imkan vermek olup, Kürt halkının kendi kaderini kendinin tayin etme hakkının elinde olması şartıyla Türkiye çatısı altında sözde federal bir Kürdistan devleti için mücadele edilmesinin temel hedefleri olduğunu açıklamışlardır.

Mehmet ŞENER, teröristbaşı ÖCALAN'ın isteği üzerine Suriye Muhaberatı tarafından öldürülmüş, VEJİN ve PKK arasında çatışmalar başlamıştır.


KUM (Kürdistan Ulusal Meclisi)
PKK terör örgütü 1991 yılında gerçekleştirdiği 4.Kongrede aldığı kararla yoğunlaştırdığı siyasi atağını devam ettirmek, diğer Kürt gruplarını ve Kürt oluşumları yanına çekmek amacıyla 1993 yılı Mart-Haziran ayları arasında Zeli Kampında Türkiye'nin değişik bölgelerinden şahısları Ulusal Meclis Üyesi sıfatıyla toplayarak KUM (Kürdistan Ulusal Meclisi)'ni gerçekleştirmiştir. Topladığı şahısları örgüt ideolojisi çerçevesinde 7 ay siyasi eğitimden geçirmiştir. PKK tarafından düzenlenen KUM'a 400 kişinin katılmasını beklenirken 130 kişinin katılması sebebi ile toplantı istenen düzeyde olmamıştır.

Toplantıda terörist başı A.ÖCALAN'ın talimatıyla İslami yönü ağır basan kesimi PKK saflarında örgütlemek ve kamuoyuna imaj değişikliği mesajını vermek amacıyla Abdurrahman DÜRRE ve arkadaşlarınca Kürdistan İmamlar Birliği, Kürdistan Mollalar Birliği ve Kürdistan Dindarlar Birliği lağvedilerek yerine KİH (Kürdistan İslami Hareketi) oluşturma kararı alınmıştır.

1992 yılından itibaren güvenlik güçlerince gerçekleştirilen yoğun yurtiçi ve sınır ötesi operasyonlar sonucu örgüt önemli zayiatlar vermiştir.

Örgüt elebaşı A.ÖCALAN bu gerilemeyi telafi etmek, militanlarına moral vermek amacıyla 1993 yılı başlarında tek taraflı ateşkes ilan etmiştir.

24.05.1993 tarihinde Bingöl-Elazığ karayolunun kesilerek 33 askerimizin şehit edilmesi eylemiyle sözde ateşkes süreci sona ermiştir.
SKP (Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosu)

1995 yılı başlarında Avrupa'daki Kürtçü dernek ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla sözde SKP (Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosu) oluşturma çabalarına başlanmıştır. Bu çalışmalara, dokunulmazlıkları kaldırılan ve bu sebeple yurtdışına kaçan bir kısım DEP Milletvekilleri de katılmışlardır.

12.04.1995 tarihinde Hollanda'nın Lahey şehrinde sözde SKP açılmış ve başkanlığına DEP eski genel başkanı Yaşar KAYA getirilmiştir. Sözde SKP (Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosu) değişik tarihlerde ve Avrupa'nın değişik şehirlerinde günümüze kadar (7) toplantı gerçekleştirmiştir
Yasadışı PKK terör örgütünün güdümü altında olduğu bilinen bu sözde parlamentoda yine PKK örgütünün yan kuruluşları olan Kürdistan Aleviler Birliği, Yezidiler Birliği, Asuri Federasyonu, Kürdistan İslam Hareketi, Kürdistan Aydınlar Birliği, ERNK ve kapatılan DEP temsil edilmektedir.

Türkiye'nin diplomatik girişimlerine rağmen sözde Kürt Parlamentosu 7.Toplantısını 29-30.09.1998 tarihinde İtalya'da gerçekleştirmiştir. Bu toplantıya yasadışı örgütün eli kanlı militanlarının da katıldığı görülmektedir. Buna çarpıcı bir örnek olarak Şanlıurfa bölgesinde daha önce silahlı faaliyet gösteren örgüt militanı Abdurrahman ÇADIRCI'nın sözde parlamentoda görev alması verilebilir.

Aynı dönem içerisinde terör örgütünün siyasal kanadı olan ERNK tarafından Avrupa'da siyasallaşma çalışmaları hızlandırılmıştır. Bu çerçevede 1 Eylül Dünya Barış Gününü de provake etmeyi planlayan örgüt, "Musa ANTER Barış Treni" adı altında bir etkinlik düzenlemiş, ancak gayesine ulaşamamıştır.

1998 yılında güvenlik güçlerince yapılan yoğun operasyonlar örgütü önemli ölçüde yıpratmış, militanlar arasında huzursuzluklar had safhaya ulaşmıştır. Örgüt bu olumsuzluklardan kurtulmak, uluslararası kamuoyunda özgürlük mücadelesi verdiği imajını oluşturmak amacıyla 1991 yılından itibaren başlattığı faaliyetini siyasi alana çekme girişimlerini hızlandırma çabası içine girmiştir.

17 Eylül 1998 günü ABD'de KDP ve KYB liderlerinin bir araya gelmeleriyle imzalanan Washington anlaşması ile ilgili olarak terörist başı Abdullah ÖCALAN MED TV'de yapmış olduğu açıklamalarda bölgede Kürt gruplarının bir araya gelerek anlaşma zemini bulabilmelerinin PKK açısından olumlu bulunduğunu, PKK terör örgütünün bu anlaşmanın karşısında olmadığını, ancak kurulabilecek bir yapının Kürt halkını temsil eden bütün grupların bir araya gelmesiyle oluşturulması gerektiğini, bu çerçevede PKK'nın da bu oluşumun içinde olması gerektiğini belirtmiştir.

1998 yılı içerisinde bölücü örgüt tarafından yine 1 Eylül Dünya Barış Günü provake edilmek istenmiş, İstanbul'dan Diyarbakır'a "Barış Otobüsü" düzenleme girişiminde bulunulmuş, ancak bu faaliyetin PKK terör örgütü tarafından düzenlenmesi nedeniyle kamuoyunda meydana gelen tepkiler sonucu bu faaliyet gerçekleşememiştir.

15 yılı aşkın bir süreden beri Türkiye'ye yönelik acımasızca eylemler gerçekleştiren terör örgütünün lideri, bu süre zarfında Suriye'de bulunmaktaydı. Siyasi ve askeri makamların kararlı tutumlarıyla ve izlenilen politikalarla, yasadışı örgütün lideri Abdullah ÖCALAN, 9.10.1998 tarihinde Suriye'yi terk etmek zorunda kalmış, 12.11.1998 tarihinde Abdullah SARIKURT (02.05.1951 Copler doğumlu) adına düzenlenmiş sahte pasaportla Rusya/Moskova'dan İtalya/Roma havaalanına giriş yaptığı anda İtalyan polisince gözaltına alınmıştır.

Terörist başının İtalya'da yakalanması üzerine, Türkiye'nin iade taleplerine ve bu konuda yapılan siyasi girişimlere İtalyan hükümeti olumlu cevap vermemiştir. Roma'da gözaltında bulunan A. ÖCALAN Roma İstinad Mahkemesince 20.11.1998 tarihinde İtalyan hükümetinin kendisine tahsis etmiş olduğu evde geçici olarak gözaltında bulundurulmak şartıyla serbest bırakılmıştır.

Terörist başı Abdullah ÖCALAN 14 Kasım günü İtalya'dan iltica talebinde bulunmuş ve bu iltica talebi İçişleri Bakanlığı komisyonuna havale edilmiştir.

İtalya'nın, Türkiye'nin iade talebini ilk mahkemede reddetmesi üzerine, Türkiye tarafından bir üst mahkemeye itirazda bulunulmuştur.

ÖCALAN, Yunanistan'lı bazı yetkililerin sağladığı "LAZAROS MAVROS" adına düzenlenmiş sahte pasaportla yakalanmıştır.



Terörist başı Abdullah ÖCALAN İtalya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden beklediği desteği bulamamış ve bunun üzerine 16.01.1999 günü İtalya'dan da ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu gelişmeyi takip eden günlerde adı geçenin Almanya,Danimarka,Hollanda, Belçika ve Yunanistan gibi Avrupa ülkelerine ikamet veya sığınma amaçlı girişimleri olmuşsa da, bu konuda hiç bir ülkeden olumlu bir cevap alamamıştır. Ayrıca, Yunanistan'ın Abdullah ÖCALAN'a siyasi statü verilmesi amacıyla Avrupa Parlamentosuna başvuru da reddedilmiştir. Terörist başı A.


PKK'nın Yabancı Ülkelerdeki Faaliyetleri

Almanya

Almanya'da yaşayan Türk nüfusun yoğunluğu terör örgütü PKK için Avrupa alanındaki faaliyetlerinin organizesinde bu ülkeyi önemli bir merkez ve üslenme alanı olarak görmesine sebep olmaktadır.

1993 yılında PKK terör örgütünün Almanya'da resmen yasaklanmasına rağmen faaliyetler, paravan isimlerle kurulan 33 dernekle yürütülmeye çalışılmaktadır.



PKK'nın cephe faaliyetlerini yürütmek üzere bu ülkede kurulan ERNK ile bu paraleldeki diğer dernek ve kuruluşlarca Türk işçileri arasında PKK'ya eleman kazandırmak amacıyla propaganda faaliyetleri sürdürülmektedir. Terör örgütü PKK'nın son zamanlarda içine düştüğü eleman sıkıntısı sebebiyle bu ülkedeki sempatizan konumundaki kişileri legal görünümlü organizasyonlar bünyesinde seminer ve toplantılarla siyasi eğitime tabi tutarak önce Ortadoğu'ya sonra da Türkiye'ye göndermektedir.

Ayrıca yine aynı amaca yönelik olarak mülteci ve kaçak statüsünde bulunan oturma izni olmayan kişileri bu ülkede aktif örgütsel faaliyetlerde bulunmaya zorlamaktadır. Çeşitli vesilelerle organize edilen geceler, açılan yardım kampanyaları yayımlanan gazete ve dergilerin zorla satılması ile örgüt adına zorla para toplama faaliyetlerinden elde edilen gelirler örgütün finans kaynaklarını oluşturmaktadır. Bu yollarla elde edilen gelirin yıllık 150 milyon Mark civarında olduğu değerlendirilmektedir.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi

Yunanistan, Türkiye'de işlemiş oldukları terör suçları nedeniyle adli takip ve soruşturmadan kaçarak ülkelerine sığınan teröristlere siyasi sığınma, kamp ortamı sağlama, silahlı eğitim, sağlık hizmeti verme ve barınma imkanı gibi kolaylıklar sağlamaktadır.

PKK terör örgütü Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesiminde rahatça faaliyet gösterebilmektedir. Elde edilen bilgiler ve yakalanan PKK militanlarının ifadelerinden; özellikle 1994 yılından itibaren Ülkemizden ve Avrupa'dan çeşitli yollarla Yunanistan'a gönderilen PKK militanlarının, bu ülkede örgüte ait mevcut kamplarda patlayıcı madde eğitimine tabii tutuldukları ve bu eğitimi tamamlayan militanların görevlendirildikleri metropol iller ve turistik bölgelerde bombalı saldırılar yapmak üzere Türkiye'ye giriş yaptıkları anlaşılmaktadır.

PKK, Yunanistan'dan ülkemize dönük faaliyetlerin bir kısmını Atina ve İstanköy'de bulunan ERNK temsilciliği ve Kürdistan Komitesi gibi kuruluşlarca organize etmektedir.

Yunanistan'ın özellikle Avrupa kamuoyunu etkilemeye yönelik Türk turizmini baltalama amaçlı yoğun gayretleri ile ülkesindeki parlamenter, asker ve diğer resmi kişilerin himayelerinde oluşturulan kamplarda turistik yörelerimize yönelik bombalama ve sabotaj eğitimlerinin verilmesi yasadışı örgüt ile Yunanistan'ın hangi müştereklerde birleştiklerini göstermektedir.



Güney Kıbrıs Rum kesimi PKK terör örgütü mensuplarının Avrupa ülkelerinde Suriye, İran ve Irak'a geçişlerindeki uğrak yeri olup, örgüt mensuplarına her türlü kolaylığı göstermektedir. Bekaa vadisinde Abdullah ÖCALAN'la görüşen Rum milli muhafız ordusunun emekli komutanının "Kürdistanın kurtuluşu Kıbrıs'ın kurtuluşu demektir" şeklindeki ifadesi herşeyi açıkça ortaya koymaktadır.Yunanlı subaylar terör örgütü PKK kamplarında teröristlere eğitim vermişlerdir.

Sonuç olarak Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesiminin PKK terör örgütüne vermiş oldukları destek, devlet düzeyinde yürütülmektedir. Bu ülkelerin bakanları, milletvekilleri, çeşitli kademelerdeki askeri ve sivil bürokratları, gazetecileri ve diğer kesimlerince PKK terör örgütüne yoğun bir destek verilmektedir. Yani kısaca Yunanistan ülkemize karşı ilan edilmemiş bir savaş kampanyası sürdürmektedir.

Romanya

Terör örgütü PKK Romanya'yı ticari faaliyetleri için bir üs olarak kullanta ve bu ülkedeki faaliyetlerini Kürt iş adamları Derneği ile Mezopotamya'nın sesi ismiyle çıkardıkları dergi çevresinde sürdürmektedirler.

Türkiye'de metropollere ve turistik alanlara yönelik gerçekleştirilecek eylemlerin bu ülkede planlandığı, koordine edildiği ve patlayıcı maddelerin buradan temin edildiği bilinmektedir.

Bu ülkede PKK adına eğitim gören ve belirli seviyeye gelen örgüt mensupları, Yunanistan'a gönderilmekte, burada askeri ve siyasi eğitimlerini tamamladıktan sonra bombalı eylemlerde bulunmak üzere ülkemize giriş yapmaktadırlar.

Hollanda

PKK terör örgütü faaliyetlerini siyasi alanda sürdürmek amacıyla 12 Nisan 1995 günü Hollanda'nın Lahey şehrinde yaptığı toplantıda sözde sürgünde Kürt Parlamentosunu kurmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yoğun olarak yaşadığı Amsterdam, Rotterdam, Lahey, Arnheim ve Deventer gibi şehirlerde örgüt mensuplarının bu insanlardan zorla para topladığı, bazı işyeri sahiplerini tehditle aylığa bağladığı, para vermeyenlere sürekli olarak baskı yaptığı bilinmektedir. PKK terör örgütü bu ülkedeki faaliyetlerini halen bir çok dernekle sürdürmektedir.

Suriye

Terör örgütü PKK'ya destek veren ülkelerin başında Suriye yer almaktadır. Suriye PKK terörünü su ve Hatay sorunu ile irtibatlandırmakta ve bunu bir koz olarak elinde tutmak istemektedir.

Kürt asıllı Suriye vatandaşları arasında PKK örgütlenmesinin bütün hızıyla devam ettiği, örgütün lider konumundaki militanlarının büyük bir kısmının bu ülke orijinli olduğu bilinmektedir.

15 yılı aşkın bir süreden beri Türkiye'ye yönelik acımasızca eylemler gerçekleştiren terör örgütünün lideri, bu süre zarfında Suriye'de bulunmaktaydı. Siyasi ve askeri makamların kararlı tutumlarıyla ve izlenilen baskı politikalarıyla, yasadışı örgütün lideri 09.10.1998 tarihinde Suriye'yi terk ederek Moskova'ya kaçmak zorunda bırakılmıştır.

Irak-Kuzey Irak

1990 yılında ortaya çıkan Körfez krizinden sonra oluşturulan 36. paralelin Kuzeyindeki tampon bölgede söz sahibi olan Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB)'nin yanısıra PKK da bu bölgede üs ve faaliyet alanları oluşturmuş, otorite boşluğunun ortaya çıkması ile birlikte PKK tamamen bu bölgeye yerleşmiştir.

Kuzey Irak'taki fiili durumun, PKK'nın faaliyetlerine önemli katkılar sunduğu bilinmektedir. Uzun bir süre Kuzey Irak'ı salt bir cephe gerisi olarak kullanmaya çalışan PKK, Körfez Krizi'nin akabinde, bölgenin kuzeyini bir hakimiyet sahası olarak kullanma yoluna gitmiştir. PKK bölgede etkili bir güç olmanın, uluslararası camia nezdinde Kürt sorununda taraf olmak gibi bir avantaj sağlayacağını hesap etmektedir.

PKK'nın yakın dönemde sözde Sürgünde Kürt Parlamentosunu Kuzey Irak'ta üslendirmeyi hedeflediği, daha ileri giderek KYB ve KDP ile birlikte kendisinin de içerisinde yer alacağı Ulusal Kongreyi toplamayı hedeflemektedir, bu amaçla da Ulusal Kongre faaliyetlerinde başarı sağlanması için mevcut örgüt ve aşiretler ile ilişkilere önem vermektedir.

İran

Güvenlik kuvvetlerince ele geçirilen veya kendiliğinden teslim olan örgüt mensuplarının ifadelerinden; örgüt mensuplarının İran topraklarını barınma ve eğitim alanı olarak kullandığı ve özellikle Türkiye-İran ortak sınırına mücavir alanlarda örgütün kamplarının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca terör örgütü mensuplarının İran resmi makamları ile ilişki arayışı içerisinde olduğu, ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmatın bir kısmını bu alandan sağladığı ve Türkiye-İran-Irak'a illegal geçişler için İran sahasının kullanıldığı, sınıra yakın yerlerde kümeleşen örgüt militanlarının ortak sınırı illegal yollardan geçerek güvenlik kuvvetlerine ve bölge halkına yönelik eylemler gerçekleştirdikten sonra tekrar karşı tarafa geçtikleri bilinmektedir.

Bulgaristan

Bulgaristan'da, rejim değişikliğinden sonra bozulan genel denetim ve güvenlik koşulları ülkede uyuşturucu, silah kaçakçılığı, sahtekarlık gibi alanlarda şebeke faaliyetlerine müsait bir ortam yaratmış ve PKK'nın veya bu örgüte yardımcı kişilerin Bulgaristan'da uygun yerleşme ortamı bulmalarına fırsat sağlamıştır. Bu sayede örgüt Avrupa ile Türkiye arasındaki bu tür faaliyetlerinde Bulgaristan'ı transit geçiş için kullanmaktadır.

İtalya
İtalya'da son zamanlarda faaliyetlerini sıklaştıran PKK terör örgütüyle mücadelede İtalyan Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin taviz verilmeyeceğini bildirmelerine rağmen, sözde SKP'nin 7. Toplantısını 29-30.09.1998 tarihleri arasında meclis salonunda düzenlenmesine izin vermesi büyük bir skandal olmuştur.İtalya, Ortadoğuda üretilen eroinin hem tüketicisi, hem de komşu ülkelere taşınmasında İtalya, transit yol konumundadır. Bu ülkede PKK'nın en verimli finansman kaynağının uyuşturucu kaçakçılığı olduğunu, arkasından da İşçi simsarlığının geldiği bilinmektedir. Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosu üyeleri, terörist başı A. ÖCALAN'ın İtalya'da yakalanmasının ardından söz konusu terörist başına destek olmak amacıyla İtalya Parlamentosu önünde düzenledikleri destek gösterisinde.
PKK terör örgütünün İtalya'da, Kürdistan Kültür Derneği, Kürdistan Enformasyon Bürosu, ERNK Bürosu-Roma, Kürt Dostluk Derneği ve benzeri kuruluşlar adı altında faaliyetlerini yürüttüğü bilinmektedir.


Rusya

Rusya Federasyonunda faaliyet gösteren örgütlerin başında Kürdistan Ulusal kurtuluş Cephesi (ERNK), Uluslararası Kürt Kültür Merkezi, Kürt-Rus Dostluk Derneği ve BDT Kürtleri derneği gelmektedir.

PKK terör örgütü gerek Rusya'da gerekse diğer cumhuriyetlerde bulunan Kürt potansiyeli kendi tarafına çekmek, olaya uluslar arası boyut kazandırmak, bu ülke vatandaşı olan Kürtleri silahlı faaliyetlerde kullanmak ve silah, uyuşturucu kaçakçılığında işbirliği yapmak amacıyla buralara açılma hamlesi yapmış, bilahare Rusya'nın da katılımıyla uluslararası konferans düzenleme imkanı dahi bulmuştur.

Bunun bir örneği de, PKK terör örgütünün bir organı olan Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosunun Moskova parlamento binasında 30 Ekim 1995'de başlayan ve (3) gün devam eden toplantıdır.

İngiltere

İngiltere PKK'yı bir terör örgütü olarak görmekte, ancak, bu ülkede terör örgütü PKK adına faaliyet göstere kuruluşlar rahatça örgütlenebilmektedir. Özellikle, Kürdistan İnsan Hakları Projesi, Kürdistan Enformasyon Merkezi ve Kürdistan Workers Association isimli kuruluşlar vasıtasıyla örgüt faaliyetlerini rahatlıkla yürütmektedir.

PKK terör örgütü İngiltere'de bir çok dernek ve kuruluşlarla kamuoyunu yanlış bilgilendirmekte, bu yanlış yönlendirme sonucu İngiltere kamuoyunda, Türkiye'de insan hakları uygulamasında Kürt kökenli vatandaşlara farklı davranıldığı düşünceleri hasıl olmaktadır.

Fransa

PKK için Fransa, Avrupa alanındaki faaliyetlerin organizesinde önemli bir merkez olarak görülmekte ve faaliyetler bu doğrultuda sürdürülmektedir.

Terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı olarak faaliyet yürüten ERNK ile kendi paralelindeki diğer dernek ve kuruluşlarca PKK'ya, bu ülkede çalışan Türk işçileri arasından eleman kazanmak amaçlanmakta, düzenlenen çeşitli geceler ve açılan yardım kampanyaları ile örgütün dergi ve gazetelerinden elde edilen gelirler aktarılmaktadır.

Avusturya

Avusturya, PKK ve paravan kuruluşlarına karşı müsamahakar tutumuyla dikkati çeken bir ülkedir.

PKK doğrultusunda faaliyetlerde bulunan ERNK bürosu, Kürt Kızılayı gibi kuruluş ve dernekleri vasıtasıyla, bu ülkede bulunan Türk vatandaşlarından zorla para toplama, Türkiye aleyhinde kamuoyu oluşturma amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleme ve bu ülkede bulunan Türk kuruluşlarına yönelik saldırı eylemlerinde bulunma faaliyetleri gerçekleştirmektedir. gerçekleştirmektedir.

İsviçre

Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi PKK'nın cephe örgütü ERNK başka isimler altında bu ülkede de faaliyet göstermektedir. Örgüt İsviçre'de yoğun bir şekilde propaganda faaliyetlerine ağırlık vermektedir. Bu amaçla çeşitli geceler, seminerler, konferanslar gibi faaliyetler düzenlemektedir.

İskandinav Ülkeleri

İsveç

İsveç hükümeti PKK'yı terör örgütü olarak tanımakla birlikte Avrupa'da pek çok ülke gibi Kürt dernekleri federasyonu şemsiyesi altında faaliyet gösteren paravan kuruluşlara müsamahakar davranmaktadır. Hükümet, PKK'yı açıkça kınamaktan çekinmekte, sadece başvurduğu şiddet eylemlerine karşı çıkmaktadır.

ERNK'nin İsveç'te Türk vatandaşlarından zorla para topladığı bilinmektedir. Aynı şekilde geçtiğimiz yıl Stockholm'un çeşitli bölgelerindeki Türk turizmini baltalamaya yönelik posterlerde de ERNK imzası yer almaktadır.

Örgüt doğrultusunda İsveç'te faaliyet gösteren yaklaşık 42 derneğin İsveç Kürt dernekleri federasyonu adı altında toplandığı bilinmektedir.

Danimarka

Danimarka kamuoyu, Kürt Konusuna bir azınlık ve insan hakları sorunu ve ülkesi olmayan bir toplumun bağımsızlık mücadelesi olarak anlayış ve sempati ile bakma eğilimindedir.

Halen PKK terör örgütünün geçmiş yıllarda olduğu gibi bu ülkede de çeşitli kültürel adlar altında açmış olduğu derneklerin faaliyetlerine devam etmelerinin, bunların yanında 1995 yılında faaliyete başlayan ERNK bürosunun Hükümet izniyle resmi olarak açılmasının ve Adalet Bakanının ERNK bürosunun herhangi bir suç işlemediği taktirde faaliyetlerine engelleme getiremeyeceklerini belirtmesinin dikkat çekici olduğu değerlendirilmektedir.

Norveç

Avrupa'da Türklerin yoğun olarak yaşadıkları merkezlerdeki kadar büyük boyutlarda olmasa bile, Norveç'te de PKK mensupları örgütleri adına açık veya örtülü tehdit yoluyla para toplamaktadır. Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, PKK şiddet kullanımı, aşırı gösteriler, uyuşturucu ticareti, işçi simsarlığı türünden faaliyetlerini bu ülkede de sürdürmekte, PKK'nın paravan kuruluşları mevcudiyetlerini korumaktadırlar.

Tüm bu gelişmelere rağmen Norveç makamları maalesef 1999 yılı içinde bu ülkede ERNK'nin bir büro açmasına müsaade etmişlerdir.

Finlandiya

Özellikle Körfez savaşından sonra Finlandiya'nın gündemine "Kürt Meselesi" "Ezilmiş bir halkın mücadelesi" şeklinde girmiş bulunmaktadır. Bu görüş üzerinde diğer Nordik ülkeleri parlamentolarının benzer görüşlerinin de etkisi olmuştur. Helsinki'de halen Fin-Kürt dostluk derneği ve Kürt Enformasyon merkezi isimleri ile aynı çatı altındaki PKK uzantısı ve yandaşı kuruluşlar faaliyet göstermektedir.

Diğer Ülkeler (ABD-İspanya-İrlanda)

ABD'de bulunan Türkiye aleyhtarı Ermeni ve Yunan lobilerinin yanında, bizzat terör örgütü PKK tarafından ABD ile ilişkileri geliştirmek ve Türkiye aleyhtarı faaliyetlere ivme kazandırmak amacıyla 1995 yılında GANİ GULUM (Kod adı) Namet GÜNDÜZ başkanlığında American Kurdısh Informatıon Network-AKIN (Amerikan Kürt Enformasyon Şebekesi) isimli dernek açılmıştır.

Bunun yanında, 1996 yılında Kürt Milliyetçisi Dr.Necmettin KERİM liderliğinde Washington'da "Kürt Enstitüsünü" kurulmuştur.

Terör örgütü PKK'nın İspanya'da iktidar ve muhalefet millet vekillerinin yanısıra bazı kuruluşlarla da irtibat halinde olduğu, Kürt Enformasyon ve İşbirliği Merkezinin açılışı sırasında görülmüştür.

PKK terör örgütü İrlanda'da sosyalist çevrelerle işbirliği yaparak sözde Türklerin Kürtlere katliam yaptığı imajını sergileyerek, İrlanda'dan Türkiye'ye bazı sendika ve dernek yetkililerini göndermişlerdir.

PKK'nın İrlanda-Dublinde Kürdistan Enformasyon Merkezinin bulunduğu bilinmektedir.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Vuslatim
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 02, 2004
İletiler: 3121
Şehir: Turan/Almanya

İletiTarih: Cmt Ekm 22, 2005 5:17 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Kaynak; Ulkucu.org



Almanya'da bir PKK elebaşı tutuklandı

Almanya'nın Darmstadt kentinde, terör örgütü PKK'nın bir elebaşı tutuklandı.
Karlsruhe kentindeki Federal Başsavcılığın açıklamasında kimliği Halil D. (36) olarak verilen kişinin, ''Sefkan'' kod adıyla 2000 yılının Ocak ayından bu yana örgütün mali işlerini yürüttüğü belirtildi.
Halil D'nin, hakkında 20 Eylül'de çıkarılan tutuklama emri uyarınca yakalandığı kaydedilen açıklamada, söz konusu kişinin örgüt adına topladığı paranın teröristlerin donanımı ve örgüt yapısı için büyük öneme sahip olduğu ifade edildi.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
uchilal_19
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Oct 15, 2005
İletiler: 217
Şehir: TÜRKİYE CUMHURİYETİ-İZMİR

İletiTarih: Cmt Ekm 22, 2005 6:24 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

18 Nisan 2005

PKK ALMANYA’DA HARAÇ TOPLUYOR


Yıllardır Almanya’da yaşayan duyarlı ve bilinçli bir Türk vatandaşı, hem de Kürt kökenli sözde değil özde bir Türk vatandaşı olarak terör örgütünün Almanya’daki faaliyetleri hakkında topladığım bilgileri siz ve değerli okuyucularınızla paylaşmak istedim.

Alman basınında PKK’nın Almanya’da yaşayan Kürtlerden haraç toplama faaliyetlerini yoğunlaştırdığı konusunda haberler çıkıyor. Finansman sıkıntısını aşmak için şimdi de haraç toplama yoluna başvuran PKK, özellikle Avrupa Birliği’nin terör örgütleri listesine alınması sonrasında güç duruma düşmüştür.

Alman Frankfurter Allgemeine Gazetesinin 8 Nisan 2005 tarihli haberine göre, Almanya’daki PKK terör örgütünün bazı kişileri tehdit ettikleri, adam dövdükleri ve haraç topladıkları belirtti. Yine aynı habere göre, bu şekilde toplanan paranın bir kısmının Almanya’daki örgüt faaliyetlerine ayrıldığına, büyük bölümünün ise Irak’taki örgüt kamplarına gönderildiğine dikkat çekildi. Ayrıca; bağış ve vergi adı altında toplanan bu paralar örgüt liderleri olduğunu iddia eden teröristlerin lüks yaşamı ve zenginleşmesi için de kullanıldığı iddia ediliyor. Haraç faaliyetini polise bildirenler veya haraç vermeyi kabul etmeyenler teröristler tarafından suçlu ilan edilerek, ölümle tehdit ediliyor.

Frankfurter Rundschau Gazetesinde 8 Nisan 2005 tarihinde yayınlanan haber, son günlerde PKK terör örgütün şiddetten vazgeçtiği, barış ve demokrasiden yana olduğuna dair açıklamalarının bir taktik olduğuna değindi. Habere göre, PKK’nın Avrupa ve bölge ülkeleri için tehdit oluşturmaya devam ettiği konusunda vatandaşları uyardı. 5 binin üzerindeki silahlı örgüt kadrolarının Irak’ı üs haline getirdiğini belirtti.

İşte böyle... PKK şiddet kullanmamaya karar verdiğini bildirdi fakat para toplamak için tehdit, şantaj, adam kaçırma, yaralama ve hatta öldürmenin de yer aldığı bir sistemi sürdürüyor. İnsanları ölümle tehdit ederek ve onlara işkence yaparak bağış topluyor. Bu tür davranışlara ve şantajlara boyun eğmeyelim karşı hep birlikte mücadele edelim. Sizi teröre ve teröristlere karşı mücadeleye davet ediyorum. Bu tür baskılara ve şantajlara boyun eğmeyelim, kanunsuz baskıları polise bildirelim, alın terimizi ve göz nurumuzu bu teröristlere kaptırmayalım.

verilen bilginin menşei: http://www.pkkgercegi.net/2005_04_18_S.htm

türkiyede olduğu gibi almanyadada faaliyet gösteren avrupanın birçok ülkesindeki vatandaşlarımızı,soydaşlarımızı tehdit yoluyla para toplayan pkk liderleri lüks içinde sefahat hayatı yaşıyorlar....

bir yandan türkiyedeki teröristlerini(kendi teröristlerini)sömürüp kandırıyorlar,bir yandan da albayraklı şehit cenazelerinin artması için mali destek topluyorlar....

pkk yı daha çok yayılmadan ezmek gerek avrupadaki vatandaşlarımızı da özveriye davet etmek istiyorum ama onlardada bir çaresizlik ve unutulmuşluk var....
korumasız kaldılar avrupada kim onları koruyacak elin almanı mı...yoksa basiretsiz hükümet mi.....
ALLAH YARDIMCILARI OLSUN....
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
BOZKURT_POMAK
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Aug 23, 2005
İletiler: 111
Şehir: TÜRKİYE-BULGARİSTAN

İletiTarih: Cmt Ekm 22, 2005 2:17 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Allah razi olsun senden ulkudasim yaptigin calismalar icin.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder MSNM
uchilal_19
Amatör Üye
Amatör Üye



Kayıt: Oct 15, 2005
İletiler: 217
Şehir: TÜRKİYE CUMHURİYETİ-İZMİR

İletiTarih: Cmt Ekm 22, 2005 4:06 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

[quote="BOZKURT_POMAK"]Allah razi olsun senden ulkudasim yaptigin calismalar icin.[/quote]

estağfurullah kardaşım cümlemizden......
yararlı olabildikse ne mutlu bizlere....
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 3. sayfa (Toplam 3 sayfa)

Sayfa: « Önceki  1, 2, 3  


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizisilemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB

alt1
1998-2007 Bozkurt NET
alt1
1998-2010 BOZKURT NET
--------------------------------------
Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
alt1