Bozkurt NET{ Bozkurt NET
  Tıklayın kayıtlı kullanıcı olun
Ana sayfa ::Hasabınız :: Forumlar :: Makaleler :: İndir :: İletişim :: KURALLAR
alt1 alt1 alt1
alt1 alt1
alt1
Atatürk
Başbug
Atsız´ın Mektupları
Bozkurt
Tarihte Türkler
Osmanlı Sultanları
3 Mayis
Türk İslam Ülküsü
Ülkücü Hareket
İslam
Türk Büyükleri
12 Eylül
Dokuz Işık
Kızıl Elma
Doğu Türkistan
Türk Dünyası
Şiirler ve Marşlar
Ülkücü Şehitler
Ülkücüye Mektuplar
Sorular ve Cevaplar
Komünizm
Videolar
Müzikler
Postakartı

alt1 alt1
alt1
 Haber :
 Haber Ekle
 Haber Arşivi
 Arama
 Konular
 Baskıya hazırla
 Üyeler :
 Hesabınız
 Günlük
 Üye Listesi
 Özel İletiler
 ICQ Servisi
 Servisler :
 Kur'an-ı Kerim Meali
 Resim Galerisi
 E-Kart
 Dosyalar
 Müzikli Postakartı
 Cep Melodileri
 İletişim :
 Forumlar
 Bozkurtlar 100
 Bize Ulaşın
 Bizi Önerin
 Dökümantasyon :
 Makaleler
 Fikir ve Tarih Dünyası
 Kısa Nükteler
 Şairler ve Şiirler
 İzlenimler
 Ansiklopedi
 Dosyalar
 Dosya Ekle
 Popüler
 İlk 10
 Bağlantılar
 

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1
AB'YE HAYIR

alt1 alt1
alt1
Makaleler
·Meluncanlar ve Biz
·Türk Tarihi ve Türk Adı
·Amerikan Genç Hristiyanlar Cemiyeti (Y.M.C.A.) ve Amerikan Kolejleri
·SEVR YASALARI MECLİS’TEN GEÇİRİLEREK TÜRKİYE YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞINA BAŞLAMAK MECBURİYETİNDE BIRAKILDI!
·ABD, Alenî Bir Düşman Haline Gelmiştir!
·Dedelerimiz Oğuzlar Çıkmış Yola Aral Kıyısından
·Avrupa Birliğine neden hayır.. Jeopolitik Yaklaşım
·Noel Üzerine
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -1-
·Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -2-
·Kıbrıs'ın Türkiyesiz AB üyeliği mümkün mü?
·Avrupa Birliği ve Kıbrıs Konusu
·Internet mi, İnternet mi?
·DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK (Gaspıralı ve Türkistan)
·İSMAİL GASPIRALI'NIN FİKİRLERİ
·Türkler ve İslamiyet
·Alparslan Türkeş'in Din Anlayışı ve İslama Bakışı
·Gök Tanrı
·Şamanizm Meselesi
·Ruhban Okulu neden açılmamalı?
·Ruhban Okulu
·Çanakkale Savaşları
·Türk Kültüründe Nevruz ve Milli Birlik-Beraberlik
· Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ve Yeni Rusya Çeçen Mücadelesi
·Türkçenin Anadil Olarak Dünyadaki Yeri
·Masonların Kirli İşleri
·Gümrük birliği mi; sömürge antlaşması mı?
·17 Ağustos 1999 Depremi ve gizlenen gerçekler

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1
Bozkurt NET :: Başlığı Görüntüle - 9 IŞIĞIN REHBERİNDE NASIL BİR EKONOMİK MODEL?
  Link 1Ana sayfa | Link 2
Arama       


Bozkurt NET
Bozkurtların Yuvası
 

Forumlar Gruplar Gruplar Hesap Aç Oturum Aç  

Sayfa: « Önceki  1, 2  

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 2. sayfa (Toplam 2 sayfa)
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar İleti
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Pzr Şub 17, 2008 1:59 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Serbest piyasa ekonomisi adı verilen belayı başımıza musallat eden Özal ile birlikte ekonomimiz çökmeye başlamıştır.
Bu model değiştirilmediği sürece ülkenin iktisaden kurtulması mümkün değildir.İktisaden batık bir ülkenin bağımsızlığının da olamıyacağını Büyük Atatürk çok doğru bir şekilde tesbit etmiştir.
Bugün geldiğimiz noktada;artan dış borçlarımız,ithalat ile ihracat arasında sürekli aleyhimize artan cari açık nedeniyle ekndi başımıza hiçbir karar alamaz,uygulayamaz bir hale geldik.Benim Genelkurmayım,3-5 bölücüye vurabilmek için abd lere kadar giderek izin istiyor.Böyle bir devletin bağımsızlığından söz edilemez.Hiçbir bağımsız ülke,kendisine kast ederek saldıran bir gurup ile boğuşmak ve gerektiğinde onu takip etmek için izin isteyemez.Hiçbir ülke,böyle hainleri ininde barındıran sözde devletlerle bu konuda görüş alışverişinde bulunup onları tanımak karşılığı pis pazarlıklar içerisine giremez.
Devletçilik den korkmayın!Bu komünistlik değildir.Bizim devletçilik anlayışımız;Atatürk ün uyguladığı ve 9 ışıkta çok açık yazıldığı şekilde;devletin tüm ekonomik faaliyetlerin içerisinde tüm varlığı ile katılımcı olmasıdır.Yoksa bizim anlayışımız mülkiyeti reddeden bir anlayış değildir.Özel sektör yine olacaktır.Bizim devletçiliğimizde devlet her işletmeyi kendisi yapacak değildir.Ancak fiat oyunlarına,borsa oyunlarına,stokçuluğa göz yummayan ve kuralları kendisi koyan bir devlet olacaktır.
Ahlakı,töresi darmadağın edilmiş,demokrasiyi kafasına göre yaşamak olarak kabul eden bir ülkede;ticari ahlak beklemek;aşırı kar hırsını yoketmek,fiatların serbest rekabet içerisnde oluşmasını beklemek aptallıktan başka bir şey değildir.
İslama göre yaşadıklarını söyleyen hacıefendiler,hocaefendiler;iş ticarete gelince islamda olmayacak kadar çirkin bir kar edinme hırsından vazgeçmemektedir.
Başınızı çevirin ve etrafınıza bakın.Bir fettoş okulunda okumanın fiatını zahmet olmazsa bir sorun ,bakalım kaçınız karşılayabilecek bu parayı?
Bugün serbest piyasa ekonomisi denilerek ülkeye giren sıcak para;yatırıma,yeni iş sahalarına yönelik değildir.Devlete ya yüksek oranda faizle para satmakta,ya da hazır yapılmış tesislere yok bahasına sahip olmaktadırlar.GÜN GELECEK BU TESİSLER DEVLETLEŞTİRİLECEKTİR.BUNU YAPMAK ZORUNDA KALACAĞIZ!
Bu günün ekonomik modeli ile kapütülasyonlar yeniden hortlamıştır.
O fakir ,mahvolmuş,ırz ve can güvenliği bile kalmamış,bir avuç Türk den ibaret bir millet ile; iSTİKLAL HARBİ yapılmış,Büyük Atatürk bugün hayal bile edilemeyen yüzde 9 kalkınmaları çok rahat yakalıyabilmiştir 15 yıl boyunca.
O fakir millet hem bu kalkınmayı yapmış,hem de düğunu umumiye borçlarını düzenli olarak kapatmıştır.
Atatürk zamanında sivil havacılıkta muazzam gelişmeler yapılmış,Türkiye 6 kişilik yolcu uçakları imal ederek avrupaya satar hale gelmiştir.
Bu fabrikalar menderes zamanında apar topar kapatılmıştır.
Biz milliyetçi hareket olarak,böyle soysuz bir vahşi serbest piyasa ekonomisinin ardında olamayız.
Bunu programlarımıza koyamayız.Derhal bu görüşten vazgeçilmek zorunluğu vardır.Milletin karşısına daha önce denenmiş ve başarılı olmuş devletçi politikalar ile çıkmak zorundayız.Bugün iş çevrelerinin desteğini alabilmek üzere chp nin bu ekeonomik programların arkasında olduğunu söylemesi,Atatürk ün partisine bir ihanettir!
Mhp derhal bir milli iktisat kongresi toplanmasını hayata geçirmelidir.
Bunun öncülüğünü yapmalıdır.Buradan çıkacak görüşler doğrultusunda,millet önüne bir ekonomik modelle gidilmelidir.
Bu kongreye,Boğaziçinin bilmemneyin sahtekar işbirlikçi profesörleri davet edilmemelidir.BİZİ KURTARACAK OLAN EKONOMİK MODEL;DEVLETÇİ BİR MODELDİR.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Sal Şub 19, 2008 9:25 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

tercümandan alıntıdır:
Alıntı:
AB uğruna bizi yakan ‘2 İ’


Birinci ‘İ’İhracat çöktü; % 4.3'te kaldı. Sanayicinin rekabet gücü bitti. Gıda ve tekstile darbe vuruldu İkinci ‘İ’ İthalat patladı; % 37 arttı. Üretim engellendi.iç piyasa darbe yedi. Baskıyla tarım, tekstil geriledi

DEVLET Planlama Teşkilatı (DPT) verilerine göre, Türkiye, 1 Ocak 1996 yılında Gümrük Birliği’ne girdikten sonra, toplam ithalatı yüzde 22.1, ihracatı ise yüzde 7.3 seviyesinde arttı. DPT’nin, TBMM AB Uyum Komisyonuna sunduğu “Türkiye-AT Gümrük Birliği” raporunda, Türkiye’nin 1995’den 2007’ye kadar olan dış ticaret gelişimi değerlendirildi. Buna göre, Türkiye’nin ithalatı, 1995’de 35 milyar 709 milyon dolar olarak gerçekleşirken, 1 Ocak 1996’da imzalanan Gümrük Birliği’nden sonra ithalat yüzde 22.1 artarak, 43 milyar 627 milyon dolara yükseldi.










Ülkede doğru dürüst iktisatçının olmadığı dönemlerde bile Atatürk denk bütçeden bahsetmiş ve bunu uygulatmıştır.
Bunu hala daha yapmamakta direniyoruz.İhracat miktarlarımız da sanaldır bugün.Dolar düşük olduğu için dışarıdan mal alıyoruz ve bunu dışarıya satıyoruz.Yani ürettiğimiz şeyleri satmak değil
Ürünlerimiz dışarı ile rekabet edecek güçte değil ve iç piyasaya dönük.
Neden?Çünü dahi!!!!!!sivriakıllı özal;sanayii ye üretime tesir edecek kalemleri zamlandırdı.Mazot,gübre,elektrik,doğal gazı;dışarısı ile kıyaslanmayacak derecede pahalı satıyoruz.Böyle bir üretimin maliyetinin yüksek olacağı ve dış pazarlarda rekabet edemiyeceği belli değil mi?
Kaç kere yazdık 83 de Mardin Çimento fabrikası Irak a çimentoyu tonu 30 dolardan satarken;yunanistan suriyeye kadar gemilerle taşımak ve oradan karayolu nakliyesi ile 15 dolara çimento teslim ediyordu.
Sen 600 liralık mazotu 2000 liradan satarsan,bu üretim dışarısı ile nasıl rekabet etsin?Önce bu sistemin bırakılması lazım.Devlet vergi ödemesi gerekenden vergi almayıp,kdv ile ve çok yüksek fiatla elektrik ve akaryakıt,doğalgaz satarak açığını vatandaştan kapatmaya çalışıyor.Halbuki işin esası ihracat ithalat farkını leh de çevirebilmektir.
Bunların fiatları düşürülmedikçe ne üretim artar,ne vergi alacak sanayici ve iş adamı kalır ortada,ne de dışarıya mal satacak adam kalır.
İşte özalın yaptığı iş budur.Türkiye bir açık pazar haline getirilmiştir.
Kaçakçılığı önlemek için,mal bulabilmek için yaptığını söyledi.Oysa yerli sanayie en büyük darbeyi vurdu.Devlet üretimin maliyetini belirleyen enerjiye zam koyarak vergi toplamak yöntemini bırakmalıdır.
Güya ekonomiye müdahale yok.Nasıl yok?Sen bana maliyetinin 6 katına akaryakıt satıyorsun da nasıl müdahale etmemiş oluyorsun?Bir bilen varsa bunu açıklasın.
İşte bunun için devletin tamamen olumlu müdahale içinde olduğu,girişimcileri yönlendiren,piyasayı oluşturan,özel sektörün çıkmazlarını aşarak onları üretime teşvik eden;DEVLETİN TÜM VARLIĞI İLE İÇİNDE OLDUĞU BİR EKONOMİK SİSTEM DİYORUZ.SEN EKONOMİK KARARLARI TÜSİAD I YÖNETEN BİR KAÇ HOLDİNGE BIRAKIRSAN İŞTE OLACAĞI BUDUR!
YABANCI SERMAYE GELSİN.AMA BORSAYA DEĞİL!FABRİKA YAPMAYA,ENERJİ TESİSLERİ KURMAYA,ALT YAPI YAPMAYA GELSİN!HAZIRA KONUP DEVLETİN,MİLLETİN VARLIKLARINA 3 KURUŞA EL KOYMAĞA,TOPRAĞINA ALMAYA DEĞİL!
ve artık lütfen denk bütçe yapmayı öğrenin!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Sal Şub 19, 2008 12:28 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

yeniçağ dan alıntı:
Alıntı:
Vatan, sana canım feda... Al sana cop!


Satış için tekliflerin verildiği gün TEKEL’in özelleştirilmesine karşı eylem yapan işçiler, polisten dayak yedi. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yanındaki Boncuk Sokakta toplanan eylemciler, “Vatan sana canım feda” sloganı atarken, polis önce tazyikli su sıktı, ardından biber gazı kullandı, bununla da yetimeyip copladı. Yaralanan bir işçi ambulansla hastaneye kaldırıldı.



Polis satışa direnen işçileri copladı
TEKEL’in özelleştirilmesine karşı eylem yapan gruba polis müdahale etti. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yanındaki Boncuk Sokakta toplanan eylemciler, polisin “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa aykırı hareket ederek suç işledikleri” yönünde ikazlarda bulunmasına rağmen “Vatan sana canım feda” şeklinde slogan attı. Eylemcilerin dağılmamaları üzerine, polis tazyikli su sıkıp, biber gazı atarak gruba müdahalede bulundu. Müdahale sırasında, fenalaşan bir eylemci ambulansla hastaneye gönderildi.



Ölümüne savunacağız
Tekgıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, TEKEL’in özelleştirilmesine karşı fabrikaları “ölümüne savunacaklarını ve teslim etmeyeceklerini” söyledi.




Böyle batırdılar!
Maliye Bakanı Unakıtan’ın uyguladığı politikaların kurumu batırdığı iddia edildi. Özelleştirmede dün son teklifleri alınan TEKEL’i önce Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, sonra da bakanlığının vergi düzenlemeleri vurdu. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, Unakıtan’ın karıştığı iddia edilen “sert paket makineleri alımı” usulsüzlüğü ve bu hükümet dönemindeki üç ayrı ÖTV uygulaması nedeniyle pazar payı, yüzde 68.6’dan yüzde 30.9’a kârı ise 309 milyon YTL’den 94 milyon YTL’ye düştü. Unakıtan ve ekibinin belirlediği Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) politikaları haksız rekabet yaratarak TEKEL ürünlerini vurdu.



İşte bir kurum nasıl batırılır bu yazıda güzel bir örneği var.Oyunlarla kurumun gelir ve pazar payı düşürülüyor,ondan sonra kar etmiyor diye sat gitsin.
Bu sadece bir nedeni.Arpalığa çeviriyor,kadro şişiriyor;krurumun parasına el koyarak yatırım yaptırmayıp,teknolojiyi geri bıraktırıyor.Yüksek faizlerle bankaların kucağına oturtup borçlandırıyor,kendi parası,kendi yağı ile kavrulmasına izin vermiyor.Abdüllatif şener,neden havuz sisteminin kaldırıldığını bize anlatsın.Bu işi iyi bilir.
Türlü oyunlarla devlet işletmeleri batırılıp ardından zarar ediyor diye satılıyor.Bu kurumlar işe yaramasa,hazır müşterisi olmasa;elin oğlu salak mı buna para bağlasın?
İşte telekom,işte demir çelik,işte kömür işletmeleri,işte pet kim!
iŞTE ÇİMENTO FABRİKALARI.İşte cumhuriyetin simgeleri şeker fabrikaları!
GÜNEYDOĞUDA BAYRAK İNDİRİP ÇİĞNEYEN DALLAMALARI SEYREDEN, ORTADAN ARAZİ OLAN POLİS;BU YANLIŞLIKLARI TEPKİ İLE KARŞILAYAN VE VATAN SANA CANIM FEDA DİYEN İŞÇİLERE SALDIRIYOR!
NE GÖREV ANLAYIŞI DEĞİL Mİ?ARTIK BU VATANI SAVUNMAK SUÇ OLDU.
TÜRK OLMAK KUSUR OLDU.AYAK BAŞ OLDU!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Pzr Mar 16, 2008 5:42 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bu yoksul millet;bu kadar büyük borçların,enflasyonların altına sırf bir kürt kalkışmasını önlemek için GAP projesine başlayarak girmiştir.
Benim iç Anadolumun;Karadeniz imin kesilen hakları ;sırf bunlar kalkışmasın diyerek buraya aktarılmıştır.Devlet trilyonlarını buralara aktarmıştır.Gap a yapılacak yatırımlar;sanayi e yönelseydi;bugün on tane gap yapacak bir potansiyele sahip olurduk.Ortada bu kadar da işsiz olmazdı!Bugün gap ı bitiremedik,Bitirmemiz de bu gidişle mümkün değil.Daha yapılacak bir sürü baraj,binlerce km sulama tesisi hala daha bekliyor.Borç batağındaki Türkiye artık buraya yatırım yapamaz halde.
Oysa gap bir bütün proje idi.Ve mutlaka toprak reformu ile birlikte yapılması gerekiyordu.Ama yapmadılar.Çünkü siyasi partilerin içine sızan ağalar bunu engellediler.Biz oranın halkına değil,ağalarına beylerine sahip çıktık.Onlar sayesinde devlete bağlayabileceğimizi düşündük.İşte sonuç ortada.
Şimdi siyasi paket ile birlikte ekonomik paket den bahsediliyor.Gene devletin kıt kaynakları,oralara sus payı olarak aktarılacak.Devlet ağaları yıkmalı idi.Bunu yapıp,o toprakları istimlak edip,kira ile vatandaşlarına dağıtsaydı;bunları düşük fazili kredi ile destekleseydi;kimse ne dağa çıkar,ne de böyle dengesiz göç ederdi.Devlet halkın gözünde kahraman olurdu.O lüzumsuz otoyollar,çifte yollar yapılıp binlerce hektar verimli tarım arazisi kaybedileceğine,o paralarla bu işler yapılırdı.
Dışarıdan alınan borçlar,ayni Osmanlı nın yaptığı gibi;saray yapımlarına bilmemnelere harcanıldı.Onlara gene hiç olmazsa kullandığımız demiryollarını yaptılar.Bunlar onu da yapmadı!
Bütün krediler destekler,teşvikler üç beş holdinge aktarıldı.
Türk milleti bir kaç holding için eşşekler gibi çalıştı.İşte öğündükleri Karadeniz sahil yolunun içler acısı hali ortalarda.Kısa vadede gelire dönüşecek şeyler yerine,yanlış yerlere yanlış yatırımlar yaptık.Bir sürü şeye başladık,doğru dürüst hiçbirini bitiremedik.Bugün elektirik üretimimizin %50 sinde fazlası,dışarı bağlı doğalgaz ile elde edilmektedir.
Ve sen kalkıyorsan el bilmemnesi ile gerdeğe girmişsin,elektriğin dışarıya bağlı,sanayii ülkesi olmaktan ve dışarı ile rekabetten bahsediyorsun.
Bunun olmayacağı belli iken ,bir de tarımı baltalıyor,felç ediyorsun.
Tütün bitti,pamuk bitti,fındık bitti,çay üreticisi perişan durumda.
Ne satacak bu ülke dışarıya?Yarın doğal gazı kestiler,bırak sanayii nin durmasın,evinde ,sokaklarında ampuller yanmaz!
Bu devletin bir de planlama teşkilatı var sözde.Neyi planlıyorlarsa.
Bugün bunları reddeden,ben değişik bir ekonomi izleyeceğim diyen bir siyasi parti var mı?Hiçbir siyasi partinin güneydoğu ve doğu ya yönelik bir reform paketi var mı?Hiç toprak reformunu ağzına alan bir siyasi parti var mı?Sen iktisaden bağımsız olmazsan,siyasal olarak nasıl bağımsız kalabilirsin?Bu imf ile ilişkileri kesip,defedeceğim diyen tek bir lider var mı?Biz bu manasız ,saçma sapan ekonomik model yüzünden insanları şehirlere göç ettirdik.İşsiz bıraktık.Şehirlerin alt yapıları yetmez oldu.
Bunlar için belediyeler dış kredilerle korkunç borçların altına girdi.
Yedi tepe İstanbul bir taraftan İzmit e,bir taraftan geliboluya ,bir taraftan karadenizde bilmem nereye dayandı.gene de alt yapı çözülemedi.
3-5 holding değil de,millet kredilendirilseydi de herkes yerinde otursa olmaz mıydı?Sanayii anadoluya YAYILSAYDI OLMAZ MIYDI?
MENDERES İLE BAŞLAYAN BU EKONOMİK MODEL VATANA EN BÜYÜK İHANETTİR.AMA HALA DAHA TÜM SİYASİ PARTİLER,BU MODELE OLAN BAĞLILIKLARINI HER SEÇİM DÖNEMİNDE SEÇİM BEYANNAMELERİNE ALIYORLAR.
Olmaz Beyler,ağalar,paşa lar!
Bu model ile olmaz!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Sal Mar 17, 2009 8:58 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bugün Cumhuriyet tarihimizin en ağır bir ekonomik bunalımı ile karşı karşıyayız.İşsizlik sayısı;gene Cumhuriyet tarihimizin tüm zamanlarının en büyük rekorunu kırmıştır.Dolar ve euronun yapay olarak ve dış güçlerce yerinde saydırılması;milletimizi kandırmış,enflasyon olmadığını düşündürmüştür.Oysa basit bir hesapla;çarşı pazar ürünlerinin fiat artışlarına dikkat edilseydi;durum ortaya çıkardı.Ama üretmek yerine tüketmek,kendi parasını inkar eden bir ekonomik anlayış bu millete dayatılmıştır.Gene kendi öz kaynaklarına değil,dışarıdan alınan borçlara ,dışarıdan gelecek yatırımcıya bel bağlamış bir ekonomi iflas etmiştir.İflası kaçınılmazdı.Çünkü yabancı yataırımcı üretime değil;rant a geliyordu.İş sahası açılmıyordu.Yabancı yatırımcı bu koşullar altında bu ülkeye üretimle ilgili bir yatırım yapmaz,yapamaz.
ÇÜNKÜ ENERJİ MALİYETLERİ PAHALI VE ENERJİ FAKİRİ,ENERJİSİ DIŞA BAĞIMLI BİR ÜLKE DE ADAM ÜRETİME GEÇMEZ!BORSAYA GELİR.BÜYÜK TEKELLERLE İŞ YAPAR,PAMUK İPLİĞİ İLE BAĞLIDIR,BİR GECE DE KAÇAR.
Peki ne yapacağız?
1-ÖNCELİKLE DENK BÜTÇE YAPARAK,CARİ AÇIKLARI KAPATACAĞIZ.
2-ÜRETİM MALİYETLERİNİ DÜŞÜRMEK İÇİN ENERJİ MESELESİNİ KÖKÜNDEN HALLEDECEĞİZ.
3-TARIM VE TARIMA DAYALI SANAYİE ÖNCELİK VERECEĞİZ.
4-DEMİRYOLU VE DENİZYOLLARINI CANLANDIRIP,ULAŞIM GİDERLERİNİ DÜŞÜRECEĞİZ.
5-DEVLETİN İŞLETMECİ OLARAK DEĞİL,AMA İKTİSADİ HAYATIN İÇİNDE TÜM VARLIĞI VE KUDRETİ İLE YER ALMASINI VE EKONOMİYİ DENETLEYİP YÖNLENDİRMESİNİ ÖNGÖREN 9 IŞIKTAKİ DEVLETÇİ MODELİ UYGULUYACAĞIZ.(RUSYADAKİNİ DEMİYORUZ!)
6-DEVLET KREDİLERİNİ;KÜÇÜK VE ORTA BOY İŞLETMELER ÜZERİNE YOĞUNLAŞTIRACAĞIZ.
6-İHRACATI MUTLAKA ARTTIRACAĞIZ,İTHALATI KISACAĞIZ.
9-DEVLET İDARESİNDEKİ HER TÜRLÜ İSRAF,TANTANA ,SAVUNGARLIK ORTADAN KALDIRILACAK.
10-DEVLET İHALELERİNDE AĞIRLIK ;BİNA İNŞAATLARINA DEĞİL,ENERJİ,DEMİRYOLLARI İNŞAATLARINA KAYDIRILACAK.BU ÜLKE O KÜÇÜCÜK MECLİS BİNASI İLE YILDA %15 BÜYÜME GÖSTERDİ 1920 Lİ YILLARDA.
11-RUŞVET,YOLSUZLUK,ADAM KAYIRMALAR ÖNLENECEK,DEVLET İHALE KANUNU DEĞİŞECEK,İHALELER ÇOK SIKI TAKİP EDİLECEK.
12-UNIVERSİTELER DE ARASTIRMALAR HIZLANDIRILACAK,MİLLETE AÇILACAK,UNIVERSİTE SANAYİİ İŞBİRLİĞİ SAĞLANACAK.
13-YERLİ HARP SANAYİİ KURULACAK.KENDİ SİLAHIMIZI KENDİMİZ YAPACAĞIZ.
14-BATI İLE TÜM ANLAŞMALAR VE İŞBİRLİĞİ KALDIRILACAK;TÜRKİYE CUMHURİYETLERİ VE DOĞU İLE İŞBİRLİĞİ YAPACAĞIZ.
15-BATI VE ARAP SERMAYESİ TÜRKİYEDEN DEFEDİLECEK!
16-TÜM DOGAL KAYNAKLAR VE MADENLER ÖNCE DEVLETLEŞTİRİLİP YABANCILAR DEFEDİLECEK,ARDINDAN TÜRK ŞİRKETLERİNE DEVREDİLECEK.YABANCI İLE ORTAK GİRİŞİM KABUL EDİLMEYECEK.
17-SIKI PARA POLİTİKASI BİR TARAFA BIRAKILACAK.DEVLET GEREKİRSE PARA BASAR.ÖNEMLİ OLAN O BASILAN PARANIN DOĞRU YATIRIMLARA YÖNELMESİ,VE DOĞRU DAĞITILMASIDIR.ÇABUK GERİ DÖNECEK VE KARA GEÇECEK YATIRIMLAR İÇİN PARA BASMANIN SAKINCASI YOKTUR.İŞTE ABD,ŞAKIR ŞAKIR PARA BASIYOR NOLMUŞ YANİ?
DAHA BİR SÜRÜ TEDBİR SIRALAMAK MÜMKÜN.GERİSİNİ DE İKTİSATÇILAR DÜŞÜNSÜN!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Çar Eyl 16, 2009 8:08 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

iktidarin borazani yenisafak tan alıntı:
Alıntı:
Temmuz ayında cari açık 84,5 arttı
Merkez Bankası, bu yılın Temmuz ayında cari açığın, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 84,5 artışla 2 milyar 66 dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı.

hürriyet den alıntı:
Alıntı:
İşsizlik oranı haziranda yüzde 13 olarak gerçekleşti. Bu oran 2008 Haziran'da yüzde 9.4 idi.

İşte felaketin ayak sesleri!
İşsizlikle ilgili rakamlar resmi rakamlar.Ben bunun çok daha üzerinde bir rakam oldugunu dusunuyorum.
Hal boyle iken kalkmışlar bilmem kaç milyar dolarlık patriot füzesavar sistemi almaya.
Terhis etmeye kalkışılan,kullanılmayan bir ordu icin bu ne harcaması?
Boyle bir tabloda işlerin iyi gittigini soylemek mumkun degil.Ekonomi felaket,dış siyaset rezalet.Ülke bolunmeye dogru gizli oturumlarla dolu dizgin götürülüyor.
Şu gereksiz ithalat,ülkenin enerji alt yapısına,barajlarına ve sulamalara kaydırılsaydı çok daha iyi degil miydi?
çifte telli yollar gibi ölü ve zararli yatirimlar,luks ve sefahata para akıtılıyor.
Benim bildigim devlet gerekirse para basar.Bu paralar,yandaslara peskes çekilmeyip,har vurup harman savurulmayıp da
geriye donecek yatırımlara kaydırıldıgında,para basmanin zararları azalir.
Ekonomik olarak bu halde bulunan bir devlet gelecegini satmış demektir.Ayakta durması mumkun degildir.
Silahlariyla yapamadıklarını,bugun ekonomik olarak yapiyorlar.Ve biz hala daha patriot fuzesi alıyoruz.Ne biçim bir rezalet anlamak mumkun degil.
Ordumuzu guçlendirelim.Buna itirazımız yok.Ama gel şu patriota vereceğin parayı,savunma sanayiine kaydır.Hayır olmaz.Abd yi yoneten lobilerden bir bolumu olan abd li silah tüccarları ne iş yapacak sonra?
Goruldugu gibi,milli olmayan bir ekonomik model,menderes ile başlatıld,özal ile geliştirildi;çiller ve bu akepe ile dolu dizgin devam ediyor.
Bir ülkede başbakan olmak için abd nin dayattığı ekonomik modeli,kayıtsız şartsiz uygulamak gelenek olduysa;biz daha neyi konusuyoruz?
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Per Eyl 17, 2009 8:30 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

vatan dan alıntıdır:
Alıntı:
Beş yıl geri gittik

Türkiye 2008 büyüklüğüne 4 yıl sonra bile ulaşamayacak

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın dün 3.5 ay gecikmeyle açıkladığı orta vadeli program, krizin Türkiye’ye faturasını net biçimde ortaya koydu: Yüzde 6 küçülme, yüzde 14.8 işsizlik, 62.8 milyar TL bütçe açığı ve 21 milyar TL faiz dışı açık...

Açıklanan programa göre önümüzdeki 3 yıl da oldukça zorlu geçecek. İşsizlik 2010’da yüzde 14.6’da kalacak. Bütçe açığı 2008’in iki katında seyrederken ihracat gelirlerinde 2008’de sağlanan 132 milyar dolar, 2012’de bile yakalanamayacak



İşte kendi ağızlarından felaketin itirafı!
Türkiyenin onunda dag gibi bir ekonomik sorun dururken;adamlar kürt açılımı ile uğraşıyorlar.Adamlar patriot füsesavar sistemi almaya kalkıyorlar.
Bunları neden şimdi açıkıklıyorlar.Bu noktaya bir gunde gelmedik.
Mesele şu.
"Biz bittik.imf ve abd nin her dediğini yapmak zorundayız.Abd kürdistan istiyorsa ,bu devlet kurulacak"demek için.
İşte kürt açılımının hızlandırılmasının nedeni budur.Türkiyeyi bölecekler bunu kılıfını hazırlıyorlar.
12 eylul darbesinden sonra kurulan asker kokenli hukumet,birkaç yılda ekonomide kotü gidişatı durdurmuş,ardından gelen özal;her şeyi mahvetmişti.27 mayısta da aynisi olmuştu.DARBE OLDUGU GUN MEMUR MAAŞLARINI ÖDEYECEK PARA YOKTU HAZİNEDE.12 eylul doğrudur ya da yanlıştır.Bunun tartışmasına girmiyorum.Ama milliyetçi bir ekonomik siyaset izlenmiş,gap hızlandırılmıştır,KAYNAKLAR ENERJİ VE SULAMA İLE BARAJ İNŞAATLARINA KAYDIRILMIŞTIR.
Her on yılda bir asker gelir,uzmanlardan bir bürokrasi takımı oluşturur işleri düzeltirdi.
Bu kez gelecege benzemiyor.Peki ne olacak?Bu frensiz kamyon son hızla uçuruma gidiyor.
Çare ne?
Çare akepenin defedilerek,derhai milli bir ekonomi ve siyaset izleyecek bir iktidarın iş başına getirilmesidir.Bu da 9 ışıgı uygulayacak mhp iktidarıdır.
9 IŞIKTAN BAŞKA KENDİLERİNE YOL ARAYANLAR,MHP Lİ OLSUN YA DA BAŞKALARI OLSUN HÜSRANDADIR.
ÇÜNKÜ 9 IŞIK ATATURK UN YOLUDUR.
ÇÜNKÜ 9 IŞIK,BİNLERCE YILLIK KESİNTİSİZ TÜRK TARİHİNDEN ALINAN DERSLERİN BİR ÖZETİDİR!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Sal Kas 03, 2009 11:11 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

vatan dan alıntıdır:
Alıntı:
Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Türkyılmaz, ''Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı hızla artarken, yerli kaynaklarla enerji talebini karşılama durumu ise her geçen gün azalıyor'' dedi.

Ağzına,yuregine saglik Oguz Bey.Çifte otoyollar yapmakla ogunen iktidarin; enerji meselesini ne hale getirdigini yureklilikle soyleyerek tam bir Turk gibi,soyadınız gibi davrandınız.
Alıntı:
AA muhabirine açıklamalarda bulunan Türkyılmaz, Türkiye'nin enerjide 'sancılı' bir dönem yaşadığını ifade ederek, ''Enerjide dışa bağımlılık giderek artmaktadır. 2007 yılında yüzde 25,5 olan yerli üretimin payının çok fazla değişmeyeceği ve bugüne değin izlenen politikaların sürdürülmesi halinde, ülkemizin enerji alanında dışa bağımlılığının artarak süreceği söylenebilir'' diye konuştu.

Türkiye'nin yüzölçümü ve nüfusu itibarıyla dünya üzerinde kayda değer bir duruma sahip olduğunu kaydeden Türkyılmaz, Türkiye'nin kişi başı enerji tüketiminin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine göre çok düşük seviyelerde olduğunu bildirdi.

Türkyılmaz, enerjinin, özellikle de elektrik enerjisinin insan yaşamında tartışmasız bir önceliğe sahip olduğunu, gelişen teknoloji ve artan enerji açığının, bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de yeni enerji kaynakları üzerinde daha fazla düşünülmesini ve hızlı bir şekilde alternatiflerin üretilmesini gerekli hale getirdiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Yeryüzünde fosil yakıtların neden olduğu sera gazlarının küresel ısınma ve iklim değişikliklerine yol açması, diğer yandan nükleer enerji kaynaklarının toplumsal, çevresel ve ekonomik açıdan oldukça maliyetli olması, ülkelerin öz kaynaklarının daha etkin biçimde kullanımının önemini artırmıştır. Özellikle teknolojik gelişmeye bağlı olarak ortaya çıkan çağdaş gereksinimlerden dolayı, enerji üretimi ile ilgili bilimsel araştırmalar, alternatif ve daha kullanışlı enerji kaynaklarına yönelmiştir.''

Enerji kullanım kaynaklarını kesintisiz, güvenilir, ucuz, temiz ve çeşitlendirilmiş kaynaklardan sağlayabilmenin ve verimli kullanmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Türkyılmaz, ''Ne var ki, bu güne kadar kullandığımız bir çok enerji dönüştürme yönteminin çevreye ve insanlara verdiği zarar, artık ciddi boyutlara ulaşmıştır. Ülkelerin, kendi yurttaşlarına ve dünya halklarına daha güzel bir dünya sunabilmek için öz kaynaklarından daha fazla enerji üretmeye yönelmeleri kaçınılmazdır. Bu noktada, doğanın adil ve eşitlikçi davrandığı rüzgar, güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları tüm insanlığın hizmetinde olacaktır'' dedi.

Türkyılmaz, son 5 yılda Türkiye'nin elektrik enerjisi tüketiminin yüzde 43 oranında arttığını, bu artışın dünya ülkeleri arasında en yüksek artışlardan biri olduğunu da bildirdi.

2007 yılı verilerine göre, Türkiye'nin enerji tüketiminin ancak yüzde 25,5'ni yerli kaynaklarla karşılayabildiğini, ülke içerisinde üretilen enerjinin yüzde 54'ünün linyit ve daha az miktarda taş kömüründen elde edildiğini belirten Türkyılmaz, ''Türkiye'nin yerli kaynaklarla enerji talebini karşılama durumu her geçen gün azalmaktadır. Türkiye'nin 2008 yılında enerji girdileri ithalatına ödediği rakam, tüm ithalat tutarının yüzde 24'üne ve 48,2 milyar dolara ulaştı'' diye konuştu.

Türkiye'nin uzun vadeli enerji planlamasında, nükleer enerjiyi de dikkate alması gerektiğini de kaydeden Türkyılmaz, ''Buna yönelik bir strateji oluşturmalı, ancak öncelik ve ağırlığı yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına vermelidir'' dedi.


Felaketin ayak sesleri bunlar.Enerjimizin %75 i dışa bağımlı.Çağ atladık,atlıyoruz,atladık diye bu milletin gözünün içine baka baka yalan söylerin Allah belasını versin!
Enerjin olmazsa nasıl sanayileşeceksin?Nasıl dış piyasa ile rekabet edebileceksin?
Kalkıyorlar hal bu iken çifte otoyol yapıp hava basıyorlar.
Osmanlı zamanında sarayda vezir olarak yaşamış,nükteleri ve açık sözlülüğü ile nasreddin hoca gibi millete malolmuş bir kişinin bir oykusun anlatacağım sizlere.
Padisah,guç ve saltanatını simgeleyen altından bir araba(tabii ki at arabası var o zaman,ya da fayton)yaptırtır ve vezirleri yanına çağırarak onlara gosteri yapmaya kalkışır.Aralarında bilge kişi İNCİLİ ÇAVUŞ da bulunmaktadır.
Padisah der ki;
"SOYLEYİN BAKALIM,DUNYADA BUNDAN DAHA DEGERLİ BİR ŞEY VAR MI,GORDUNUZ MU?""
Herkes yutkunup susarken,ulema sesini çıkarmaz iken;İncili Çavuş cevap verir.
"VAR PADİŞAHIM!"
Padişah şaşırır.
"Nasıl olur,bundan daha degerli ne olabilir,bu arabanın her tarafı som altından ?"
İncili çavus der ki "Nisan yağmuru var padişahım.Eğer o yağmazsa;sen o arabanın dingillerini al da bir tarafına koy!
Olay olmuş mudur,olmamış mıdır,İncili çavuş var mıdır,yok mudur bilemem.
Onemli de degil.Onemli olan olaydaki konudur.
Denk bütçe yapmadan,sürekli borçlanarak,bir eser yarattığını sanan ve oğunen yalancılara karşı,sayın Oğuz Türkyılmaz ın bu uyarısı;İncili Çavusun sözlerinden farksızdır.
Anlayana tabii.....!
9 IŞIK DOKTRİNİ UYGULANMADAN KURTULMAMIZ MÜMKÜN DEGİLDİR!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Çar Şub 17, 2010 2:39 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Gecen aksam tv de sayın Tunca Toskay ı dinlediyseniz,ekonominin içler acısı halini ve dış borç rakamlarını duymuşsunuzdur.
Kutlamalar yaparak,fener alayları,havai fişeklerle giriyoruz diyerek yırtındıkları ab çökmüş,daimi üyelerinden yunanistan iflas etmiştir.
Bütün söylediklerimizde hep haklı çıktık.Ab ye hayır dedik,milli ekonomi dedik,serbest piyasa ekonomisine hayır dedik.Zaman bizi haklı çıkardı.
Hiç akepenin ağzından ekonomi lafı çıkıyor mu?Ekonomi konuşacak halleri kalmadı.
Şimdi demokrasi,açılım salataları ile ekonomik bozgunu kapatmak istiyorlar.Seçimler geliyor,başbakanın açılış yapacağı bir büyük tesis yok.Kavşak açılışı yapıyor ancak.
Kanun yapmaktan aciz,çıkardığı her kanun yüksek mahkemeden dönen bir cahil cühela takımı ne anlar ekonomiden?Devleti,ekonomiyi idare edemedikleri için,yapay gundemlerle hepimizi meşgul ediyorlar.
Oysa 9 ışık 40 yıl önce çözümü ortaya koydu.Bağımsızlığımızı ortadan kaldıran bu ekonomik modelleri terk ederk,aslına dönmemiz gerekiyor.Ve enerji meselesini çözerek başlamamız gerekiyor.Ucuz,dışa bağımsız ve bol enerjiyi bu ülkeye kazandırmazsak;
hiçbir zaman çağ atlamış olmayacağız.Çağ atlamak,enerji meselesini çözmek ile başlar.
Bakın bütçeye bakalım enerji yapımına ne kadar kaynak ayrılmış?
Enerji üretiminin %70 şi doğal gaza bağımlı hale gelmiş.Taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışıyorlar.Abuk subuk anlaşmalarla trilyonlarca tazminat ödeniyor doğal gaz satıcılarına.Enerjin yoksa,yerinden kımıldayamazsın,ne ilerlemesi!
Yılda bir kaç baraj bitiren Türkiye 7 yıldır tek baraj bile bitiremedi.Söylesinler bitirdikleri tek bir barajı.Yok ki ne söyleyecekler.Veyseli dsi nin başına getirip, bu kurumu felç ettiler.
Belediye kadroları ile bu kadar ekonomi,bu kadar devlet idaresi,bu kadar iş yapılır.
Bunların uzmanlık alanları ancak belediyeleri soymaktır.Dokunulmazlık kaçkınlarının kalitesi anacak soyup çalıp çırpmaya yarar!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Pzr Şub 28, 2010 6:54 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Kalkınma ve buyumenin formulü;daha önce de belirttigimiz gibi
DENK BÜTÇE dir.
Satıp savar ve 12 Eylul döneminin denkleştirilmiş bütçesini har vurup harman savururken "HAYALLERİMİZE BİLE YETİŞEMEZLER" diyerek snSüleyman Demirel ile dalga geçen Özal a;Demirel ayni cevabı vermisti.DENK BÜTÇE!
İstediği kadar ihracatı arttırdık diye yırtınsınlar,ithalat bu rakamların altında degilse,iflas edeceksin demektir.
Lütfen aşağıdaki yazıyı dikkatle okuyun.Niçin battığımızı anlayacaksınız.Yazarın kimliği önemli değil.Eğer doğruları dile getiriyorsa.Göreceksiniz ki;bu günün lider geçinenleri,anlı şanlı ekonomi kadroları ve profesörler;Cumhuriyetin,ekonomi eğitimi olmayan ama idealist asker kadroları karşısında ne kadar aciz ,güdük ve kişiliksiz kalıyorlar.
Kendisini Atatürk ile kıyaslamaya kalkan ve İSTİKBAL SAVAŞI deyimini uyduran rte de bu yazıyı iyice okusun.Görsün ki,İSTİKLAL SAVAŞI İLE BİRLİKTE GELECEK SAVAŞININ KAVGASINI KİM VERMİŞ,KİM BAŞARMIŞ.
ATATÜRK TEN SONRA,İKTİSAT MESELESİNE EN DOĞRU YAKLAŞIMI,9 IŞIK DOKTRİNİ İLE
YÜCE BAŞBUĞ ALPASLAN TÜRKEŞ YAPMIŞTIR.TÜRK MİLLETİ OTURUP KARALARI BAĞLASIN VE AĞLASIN Kİ;BU YÜCE LİDERE SAHİP ÇIKIP İKTİDARA GETİRMEDİ!
ŞU RTE YE VERİLEN KREDİNİN YARISI ONA VERİLSEYDİ,ŞİMDİ KIZIL ELMA GERÇEKLEŞECEKTİ.
Hürriyet den alıntıdır:
Alıntı:

Yazarlar Paylaş
Haberi Paylaş

Benim Sayfam
Delicious


Facebook
Google


MySpace
Twitter


E-posta







28 Şubat 2010

Soner YALÇIN
sonery@hurriyet.com.tr




‘Kalem’ ile ‘Silgi’ çatışmasıdır bu


Bazı çevreler bugünlerde yaşadığımız sorunların Cumhuriyet’in kuruluş ideolojisinden kaynaklandığını yazıyor, söylüyor! Bunu yaparken tarihi eğip büküyor; yarım yamalak bilgileriyle büyük sonuçlara varıyor. Yapmak istedikleri mevcut iktidarın “resmi tarihini” oluşturmak. Peki, Cumhuriyet tarihinde kimlerin üreten “Kalem”; kimlerin sürekli satıp savan ve mülk kalmayınca umudunu dışa bağlayan “Silgi” olduğunu öğrenmek ister misiniz?


TARİH 16 Ağustos 1838.
Sadrazam Reşid Paşa, İngiliz elçisi Lord Stratford Canning ile Osmanlı-İngiliz ticaret antlaşmasını imzaladı. Antlaşmayla Osmanlı, iç pazarını tümüyle yabancılara açtı. “Devletçi ekonomiyi” rafa kaldırdı; gümrük vergilerini düşürdü; Osmanlı’yı ucuz ithal mallar cenneti yaptı. On binlerce küçük esnaf iflas etti.
Bir yıl sonra; açık pazar haline getirilen ekonomik düzenin gerekli kıldığı mali, idari reformları Tanzimat Fermanı’yla gerçekleştirdi.
Sonuç: 1814’te bir İngiliz Sterlini 23 Osmanlı Kuruşu’ydu; 1839’da bir İngiliz Sterlini 104 Osmanlı Kuruşu oldu!
Osmanlı nüfusu giderek yoksullaşırken, küçük bir azınlık alafranga yaşamın getirdiği tüketime yöneldi. “Araba Sevdası” başladı.
O sırada Avrupa sermayesinde de yapısal dönüşüm yaşandı. Mali sermaye büyük güç haline geldi. Bu durum Osmanlı gibi ülkelere sermaye akımını hızlandırdı.
Osmanlı da gerek savaş, gerek tüketime yönelik yeni yaşam tarzı nedenleriyle hep borçlandı. İhtiyacı olan parayı Avrupa para piyasalarından buldu.
Avrupalı kendi ülkesindeki yüzde 34 gibi düşük faiz gelirleri yerine, yüzde 1112 gibi yüksek faiz veren İstanbul borsasına yöneldi. (Bugüne ne kadar benziyor!)
Sonucu tahmin etmişsinizdir; Osmanlı 1875’te faiz borçlarını ödeyemeyeceğini açıkladı. Avrupa ayağa kalktı. (Bu borcu kimin ödediğini biraz sonra okuyacaksınız!)
Osmanlı’nın iflasından iki ay sonra, önce Bulgarlar sonra Sırplar ayaklandı.
İngilizler, Sadrazam Nedim Paşa aracılığıyla Rusya’ya yakınlaşan Sultan Abdulaziz’i Harp Okulu öğrencilerinin de katıldığı askeri darbeyle tahttan indirdi.
Darbeler, iktidar değişiklikleri, reformlar Osmanlı’ya “ilaç” olmadı. Süreç I. Dünya Savaşı sonuna kadar uzadı. Çünkü emperyal güçler Osmanlı’yı nasıl paylaşacaklarına karar verememişti. Sonra ne olduğunu biliyorsunuz...
Cumhuriyet kalıplaşmış övgülerle kurulmadı
Savaş sonucunda, Osmanlı’nın ordusu dağıtılmıştı; ne kara ordusu kalmıştı ne hava ne de deniz gücü. 325 bin şehit, 400 bin yaralı, 250 bin esir ve kayıp vardı.
Ankara’da ise...
Silah yoktu. Para yoktu. Döviz yoktu. Hisse senedi-tahvil yoktu. Borç alacak kimse de yoktu.
Bu nedenledir ki...
Apoletleri sökülmüş, maaşına el konulmuş Mustafa Kemal, kongre için Anadolu’nun tozlu yollarına düştüğünde, erzakında 20 yumurta, 1 okka peynir ve sadece 20 ekmeği vardı.
Karşısında sadece yedi düvel yoktu. Hani diyorlar ya, “Mustafa Kemal’i Anadolu’ya para verip gönderen Sultan Vahdettin’dir!”
Peki Saray, Düyun-u Umumiye’den 900 bin lira ve Osmanlı Bankası’ndan 1.340 bin lira borç alıp kurduğu Kuvay-i İnzibatiye’yi niye ulusalcıların üzerine sürdü? Neyse, böylesi saçmalıklara inanan var mı?
Mustafa Kemal tarihin yönünü bu şartlarda değiştirdi.
Fakat savaştan yeni çıkmış, hiçbir altyapısı olmayan yeni ülke ekonomisi nasıl inşa edilecekti?
Geliniz son yıllarda hep gözden kaçırılan bir ekonomik gerçeğin peşine düşelim...

BAĞIMSIZLIK=DENK BÜTÇE

FALİH Rıfkı Atay diyor ki: “Bilmiyorduk; bir bilen ve öğreten de yoktu. Herkes şaşırtıcı ve umut kırıcıydı. Nasihat verenleri dinlesek, kollarımızı kavuşturup bir asır beklemeliydik. Aldanmak, avlanmak, yaptığımızı bozmak veya kullanmamak hepsi hesaptaydı. Her şey yapılmalı ve yapılanların sahibi bu millet olmalıydı.”
Sadece Batı dayatması programları reddetmediler; onlara göre denk bütçe bağımsızlık demekti.
Yıl: 1923
- Kapitülasyonlar kaldırıldı.
- Osmanlı’nın borçları (1854 itibariyle) kabul edilip yıllar içinde ödenmesine karar verildi. Osmanlı dönemi iç borçlar ve Kurtuluş Savaşı’nda yapılan “Tekalifi Milliye” denilen borçlar da ödenecekti.
- Ergani Bakır Madeni’nin devlet tarafından işletilmesine karar verildi.
- Atatürk, Hindistan’dan kendi şahsına gönderilen paralarla İş Bankası’nı kurdurdu.
- Savaş yorgunu köylüye 8 milyon lira kredi dağıtıldı.
Yıl: 1924
- Bütçenin önemli gelirlerinden olan ancak köylüyü ezen, geleneksel Osmanlı Aşar Vergisi kaldırıldı.
- 1937 yılına kadar aralıklarla sürecek Kürt isyanları, Şeyh Said ayaklanmasıyla başladı.
- İstanbul’dan kalkan deneme uçağı 3 saat sonra Ankara’ya indi.
- Üstünde Türkiye Cumhuriyeti yazan madeni 10 kuruşluk paralar tedavüle çıktı.
- Samsun-Çarşamba demiryolunun temeli atıldı.
Yıl: 1925
- Son 30 yılda kaçakçı-kolcu çatışmalarında 400 bin kişinin öldüğü Tütün Rejisi Fransızlardan alınarak lağvedildi.
- Ankara-Yahşiyan; Kütahya-Tavşanlı demiryolu açıldı.
- Sanayi ve Maadin Bankası kuruldu.
-Atatürk -köylülere örnek olması için- kendi parasıyla Atatürk Orman Çiftliği yapılmasını sağladı.
- İzmir Liman ve Körfez İşleri İnhisarı T.A.Ş. kuruldu.
- Menderes köprüsü üzerine ilk betonarme köprü yapıldı.
Yıl: 1926
- Emlak ve Eytam Bankası kuruldu.
- Kayseri’de uçak fabrikası açıldı.
- Alpullu şeker fabrikası açıldı.
- Uşak şeker fabrikası açıldı.
- Samsun limanının inşaatına başlandı.
- Samsun-Kavak demiryolu açıldı.
- Serbest bölge kurma girişimlerine başlandı.
Yıl: 1927
Sayım yapıldı. Nüfus 13.5 milyon. Bunun yüzde 83.7’si köyde yaşıyor. Okuryazar oranı yüzde 11 idi.
- Bursa dokumacılık fabrikası açıldı.
- Yerköy-Kayseri; Ankara-Kayseri; Samsun-Amasya; Samsun-Havza demiryolu açıldı.
- Devlet demiryolları ve limanları idaresi kuruldu.
- Bünyan dokuma fabrikası açıldı.
- Cumhuriyet’in ilk kâğıt paraları tedavüle çıktı.
- Ankara Radyosu yayına başladı.
Yıl: 1928
- Ankara çimento fabrikası açıldı.
- Amasya Zile; Kütahya-Tavşanlı demiryolu açıldı.
- Sirkeci-Haydarpaşa arasında feribot seferi başladı.

WALL STREET KRİZİ

TÜRKİYE daha savaş ekonomisinin ağırlığından kurtulamadan, 1929 dünya (Wall Street) büyük ekonomik kriziyle sarsıldı. Krizin etkisine bir örnek vermeliyim: İlkel geleneksel teknikten kurtarılması için makine ithaline büyük kolaylıklar sağlandı. Bunun sonucu 1929’a kadar Türkiye’ye 2.500 traktör girdi. Fakat krizden sonra büyük düşüş yaşandı. Makine ithali 1928’de 2 milyon 298 bin lira iken 1933’te 224 bin liraya kadar düştü!
Yıl: 1929
- İstanbul’da otomobil fabrikası kuruldu.
- Zirai Kredi Kooperatifleri’nin kurulmasına karar verildi.
- Ankara demiryolu hattı ve Haydarpaşa Limanı millileştirildi.
- Doğu Anadolu’da muhtaç çiftçilere arazi tevziine (toprak reformuna) karar verildi.
- Mersin-Adana demiryolu Fransızlardan satın alındı.
- Ankara-İstanbul arasında telefon bağlantısı kuruldu.
Yıl: 1930
- Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu; ilk üyesi Mustafa Kemal oldu.
- Kayseri-Şarkışla; Ankara-Sivas; Emirler-Balıköy; Bolkuş-Filyos; Zile-Kunduz demiryolu açıldı.
- Türk parasını koruma kanunu çıktı.
- Batı’nın “Kuramazsınız” dediği Merkez Bankası kuruldu.
- İstanbul Galata Köprüsü’nden geçiş ücreti alınması kaldırıldı.
- Düyun-u Umumiye binası hükümete teslim edildi.
Yıl: 1931
- Devletçilik ilkesi sadece CHP’nin altı oku olmadı; Anayasa’ya da girdi.
- Ankara’da Ziraat Kongresi toplandı.
- İthalatın sınırlandırılmasına karar verildi.
- Malatya-Doğanşehir; Mudanya-Bursa demiryolu yapıldı.
- Kelkit Irmağı üzerine Akçağıl Köprüsü yapıldı.
Yıl: 1932
- Tütün Kongresi toplandı.
- Kütahya-Balıkesir; Samsun-Sivas; Kunduz-Kalın; Ulukışla-Niğde demiryolu yapıldı.
- Türkiye Sanayi Kredi Bankası kuruldu.
Yıl: 1933
- Samsun-Çarşamba; Adana-Fevzipaşa tren hattı satın alındı.
- Afyon-Antalya demiryolu yapıldı.
- Mevduat Koruma Kanunu kabul edildi.
- Sümerbank faaliyete geçirildi.
- Tefecilerle mücadele etmek için Halk Bankası kuruldu.
- Denizyolları devletçe işletilmeye başlandı.
- Eskişehir şeker fabrikası açıldı.
- İzmir Rıhtım Şirketi devletçe satın alındı.
- Ankara-İstanbul tarifeli uçak seferi başladı.

DEVLET BABA DÖNEMİ

Cumhurİyet kadrolarının tüm çabalarına rağmen, Osmanlı’dan beri sürüp gelen dışa bağımlılık, ulusal özel sektörün bir türlü geliştirilmemiş olması, sanayinin kurulmasına pek olanak vermedi. Bu da devlet eliyle gerçekleştirildi.
Yıl: 1934
- Sovyetler Birliği ile kredi antlaşması imzalandı
- Ankara, Sivas, Konya, Eskişehir’de buğday siloları inşasına başlandı.
- Kayseri uçak fabrikasında yapılan 6 uçak Ankara’ya uçtu.
- Bursa’da süttozu fabrikası açıldı.
- Bakırköy bez fabrikası açıldı. Konya Ereğli’de bez fabrikasının temeli atıldı.
- İzmit kâğıt fabrikası kuruldu.
- Zonguldak’ta kömür yıkama fabrikası işletmeye açıldı. Antrasit fabrikasının temeli atıldı.
- Keçiborlu kükürt fabrikası işletmeye açıldı.
- Isparta gülyağı fabrikası işletmeye açıldı.
- Kayseri mensucat fabrikası kuruldu.
- Halk için ucuz ve dayanıklı ayakkabı üretmek amacıyla Beykoz fabrikası kuruldu.
- Turhal şeker fabrikası işletmeye açıldı.
- Afyon-Antalya; Diyarbakır-Fevzipaşa; Ortaköy-Bolkuş; Fırat-Yolçatı demiryolu yapıldı.
- Üsküdar-Kadıköy tramvay hattının ilk denemesi yapıldı.
Yıl: 1935
- İstanbul liman şirketi devletçe satın alındı.
- Aydın demiryolu hattı devletçe satın alındı.
- Gediz ve Göksu nehirleri üzerine köprüler inşa edildi.
- Maden Tetkik Arama Enstitüsü ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi kuruldu.
- Etibank kuruldu.
- Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi kuruldu.
- Diyarbakır-Fevzipaşa; Fevzipaşa-Ergani; Ergani-Osmaniye; Çankırı-Atkaracalar; Sivas-Eskiköy demiryolu yapıldı.
- Tarım Satış Kooperatifleri kuruldu.
- Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası işletmeye açıldı.
- Ankara’da fındık kongresi toplandı.
- Nazilli basma fabrikası kuruldu.
- İstanbul telefon şebekesi devlet tarafından satın alındı.
- Ankara-Zonguldak telefon hattı açıldı.
- Ankara’da gaz maskesi fabrikası kuruldu.
Yıl: 1936
- Ankara’da Endüstri Kongresi toplandı.
- Deutsche Bank’ın elindeki Ergani Bakır Madeni İşletmesi satın alındı.
- Ankara Çubuk Barajı’nın yapımına başlandı.
- İzmir havagazı şirketi devletçe satın alındı.
- İzmit’te ikinci kâğıt fabrikasının temeli atıldı.
- Ereğli kömür işletmesi devletçe satın alındı.
- Erzurum-Sivas; Afyon-Karakuyu; Isparta-Bozönü; Eskiköy-Çetinkaya; Yazıhan-Hekimhan demiryolu yapıldı.
- İlk kömür treni Ankara’ya geldi.
- Edirne-Sirkeci demiryolu hattı ve Şark Demiryolları devletçe satın alındı.
- Gaziantep buz fabrikası açıldı.
- Bursa’da Hasanpaşa Köprüsü yapıldı.
- İstanbul Haliç üzerine köprü inşaatı temeli atıldı.
Yıl: 1937
- Ormanlar devletleştirildi.
- Atatürk çiftliklerini devlete bağışladı.
- İlk Türk gemisi Belkıs denize indirildi.
- İlk Türk denizaltısının yapımına başlandı.
- Karabük Demir Çelik Fabrikası’nın temeli atıldı.
- Konya bez fabrikası açıldı.
- Malatya bez fabrikasının temeli atıldı.
- Türkiyle Cumhuriyeti Ziraat Bankası kanunu kabul edildi.
- Hükümetçe satın alınan, Toprakkale-Payas; Islahiye-Meydanıekbaz işletmeye açıldı.
- Denizbank kuruldu.
- Kadıköy su şirketi devletçe satın alındı.
- İstanbul-Edirne karayolu açıldı.
- Burhaniye-Ayvalık yolu; Sakarya Nehri, Fırat Nehri, Kızılırmak Nehri ve Murat Irmağı üzerine köprüler yapıldı.
- Diyarbakır-Cizre; Hekimhan-Çetinkaya; Zonguldak-Çatalağzı demiryolu yapıldı.
- Telsiz kanunu kabul edildi.
- Türk Hava Yolları, İstanbul-Bükreş arasında ilk uçak seferi yapıldı.
Yıl: 1938
- Gemlik suni ipek fabrikası açıldı
- Bursa merinos fabrikası açıldı.
- Divriği demir madenleri işletmesi faaliyete geçti.
- İzmir Telefon Şirketi devletçe satın alındı.
- İstanbul Elektrik Şirketi devletçe satın alındı.
- Sermayesi devlet tarafından verilen KİT’ler kuruldu.
- Toprak Mahsulleri Ofisi kuruldu.
- İzmir klor fabrikası kuruldu.
- Ankara-Erzurum tren hattı Erzincan’a ulaştı.
- 1923-38 yılları arasında topraksız köylüye toplam 708 bin hektar toprak dağıtıldı.
- Ve Mustafa Kemal vefat etti.
O bir “Kalem” idi.
Türkiye bugün “kalemler” ile “silgilerin” çatışmasına sahne olmaktadır!







GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ,NE TARİH NE DE SAYILAR YALAN SÖYLEMEZ!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 2. sayfa (Toplam 2 sayfa)

Sayfa: « Önceki  1, 2  


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizisilemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB

alt1
1998-2007 Bozkurt NET
alt1
1998-2010 BOZKURT NET
--------------------------------------
Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
alt1