Bozkurt NET{ Bozkurt NET
  Tıklayın kayıtlı kullanıcı olun
Ana sayfa ::Hasabınız :: Forumlar :: Makaleler :: İndir :: İletişim :: KURALLAR
alt1 alt1 alt1
alt1 alt1
alt1
Atatürk
Başbug
Atsız´ın Mektupları
Bozkurt
Tarihte Türkler
Osmanlı Sultanları
3 Mayis
Türk İslam Ülküsü
Ülkücü Hareket
İslam
Türk Büyükleri
12 Eylül
Dokuz Işık
Kızıl Elma
Doğu Türkistan
Türk Dünyası
Şiirler ve Marşlar
Ülkücü Şehitler
Ülkücüye Mektuplar
Sorular ve Cevaplar
Komünizm
Videolar
Müzikler
Postakartı

alt1 alt1
alt1
 Haber :
 Haber Ekle
 Haber Arşivi
 Arama
 Konular
 Baskıya hazırla
 Üyeler :
 Hesabınız
 Günlük
 Üye Listesi
 Özel İletiler
 ICQ Servisi
 Servisler :
 Kur'an-ı Kerim Meali
 Resim Galerisi
 E-Kart
 Dosyalar
 Müzikli Postakartı
 Cep Melodileri
 İletişim :
 Forumlar
 Bozkurtlar 100
 Bize Ulaşın
 Bizi Önerin
 Dökümantasyon :
 Makaleler
 Fikir ve Tarih Dünyası
 Kısa Nükteler
 Şairler ve Şiirler
 İzlenimler
 Ansiklopedi
 Dosyalar
 Dosya Ekle
 Popüler
 İlk 10
 Bağlantılar
 

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1
AB'YE HAYIR

alt1 alt1
alt1
Makaleler
·Meluncanlar ve Biz
·Türk Tarihi ve Türk Adı
·Amerikan Genç Hristiyanlar Cemiyeti (Y.M.C.A.) ve Amerikan Kolejleri
·SEVR YASALARI MECLİS’TEN GEÇİRİLEREK TÜRKİYE YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞINA BAŞLAMAK MECBURİYETİNDE BIRAKILDI!
·ABD, Alenî Bir Düşman Haline Gelmiştir!
·Dedelerimiz Oğuzlar Çıkmış Yola Aral Kıyısından
·Avrupa Birliğine neden hayır.. Jeopolitik Yaklaşım
·Noel Üzerine
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -1-
·Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -2-
·Kıbrıs'ın Türkiyesiz AB üyeliği mümkün mü?
·Avrupa Birliği ve Kıbrıs Konusu
·Internet mi, İnternet mi?
·DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK (Gaspıralı ve Türkistan)
·İSMAİL GASPIRALI'NIN FİKİRLERİ
·Türkler ve İslamiyet
·Alparslan Türkeş'in Din Anlayışı ve İslama Bakışı
·Gök Tanrı
·Şamanizm Meselesi
·Ruhban Okulu neden açılmamalı?
·Ruhban Okulu
·Çanakkale Savaşları
·Türk Kültüründe Nevruz ve Milli Birlik-Beraberlik
· Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ve Yeni Rusya Çeçen Mücadelesi
·Türkçenin Anadil Olarak Dünyadaki Yeri
·Masonların Kirli İşleri
·Gümrük birliği mi; sömürge antlaşması mı?
·17 Ağustos 1999 Depremi ve gizlenen gerçekler

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1
Bozkurt NET :: Başlığı Görüntüle - TÜRK eşittir SAMİMİYET
  Link 1Ana sayfa | Link 2
Arama       


Bozkurt NET
Bozkurtların Yuvası
 

Forumlar Gruplar Gruplar Hesap Aç Oturum Aç  

Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10  Sonraki »  

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 10 sayfa)
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar İleti
Bedii
Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Aug 22, 2003
İletiler: 119

İletiTarih: Cmt Ağu 20, 2005 3:13 pm    ileti konusu: TÜRK eşittir SAMİMİYET Alıntıyla Cevap Gönder

Değerli Dostlar,

Bozkurt.Net’in kahraman ruhlu mensupları,

Sohbetime güzel bir hikaye ile başlamak istiyorum.
Şöyle ki:
Üç arkadaş beraberce yolculuk yapmakta iken içlerinden biri:
- Benim canım ineb istiyor, alalım...demiş.
İkincisi:
-Yok olmaz, istafilinya alalım, diye itiraz edince aralarında tatsız bir hava olmuş.
Üçüncüsü ise:
- Hayır...ben ne onu ne ötekini isterim, üzüm olsun, der demez, başlayan münakaşa kavga rengini almış.
Ancak o sırada bunların yanından geçmekte olan bir ehl-i hal, bu üç yolcuyu da dinledikten sonra:
- Durun arkadaşlar, bağırıp çağırmayı kesin. Üçünüzün de istediğiniz aynı şey... Ama dilleriniz ayrı..demiş.
Gerçekten de üçünün de istediği üzüm imiş. Ancak meramlarını biri Arapça, diğeri Rumca, üçüncüsü ise Türkçe ifade ettiklerinden, bu lüzumsuz anlaşmazlık ortaya çıkmış.
Türk-İslam Ülkücülerinin önemli “OTAĞ”larından biri olan “Bozkurt.Net” de beyin ve yürek sergileyen insanların içinden, özünden, kısaca niyetlerinden şüphe etmek ne mümkün! Her birerlerimiz pırıl pırıl bir kalbe ve tertemiz bir beyine sahibiz . Çünkü biz bir TÜRK’üz!! Malumlarıdır, biz Türkleri TÜRK yapan sayılmayacak kadar meziyet vardır. Bunlardan en önemlisi ve birincisi İYİ NİYETTİR. Bir diğer ifade ile İÇİ MİZİN DIŞIMIZIN bir olmasıdır.Bizi yerler-gökler...zerreler-küreler... Her şeyden önce .bu özelliğimizle tanımıştır.

TÜRK eşittir:SAMİMİYET!!

Peki Bu Hususiyetimiz Bize Ne Kazandırmıştır?

Başka ne kazandıracak:İnsanlık, İslamlık ve Türk’lük..kazandırmıştır. Yetmez mi ?...
Maddesel olarak bir çok şeyler kaybettirmesine kaybettirmiştir. Nimet ve külfet meselsi bu... Hiçbir nimet yoktur ki, külfeti olmasın... Nimetler büyüdükçe, riski, külfeti, sıkıntısı da o derece çoğalmaktadır.
Bu itibarla nimetler külfet karşılığı olacağı için, Cenab-ı MEVLA, en büyük çileyi en çok sevdiklerine yüklemiştir. Bakınız bu haki katı sevgili Resul: BELANIN EN ŞİDDETLİSİ NEBİLERE, SONRA EVLİYALARA, SONRA ALİMLERE SONRA DA İMAN SAHİPLERİNE İSABET ETMEKTEDİR. Buyurmuşlardır..
İlahi kural böyle.....
Tasavvuf tarihinde şu sözün yeri çok önemlidir.
Beyin ve kalp mimarları:
“BU DÜNYADA HİZMETİ BÜYÜK OLANLARIN, ÇİLESİ DE BÜYÜK OLACAKTIR.” Demişler.
Mensubu olmakla her zaman gurur duyduğumuz ve O’nun şanına, şerefine ve tarihteki yerine layık olabilmek için canla-başla çalıştığımız bu ULU milletinin insanlığa hizmeti çok büyük olmuştur. Ve, İNŞALLAH SON GÜNÜN, SON SAATİNİN, SON DAKİKALARINA KADAR DA hizmetimiz aralıksız devam edecektir.
Biz Türkler, Dünyanın dörtte üçünü, 333 yıl idare etmiş bir milletiz. Üç kıta ve yedi denize insanlık, İslamlık ve Türklük götürmüşüz. Hz.Adem’den bu yana, bu çok şanlı pek şerefli hizmet Türklerden başka hangi millete nasip olmuştur? Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa, İngilizler dünya hakimiyetini 160 yıl; Fransızlar 16 yıl. Türkler ise tamı tamına üç yüz otuz üç yıl....
Dile kolay...
Hem de nasıl bir idare....Nizam ve intizam...
Türklerin CİHAN HAKİMİYETİ MEFKURESİNDE tek bir gayesi vardır. NİZM-I ALEM-İLAYI KELİMETULLAH!! Bir taraftan insanlığa nizam verirken, diğer yandan yüce HALIKK’ın kelamını(Kur’an-ı Mübin) yücelterek yeryüzüne yani insanlığın beyin ve kalbine hakim kılmak. Evet, biz bunu yüzlerce yıl uygulamış bir milletin evladıyız.

Can, Kan ve İman Kardeşlerim!!

Yukarda paylaşmaya çalıştığım şeyler, elbette siz Ülküdaşlarımız da malumudur. Ben bir defa daha satırbaşlarıyla işaretleyip, altını çizmekte hayır olduğunu düşündüm.
Sözü şuraya getirmek istiyorum.
Kime ait olduğunu, şu anda hatırlayamadım.
Bir güzel söz vardır:”BÜYÜK BEYİNLER KAVRAMLARI, ORTA BEYİNLER OLAYLARI, KÜÇÜK BEYİNLER İNSANLARI TARTIŞIRLAR.VE SIFIR BEYİNLER DE KENDİLERİNİ ANLATIRLAR

Kahraman Türk evlatlarının beyin ve yürek sergilediği, bu “FORUM “u , sizler gibi ben de ilgiyle takip ediyor; istifade ederek okuyorum. Hele içinizde birkaç değerli insan var ki, onları takip etmek ve beyin ürünlerinden faydalanmak benim için terki caiz olmayan bir durumdur. Bu can kardeşlerimden biri KADİR 21 Bey’dir. Bu dostumuzun eserleri, hem şekil olarak güzel ve hem de muhteva olarak doğru ve zengin.
Bazılarınız gibi, bu arkadaşımız da çok önemli konularla geliyor gündeme.
Geçen gün, Türkiye’nin küçük bir ilinde cereyan eden ve kendisinin de adım adım takip ettiği bir olaya temas etti. Dikkat ettim, arkadaşımızın yana-yakıla anlattığı bu hadise en az okunan iletilerden biri oldu.
Söz konusu F....lah Bey olduğunda, onlarca insan adeta sıraya giriyor. ALLAH...ALLAH...Şaşmamak, dehşete düşmemek mümkün değil!!
Dedi, dedim...Dediler, dedik...den başka bir şey yok. Olmaz! Bu tavrı, bu mantığı bir ÜLKÜCÜ olarak bizim tasvip etmemiz asla beklenmemelidir!
Şu zamandan beri, bu ve benzeri konular üzerinde yazdık, çizdik, tartıştık(?!) geriye ne kaldı? Bize iyilik ve güzellik adına ne getirdi ve ne kazandırdı? Bunu(getirisini götürüsünü) bize etraflıca anlatacak biri var mı? ALLAH İçin dinlemek isteriz.
Yapmayın, etmeyin canlar...
İyi insan, şuurlu Müslüman, bir şey söylemek istediğinde bin düşünmeli ve bir söylemelidir! Ölüm sonraki hayata inanan insan, böyle dere-tepe dümdüz gider mi? Bu nasıl bir cesarettir böyle... Peki, O......(Dini ilimlerle iştigal ettiğini sık sık ifade eden) HAK ve HUKUK tan korkmayacak da ya kim korkacak? Kurbağalar mı?...
Konuşmamız gereken ve birbirimizden öğrenmemiz icap eden bunca konular dururken, bizim, biz TÜRK Ülkücülerinin şununla - bununla işimiz olmaz olmamalıdır!...
Biz insanları konuşmak, tartışmak istemiyoruz.
Biz nizamı, biz kavramları, biz dünü-bugünü ve yarınları düşünmek, tartışmak istiyoruz. Şu son yıllarda Vatan topraklarında hiç de güzel şeyler olmuyor. Dört yüz elli bin şehidin kanı, canı üzerine inşa ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temelleri sarsılmaktadır. Tonlarca kan karşılığında aldığımız mukaddes vatan toprakları bir avuç kızıl ve yeşil para karşılığında yabancılara peşkeş çekilmektedir.İşte biz bunları ve benzer sıkıntılarımızı yazmak ve üzerinde derinliğine sohbet etmek istiyoruz.
Başımızdaki vatansız, milliyetsiz, devletsiz..birtakım ne idüğü belirsiz insanlar üzerinde fikir yürütmek ve onları devletin çatısından nasıl indireceğimiz hususunda bilgi teatisinde bulunmak istiyoruz.
ÜLKܔOTAĞ”ın değerli ağabeyleri, lütfen kendinize geliniz! Türk çocuklarını birtakım fitne fesatlarla o güzelim beyinlerini ve mübarek kalplerini ifsat etmeyiniz! Onlara insanlığın, İslamlığın ve Türklülüğün esaslarını(eğer biliyorsanız) öğretiniz!
Bir de sakın ola ki bu dünyanın en talihli gençlerini birtakım.......yerlere yönlendirmeyi düşünmeyiniz! Evet, evet o insanlar bir Ülkücü olarak hakikaten de talihli ve çok nasipli insanlardır. Ne olur, bu genç beyinlere, taze yüreklere ALLAH ve RESULU aşkına dokunmayınız!
Horozun “guk” dediği yerde hep biz sizi görüyor ve her yerde bütün sanal mekanlarda siz bulunuyorsunuz. Yahu sizin ALLAH aşkına başka işiniz yok mu?...
(Sözüm meclisten dışarı), nerede ipini koparmış, beyniyle, ruhuyla, kanıyla-canıyla davalı, arasız açık varsa, sanal alemi işkal etmişler. Her yerde onlar.. Bütün kavga ve gürültülerin başlıca kah ramları da yine bu insanlar.her şey onların başının altından çıkıyor.İşleri güçleri etrafı karıştırmak...Daha sonra köşeye çekilip, Kıs kıs gülmek..Daha doğrusu s.....ak.
Bunların her birerlerinin yaşı elli altmış civarında. ...Beyin, beyin değil..Kalp, kalp değil..Niyet niyet değil...Fizik ise dökülüyor.
Gidin yahu, biraz da kendinizle, içinizle, ruhunuzla meşgul olun. Yirmi dört saat ne işiniz var sanal aleminde.
Bakınız, Türk kültür piyasasına çok önemli eserler çıkıyor. Onları takip ediniz...Alın, okuyun!.. Fikren, ruhen ve bedenen rahatlayacaksınız.
Hep ezberlediklerinizi, konuşuyor ve yazıyorsunuz. Eğer bir de kinleriniz, nefretleriniz, gurur ve kibirleriniz olmasa, tamamen sermayesiz kalacaksınız....
Hey ALLAH’ım Sen bilirsin...

Değerli Dostlar,
Bunları söylemek mecburiyetinde kaldığım için hakikaten de müteessirim. Çok incittiler..Sanıldığından fazla tahrik ettiler...

Başta can kardeşim Kadir Bey olmak üzere, Bozkurt.Net’e emeği geçen bütün arkadaşlarımıza(Bilhassa yıllar önce bu siteyi kuran ve Türk beyinlerine emanet eden, değerli dostuma) bir kez daha teşekkür etmeyi bir insanlık borcu olarak telakki ediyorum.
Ne olur yukarıdaki sözlerim, sizleri rahatsız etmesin.ALLAH(C.C.)sizden ve sizlerin üzerinde emeği olan başta muhterem ebeveynleriniz olmak üzere, diğer büyüklerinizden razı olsun inşallah...(Amin!..)
Evet, bazı arkadaşlarımızın tutum ve davranışları gerçekten bizleri rahatsız etmektedir. .

Bunu Niçin Yaparlar? Anlamak Mümkün Değil!

Ülkücü beyinler sergilenirken, güzel güzel kavramlar tartışılırken(Not:Tartışmak; beyinler ve kalpler arası alış-veriş yapmaktır. Bir başka ifade ile, Yaratıcı kudretin içimize, özümüze, ruhumuza sunduğu maddi ve manevi değerleri-güzellikleri- içten gelerek ALLAH rıza için; avuç avuç dağıtmaktır. Bunun aksi olan davranışlar ise; ya küçük beyinlere veya sıfır kalplere ait birer olumsuz hareketlerdir.) bir de bakıyorsunuz, konu gelmiş ya bir meşrepte, veya bir tarikatta veyahut da bir şahısta düğümlenmiş.
RABBİM biliyor ya, bu tarzı “İKİNCİ HAYATA İNANAN” ve yaşını-başını almış kişilere asla yakıştıramıyoruz.
Canlar!
İlahi kültürümüzde, şöyle bir kural vardır.”ESSEBEBUHU KELFAİL.” Denilmiştir. Bilindiği gibi, bu şu demektir: SEBEP OLMAK O İŞİ YAPMAK GİBİDİR. İzninizle biraz açayım.İnsan bu Dünyada neye sebep olmuşsa,hayra sebep olan sebep olmuş olduğu o hayrı, şerre sebep olan da o şerri yapmış olmaktadır. Basit bir örnek vermek istiyorum. Bir insan, bir başka insanın büyük günahlardan(İçki gibi) herhangi birini işlemesine sebep olmuşsa, o şeyi yapan, o nesneyi kullanana ALLAH katında ne kadar günah kazanmışsa, sebep olan da aynı derece günahkar olmaktadır. Hayır da aynen böyledir...
Demek oluyor ki, değerli Dostlar, İnanan insanın vazifesi, başkalarının hayrına, hayırlı işler yapmalarına yardımcı olmaktır. Gönül mimarları”BİZ KENDİ KALBİMİZDEN SORUMLU OLDUĞUMUZ KADAR,(Belki daha fazla) BAŞKA İNSANLARIN KALBİNDEN DE AYNI DERECEDE SORUMLUYUZ” demektedirler.
Bana ne! Nasıl düşünürlerse düşünsünler! Ben kendimden sorumluyum, ben kendimi biliyorum deyip de. Tozu-dumana katmak insanca, İslam’ca bir davranış değildir, asla!
Bundan dolayıdır ki, toplumda, insanlar içinde, dikkatli, temkinli hareket etmek bir emr-i ilahi olmuştur. Hele cemiyette “PARMAKLA GÖSTERİLEN DAVA ADAMLARI” hal ve hareketlerine herkesten çok daha fazla dikkat etmek zorundadırlar. Çünkü: HERKES BİRBİRİNİN CEP AYNASI İKEN; TÜRK-İSLAM ÜLKÜCÜLERİ İSE; TOPLUMUN BOY AYNASIDIRLAR!! Hacılar, Hocalar ve Öğretmenler de böyledir.
Yukarda ifade edildi. Nimet ve külfet meselesi...Dağına göre duman...Vs....

Herkes Mümkün Mertebe Sünnet Çizgisinde Milli ve Manevi Değerleri Birbirleriyle Paylaşmaya Çalışırken; Acaba Bazıları Niçin Konuyu Getirip Birilerine Bağlama İhtiyacı Hissediyorlar??

Bu soruyu, bir yönetici, bir ehl-i beyin olarak önce size sormak istiyorum: Kadir 21 Dosttum!
Bakın Dostlar, bin birinci defa tekrar ediyoruz.
Biz ÜLKÜCÜYÜZ. Ülkücü demek: Ben bir insanım, ben bir Müslüman’ım ve ben bir Türk’üm demeyi, diyebilmeyi” HAK” etmiş insan demektir.
Bu itibarla bizim hedefimiz çok büyüktür. Bizi bu hedefe taşıyan ÜLKÜ yolu ise çok çok yücedir. Bu itibarla biz, HİÇ BİR KILİĞE sığmadık, sığamayız..Bizi ancak; efradını cami, ağyarına mani olan TÜRK-İSLAM kavramının içine girebildik. Bunun dışında, başka hiçbir gurup, cemaat, cemiyet bizi Ülkücüleri içine alamaz. Giremeyiz...Sığmayız, Taşarız.
Bunu şunun için ifade ediyorum: Biz ancak kavramları tartışırız. İnsanlardan ve o insanların teşkil ettiği gurup ve cemaatlar, inanın bana, bizi ya hiç ilgilendirmez, veya onlarla çok az alakadar oluruz.Bu demek değildir ki, sevmeyiz, saygısız hareket ederiz. Hayır, bir insanın, bir Müslüman’ın nasıl davranması gerekirse, biz de herkese, aynen öyle davranırız. Fakat bizi bağlayan: Varsa yoksa; karasevda ile bağlı olduğumuz davamız... Ve davamızı oluşturan milli ve manevi kavramlar....
Çok şükür, bu yolda çok büyük bir yol aldık. Azımsanmayacak merhale kat ettik. On binlerce Türk çocuğunun beynine Türk kavramını ve İslam iman ve nizamını yerleştirdik. (Tamamına yakınımız Ehl-i Sünnet Müslümanlarıyız)Başkaları İslam sarayına dış kapının anahtar deliğinden bakarken ve baktırırken biz, O sarayın en azından kapısını açtık, perdelerini araladık.İslam Dinini bir bütün olarak kabul ettik ve öyle inandık. Bir din ki eğer o dinin içinde Vatan, Millet, Devlet, Bayrak, Tarih....yoksa, O dine ilahi demek mümkün değildir, dedik. Mensubu olmakla şeref duyduğumuz ve uğrunda 55 milyon şehit verdiğimiz dinimiz İslam’ın içinde bunların hepsi ve çok daha fazlasının olduğuna inandık, iman ettik.
Fakat, anahtar deliğinden bakanlar, gördüklerini kabul; o delikten göremediklerini ret edenler bu “var”lar üzerinde hiç mi hiç durmadılar. Daha sonra ne mi oldu? Fikren, ruhen ve (hatta beden) sağlam insan, sağlam Müslüman ve sağlam Türk yetişmedi, yetiştiremediler.
Bunları da şunun için yazıyorum:. Herhalde daha önce de bunları kısmen paylaşmıştık.
Biz bulunduğumuz yoldan, mensup olduğumuz davadan fazlasıyla razıyız, memnunuz. Bu mukaddes davaya ve kutsal olan yola layık olmak için elimizden, dilimizden ve hayatımızdan ne geliyorsa da yapıyoruz.
Bu itibarla, bizim işimiz başımızdan aşmaktadır. . Şununlar-bununla uğraşacak, meşgul olacak(affedersiniz) fitne- fesat çıkaracak(Haşa!)”ÖLÜ ETİ YİYECEK” ne zamanımız var ve bu gibi iğrenç davranışlara ve ne de ihtiyacımız. .Nefs bu ve benzeri şeyleri ihtiyaç gibi gösterse de, buna içimizdeki İSLAM imanı ve damarımızdaki TÜRK kanı izin vermez.Çünkü O; davranış, BİZANS KADINLARINA HAS BİR DURUMDUR, BİR TUTUMDUR....

Bozkurtların “OTAĞI” olan bu mekanda ilim, irfan alış-verişi yapanlar veya yapmak isteyenler bunu bilmek durumundadırlar. Ekseriyet olarak biliyoruz da...

Bir Kez Daha Tekrar Ediyoruz.

Evet, kısaca biz burada sadece ve sadece kavramların yani, vatanımızda cereyan eden olayların konuşulmasını, tartışılmasını ve milli ve manevi mesellerimizin paylaşılmasını istiyoruz!
Bunu bilenler, bu hususlarda söyleyeceği sözü ve vereceği sevgisi ve saygısı olanlar buyursunlar yazsınlar! İnsanca tartışalım, Müslüman’ca yarışalım..Ve Türkçe halleşelim..dertleşelim...Yapamayanlar(olabilir, herkes her şeyi yapmak zorunda değildir) aksi takdirde okumakla, dinlemekle...iktifa etsinler!
Eğer,”Burası bana uygun bir mekan değil”. Denilecek olursa, bu kimseler için bizim yapabileceğimiz herhangi bir şey olamaz. Hem gelenin ve hem de gidenin başımızın üstünde yeri vardır. Çünkü biz TÜRK’üz!! Bizim milli ve manevi kültürümüzde; bir kelime öğretene kırk yıl hizmet edilir: bir fincan kahve ikram edenin kırk yıl hatırı sayılır; ve bir yıkık değirmenin de kırk yıl nöbeti tutulur.
Evet, biz bir Türk’üz!!
BİZ BUYUZ!...DİNİMİZ, CİNSİMİZ ULUDUR BİZİM....

Sevda Şairi ne güzel söyler:

“KAR ETMEZ YİĞİDE, ZULÜM İŞKENCE,
DÖNERSEM BU YOLDAN EĞER ALÇAĞIM.
NE MEVKİ, NE ŞÖHRET GAYEDİR BENCE,
TÜRKLÜK, TÜRKLÜK İÇİN YAŞAYACAĞIM.”

Bir aziz Mütefekkirin, şu harika tespitleriyle sohbetimi noktalamak istiyorum.

“”Ey insan, barışa talip ol. Amma her şeyden evvel kendinle sulha var. Senin kendinle barışa varman, kitlelerin hatta cihanın da asayiş ve huzuru demektir.
Bu barış nasıl bir barış diye soracak olursan, hayvani sıfatların baş başla verip tezgahladıkları menfi ve hayvani meyilleri top ateşine tutmakla başlar. Bir tutam tuzun, şarabı sirke haline getirip haramı helal kılması gibi, bir ilahi aşk kıvılcımının alevlendirdiği yangın da hayvani sıfatları yakıp kül eyler....

Nedir bir türlü feda etmeye yanaşamadığımız bu sıfatlar? Kinlerimiz, kibirlerimiz, hasetlerimiz, üstünlük ihtiraslarımız, bütün bu baş olmak heveslerimiz gibi edna hesaplar değil mi?
Hepsi de ne çirkin, ne pespaye, ne bed işti halar...
Hangi birini teraziye vursak, hangisi insanoğlunun yüzünü ağartır...
İhtiraslarımızın başını kesmeden baş olunamayacağını olsun bir bilsek...
“Kuyruğun son kılı ol, ne gelirse başa gelir”diyen büyük veli, ne doğru söylemiş.

EY İNSAN, ZAFERE KOŞ...NEFSİN MAĞLUBİYETİNDEN KORKMA. BU HEZİMET GERÇEK ZAFERDİR. KENDİNİ KENDİ TEHLİKENDEN KURTAR. BENLİK PUTLARINI YIKARAK GÖNÜL KABESİNİ ŞİRKİN MABUTLARINDAN TEMİZLEDİĞİNDE, BURAYA HANGİ YÖNDEN TEVECCÜH EDİLİRSE, HER BİR TARAFIN KIBLE OLDUĞUNU GÖSTERECEKSİN”

Değerli Dostlar, sizinle paylaşmak istediğim fikir ve düşüncelerim tabii bundan ibaret değil. Şimdilik ancak bunları, ifade edebildim. Gerekirse çok daha derin ve geniş konuşur, dertleşiriz.
Bunları yazarken, mümkün-mertebe “hattı aşmamak” için azami gayreti gösterdim. Bütün bunlardan sonra, eğer bu sözlerim karşısında birileri alınmış, incinmiş olursa, bu beni hakikaten rahatsız eder. Çünkü ben bunları, gündeme getirirken, aklımda, hayalimde muhatap aldığım herhangi biri olmadı.Bizi yalnız yazılanlar, takınılan tavırlar, sergilenen fikirler ilgilendiriyor. Kişiler..şahıslar asla!...
Ne siz bizi tanıyorsunuz ve ne de biz sizi....Yalnız ve yalnız, İNSAN OLDUĞUMUZU VE MUHATAPLARIMIZIN DA BİZİM GİBİ BİR İNSAN OLDUKLARINI BİR SANİYE BİLE AKLIMIZDAN ÇIKARMADIK.
“ZERRE MİKTARI ŞER İŞLEYEN, İŞLEDİKLERİNİN CEZASNI, ZERRE MİKTARI HAYIR YAPANLAR DA O YAPTIKLARI ŞEYİN MÜKAFATINI GÖRECEKLERDİR”
İlahi buyruğu istikametinde hareket ettik.
Yüce HALIKK bu yolda, İnsanlığa hizmet yolunda sizin, bizim ve bütün “DAVA” arkadaşlarımızın yar ve yardımcısı olsun.
ALLAH(C.C.)’a emanet olunuz.
Selam ve sevgilerimle.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
bozkurt_1977
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: Jul 28, 2005
İletiler: 401
Şehir: turkiye

İletiTarih: Cmt Ağu 20, 2005 3:35 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

sözüm yanlis anlasilmasin,
ben bu yasima kadar gördügüm tanidigim, dinledigim bütün ülkü ocaklari genel baskanlarindan ve herhangi bir ocak baskanindan dahi, böyle güzel bir izah tarzi, böyle güzel, sicak, samimi bir anlatim duymadim. Vallahi duymadim.


saygilar agabey, bize daha cok zaman ayir.
Allah senden razi olsun.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
mus25
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: May 18, 2005
İletiler: 473
Şehir: türkiye

İletiTarih: Cmt Ağu 20, 2005 3:43 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ellerin dert görmesin abim her satırını okuduğunda insanın kelimeler boğazına diziliyor.Ne kadar güzel bir uslubla bizi epeyden beri meşgul eden bu konuyu aydınlatmışsınız.Bu sitede sizler varken bizlere başlık açmak yakışık almaz.Sizler bizlere hedef belirleyin bizler sizlerin öncülüğünde varalım.İlim öğreticisi olun o ilmi sizden alıp en üst seviyelere çıkaralım.Yeterki siz ve sizin gibi üstadlar bizlerden kendinizi ilminizi fikrinizi esirgemeyin.Allah yar ve yardımcınız olsun:

En son mus25 tarafından Cmt Ağu 20, 2005 4:17 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Bedii
Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Aug 22, 2003
İletiler: 119

İletiTarih: Cmt Ağu 20, 2005 3:46 pm    ileti konusu: Bütün Dostlara Teşekkür. Alıntıyla Cevap Gönder

Esatağfırullah....
Öyle ahım-şahım şeyler değildi siz değerli Dostlarımla paylaşmak istediklerim.
Bendeniz sadece, bilinen şeyleri, bir defa daha tekrar edip; altını kalın çizgilerle işaretlemek istedim.
Ben de her ÜLKÜDAŞIM, gibi, inandıklarımı yazar, konuşur ve ancak inandığım ve tatbik etmeye çalıştığım gerçekleri siz gönüldaşlarımla paylaşmaya gayret ediyorum.
Tek bir gayemiz vardır, o da: Harikalar harikası, zavallılar zavallısı kardeşim insanın, dünyada mutlu, ukbada mes'ut olması için canla-başla çalışmak.
Bu yolda, en büyük desteğimiz, siz can kardeşlerimizin ilgi ve alakasıdır. Dualarınız ise; beyin ve kalp takviyemizdir. Ne olur, lütfen bizi de dualarınızda hatırlayınız.
Yolunuz, yolumuz, bahtınız, bahtımız açık olsun.
Derin selan ve saygılarımla.
HAKK'ın birliğine emnanet olunuz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cmt Ağu 20, 2005 10:14 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Sayın Hocam,değerli ağabeyim Bedii bey’in;.Bozkurtların otağında bir süredir ısrarla sürdürülen ve artık tatsız ve son derece kırıcı hale gelmiş bu tartışmalara verdiği cevap,hepimize bir ders mahiyetindedir.Ağabeyimiz; ismine ,büyüklüğüne,engin tecrübesine
her zamanki o mükemmel üslubu ve ifade tarzına yakışır çok güzel bir yazıyla,camia’da
artık neler yapılmasını,bilgi alışverişinin hangi seviye ve üslup içinde olacağını,ülkücü hareketin bizden beklentilerini fevkalade açık yüreklilik ve büyük bir tevazu içerisinde ortaya koymuştur.Yanlız cemaat tartışmalarında değil,kendi aramızda dahi sık sık tekrarlanan,sen mi
ben mi daha iyi ülkücüyüz çatışmasından,lider,teşkilat doktrin sorgulamasına,ve ben diye
diretmeye kadar bir sürü lüzumsuz tartışmanın yanlışlığını bize göstermiştir.
Bizlerin görevi çok açık ve net şekilde bellidir.Biz, ülkenin içinde bulunduğu durumdan çıkışının yollarını arayıp bulmak zorundayız.Ülkede yanlış giden şeyleri düzeltmek zorundayız.Projeler ve programlar hazırlamak,hedefler koymak bunlar için gerekli kaynakları nasıl sağlayacağımızı belirlemek,kısacası çözüm üretmek zorundayız.Bu kapasitede
olmayan parti ve düşünce akımlarının iktidar olmasının da bir anlamı yoktur.
Bu ülkenin idari yapısındaki hantallık,soygun ve vurgun düzenleri,millete kulaklarını tıkamış ülkeyi kafasına göre yönetme keyfiyeti,milleti kamplara bölecek,muhalefeti çileden çıkaracak
derecede küçük hesaplara dayalı siyaset,ülke kaynaklarını harekete geçirememek,yatırımlarda zorunlu, hızlı gelire dönüşecek öncelik sırası yerine,politik tercihler,devletin çarçur edilen gelirleri,partizanlık,adam kayırma,yalan siyasi vaadler,dış güçlerle pis ilişkiler,bir türlü düzeltilemeyen milli eğitim sistemi,devlet kadrolarındaki laçkalık ve adam sendecilik gibi,burada daha yazamadığım yüzlerce mesele halledilmek üzere beklemektedir.
Bunlar yerine kısır çekişmelerle oyalanmanın bu ülkeye bir getirisi de yoktur.
Elbette ayni sesleri duymak istemiyoruz.Çok seslilik,renklilik tartışmalarda aradığımız şeyler.Ama bunlar cemaat ya da kişisel tartışmalar tarzında değil,ülke sorunları üzerine olmalıdır.Ne yazık ki bunu yapmakta hala belli bir yol alamadık.
Bazı insanlar buralara gelip kalıplaşmış yanlış düşünceleri birilerinin ya da bir gurubun adına
dayatıyorlar.Bunların bir kısmı çıkar için bunu yapıyor.Bazıları da aşağılık duygusu içinde
Dediğim dedik bir yol izliyorlar.Bunların bir kısmı,korkak insanlar olduğu için bu zehirlerini
sanal bir ortamın ardına sığınıp saçıyorlar.Böyle insanlar geliyor bu değerli otağa üye oluyor
Ve ülkücüleri,liderlerini suçluyorlar.Osmanlıya küfredip lanetler yağdırıyorlar,600 yıllık bir tarihi reddediyorlar ve bir de utanmadan sizdenim diyorlar.Ortalığı toz duman ediyorlar.Bunlar ortalığın karışmasından zevk alan,suça ve kötülüğe eğilimli insanlar.
Değerli Hocamın bu müdahalesi son derece yerinde ve haklıdır.Kimsenin ülkücü hareketi bu derece sulandırmaya,yanlış görüntüler vermeye hakkı yoktur.Bazı yazıları okuduğumda hayretler içerisinde kalıyorum.Ülkücülükle alakası olmayan,taban tabana zıt bir sürü şeyler yazdıktan sonra ben sizlerdenim diyen samimiyetten uzak insanları burada görmek istemiyoruz artık.
Değerli hocam ülkücüden bekleneni çok iyi bir şekilde ortaya koymuştur.Bu davaya hepimizden çok hizmet etmiş,fedakarlıklarda bulunmuş,gönül eri ağabeyimiz lütfedip bu yoğun çalışmalarının arasında bu müdahaleyi yapmışsa,bazı insanların artık hadlerini bilmeleri zamanı çoktan gelmiştir.İşte size, bu davaya bir ömür harcamış bir bilge ağabeyiniz Bedii Bey seslendi.Kendileri, bu davaya tüm benliğini adamaya hazır pırıl pırıl gençler için, müstesna bir örnektir.Bu hitap hepimiz için bir şanstır bir lütuftur.Bunu iyi değerlendirmemiz gerekir.Saygılarımla.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kaganos
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Jan 02, 2005
İletiler: 1034
Şehir: TÜRKİYE

İletiTarih: Pzr Ağu 21, 2005 12:11 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Sayın Bedii Ağabeyimize ,
Sonsuz teşekkürler,bizlerin yanlışlarını, doğrularını bize geri besleme ile bildirecek kişilere ihtiyacımız var...çünkü sonuçta hepimizin bir yanılma payı var...hepimiz insanız... hatalı yazılarımızda bizi uyaran kişilere ,kırılıp ,gücenmek yok...
Yazılarımızı ,yorumlarımızı nasıl daha verimli ve daha güzel yazabiliriz diye düşüneceğiz...
Bu kutlu yolda gücenmelere ,darılmalara yer yok....
bu yol taşlı ,dikenli,meşakkatli bir yol olsa da... bu yolda ilerlemeye gönül vermiş kişiler ,ne olursa olsun erdemli,onurlu,özverili bir yaşantı sürdürüp,bu davaya sahip çıkacaklardır..
bu siteye girip te ,ülkemizin dört bir yanındaki sosyal yaşantı farklılıklarını ortaya çıkarıp bu camiayı bölmeye çalışanların çabaları sonuç vermeyecektir...
Saygılarımla.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
mus25
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: May 18, 2005
İletiler: 473
Şehir: türkiye

İletiTarih: Pts Ağu 22, 2005 10:47 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Globallaşan dünya düzeni içinde kapitalist,sosyalist ve emperyalizm düşünce sistemlerini gelişmekte olan ülkelere uygulamaya çalışan siyonizmin yatağı ülkeler belirlediklere hedeflere en kolay yolun o ülkelerin dilini,dinini,örf ve adetlerini tahrip etmekle mümkün olduğunu bildikleri için bu bağlamda ülke siyeseti ılımlı kişiler üzerinden fiili faliyetlerde bulunmalarına start vermişlerdir.Osmanlının son dönemlerinde bozuk yönetim,eğlenceye kendini kaptırmış düşüncesiz bir millet ve onun üzerinde 50 yıllık planlar kurgulayan aç çakallar.Zaman geçirmeden emperyalist düiüncelerini Türk milleti üzerinde uygulamaya koyan siyonist güçler osmanlı üzerinde hayallerini gerçekleştirmişler ve dağılıp parçalanmasını çekip bıraktıkları sigara dumanlarını izler gibi OSMANLI nın dağılmasını izlemişlerdir.Osmanlının dağılmasıyla birlikte esaretin onlar için ölüm olduğunu bilen bu yüce millet bir hamle daha yaparak kadını,çoluğu çocuğu,genci yaşlısı hep birlik olmuş emperyalizmi bir kez daha kanlarında boğmuşlar ve bu aziz milleti esaretten özgürlüğe ulaştırmışlardır.Daha yeni savaştan onlarca şehit vererek esenliğe ulaşan bu millet yorgun harap bitap bir haldeyken
ŞEYH SAİD denen bir vatan haininin çıkarmış olduğu bir ayaklanma baş göstermiş cephede yan yana savaşan kardeşler birbirine düşman edilmiş bir birine kıydırılmıştır.
Nitekim bu olayların ardı arkası kesilmemiş ve hep aynı senaryo bu ülke insanının üzerinde canlandırılmıştır.1980 lere gelindiğinde ülkeye kargaşa hakim olmuş sosyalistleşme adı altında canım ülkem kaosa sürüklenmiş ve nice yiğitler daha muradlarına ermeden Şehitlik mertebesiyle şereflenmişlerdir.Bu şekildede bu ülke insanının direncini kıramayan soysuzlar bu kezde teşkilatlardırdıkları aslı nesli belli olmayan bir kaç çakalı masum insanların üzereine cellat olarak göndermişler daha sonra bu ülkenin başına bela olacak terör olayını meydana getirmişlerdir.Vel hasılı kelam dün okul arkalarında ülkücü vuranlar bu gün asker vuruyor.Bunları yaparken bizlere biz olduğumuzu çeşitli ayrılıkçılıklar ortaya atarak unutturdular.

ÇILGIN BİR NEHİR İDİM
AKARDIM YATAĞIMDA
ÖNÜME BENT VURDULAR
ÇAKALLAR OTAĞIMDA

DURDUM BAKTIM ETRAFIMA
KAYNAĞIM OĞUZ SOYU
VARDIM BENTLİ OTAĞIMA
DEĞİŞMİŞ TÜRKÜN SUYU

Bakıyorum geçmişimede gözlerim doluyor ağlayamıyorum.Eskiden varmıydı senlik benlik ocu bucu.Yapılanların her biri menfaat rivasından sıyrılmış sadece rıza maksadanda ülvi sevdayaydı.Anıldımı minarede Rabbimin adı dolup boşalırdı camiler hep birlikte saf tutulur Allahu ekber ile varılırdı yıpranmış halılarda Rabbin huzuruna.Kimse düşünmezdi bu şundan o bundan tek bir düşünce vardı tartışılmaksızın o da var olan tek gerçek,herşeyin yaratıcısı ALLAH (cc) huzurunda divana durmaktı ona şükretmekti.

VARDIM O KAPIYA BİR NAZAR İLE
AKLIMDA OLMAZDI ASLA BİR HİLE
EĞİLDİM RÜKÜYE VARMAYA DİYE
BAKMAZDIM SAĞIMA SEN KİMSİN NİYE

Rabbim cümle Türk milletini bu kapıdan mahrum eylemesin.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
mirzabey_88
Yeni Üye
Yeni Üye



Kayıt: Aug 18, 2005
İletiler: 25
Şehir: Turan

İletiTarih: Pts Ağu 22, 2005 4:14 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Allah razı olsun Bedii Abi.İnanıyorum ki herkes kendi payına düşeni almıştır yazınızdan
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cmt Eyl 03, 2005 8:31 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

TÜRK=SAMİMİYET;
Türk'ü bundan iyi tarif eden bir denklem var mı?Türk'ün sahip olduğu meziyetlerin içerisinde,ilk sırada yer alan özelliklerden birisidir samimiyet.Türk'ün islamla bu kadar iyi kaynaşmış olması,ve müslüman denilince akla ilk gelen millet olmanın en büyük nedenlerinden birisi Türk'lerin samimi insan olmalarıdır.
Samimiyetin,en büyük belirtisi de; olduğu gibi görünmek,göründüğünün dışında,insanın sakladığı ikinci bir benliğinin ve kimliğinin olmamasıdır.Ne yazık ki günümüzde bozulan kavramlardan bir tanesi de samimiyettir.Bazı insanlar ne yazık ki samimiyet ile laubalilik arasındaki farkı anlamamakta,samimiyet kelimesinden,senli benli olmak anlamını çıkartacak davranışlar sergilemektedir.
Dinimiz yüce İslam tarafından en aşağılık insan sınıfına dahil edilen,ve cehennemin en şiddetli azabını tadacağı vaad edilen münafıkların,bu en ağır ceza ile tehditi boşuna değildir.Bunun en büyük nedeni ise,bu insanların olduklarından farklı düşünceler taşıması,göründüklerinden farklı bir kimlik sergilemeleridir ki;bunun yol açacağı tahribat, kafirin vereceği hasardan kat kat büyüktür.Zira dava içinden ve arkasından vurulmakta,alınan her türlü tedbir boşa gitmekte,verdiği fiziki zararlar dışında,camia içerisinde karışıklık çıkmasına,dava yoldaşlarının birbirine güvenlerinin kalmamasına,fitnenin doğmasına sebebiyet vermektedir.Bir başka deyişle davayı bir arada tutan unsurlar darmadağın olmaktadır.Bu nedenle samimiyetsizlik,yanlız bir davranış bozukluğu,bir zaafiyet değil,büyük bir ahlak bunalımıdır.
Eğer ortada bir ahlak bunalımı varsa,orada Türk olduğundan söz etmek ise mümkün değildir.Çünkü Türk'ün en büyük özelliklerinden birisi de hizalama,düzeltme görevi taşımasıdır.
Çevresinde olup biten zulüm ve yanlışlıkları lakaytlık içerisinde seyreden,bana ne ucu bana dokunmuyor diyen bir insan varsa,orada bir Türk olduğunu düşünemeyiz.
Bizim bu sitede görmek istediğimiz insanlar işte bu samimi insanlardır.İnsanlar çeşitli yanlışlar içerisinde olabilir.Yanlış düşünceler taşıyabilir.Bunlar kabul edilebilir hatalardır.Telafisi de mümkündür.İyi bir eğitim ile bu eksikler giderilebilir.Ama daha başında şartlanmış bir kafa ile buraya gelip,düşüncelerini paylaşmak yerine bunları dayatan insanlar,bizim en kınadığımız tiplerdir.Bunların en tehlikeli olanları ise,menfaat şebekesi oluşturup,bir yerlerden beslenerek,kutsal inancımızı belirli adamlara bağlayıp,düşünce kirliliği oluşturan,şahsiyetini yitirmiş ,ücretli ,sahibinin sesi gramafonlardır.
Bunlar hem sizdenim diyerek samimiyetsizlik göstermekte,hem de sapık fikirlerini burada körpe beyinlere kabul ettirmek istemekte,dayattıkça dayatmakta,kovulsa bile,başka takma adlarla buralara gelme haysiyetsizliğini göstermekte,kapıdan atılsa bacadan içeri giren arsız insan tipini çizmektedir.Bir insanın bu kadar şahsiyetsiz olabilmesi için,bundan çıkarlarının olduğunu düşünmek doğru bir tesbittir.
Ne yazık ki bu insanların çok büyük orandaki kısmı,bizler gibi yaşını başını almış,insanlardır.Bu insanları ya başka sitelerde yönetici olarak,ya da yazar olarak görebilirsiniz.Bu edepsizliği ve utanmazlığı sergilerlerken,ülkücülüğü de kimseye bırakmamakta,gerçek ülkücüleri eleştirmekte,alaya almakta,doğru insanlardan yanlış ,saptırılmış referansları delil diye getirmekte,her türlü hokkabazlığı sergiledikten sonra,akşam ihanetini yapmış hain adamın rahatlığı içerisinde,koltuğuna kurularak,bu gün acaba kaç körpe beyini iğfal edip,aramıza kattım'ın hesabını sırıtarak yapmaktadır.
Biz Allah cc bize sağlık ve sıhhat verdiği sürece bu insanlarla sonuna kadar savaşacağız ve bu körpe beyinlerin zedelenmesine izin vermeyeceğiz.Burada seviye ve kaliteyi düşürecek,insanları birbirine kırdıracak sapık ideolojilere yaşama fırsatı tanımayacağız.Bu tür insanlar boşuna uğraşmasınlar.Bu forumlar sahipsiz değildir.Bu otak pırıl pırıl,içi ülkücü sevdasıyla yanan,ülkesi için proje üreten,ülkesinin dertleriyle içi yanan insanların otak'ı olmaya devam edecektir.Bu Otak,kimsenin emrinde ya da güdümünde değil,özgür bozkurtların mekanı olacaktır.Sahibinin sesi garamafonların değil.Bu otak,başı ile ucunu ayırt eden,ülkücü edebini hazmetmiş,samimi,davasına,ülkesine sahip çıkan bozkurtların mekanı olacaktır.Bu konudaki kararlığımızı bir kez daha forum sakinlerine saygı ile duyurur,bunun önüne çıkmaya kalkışacak her türlü sesi hiçbir şeyden çekinmeden keseceğimizi ilan ederiz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Bedii
Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Aug 22, 2003
İletiler: 119

İletiTarih: Cmt Eyl 03, 2005 1:35 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Herkese Bir Kez Daha Merhaba....

Büyük Beyinli, engin gönüllü .. ve iyi niyetli . Kan, can ve iman kardeşim; Dava arkadaşım Kadir 21 Bey,

Sözlerime nasıl, nereden başlayacağımı bilemiyorum....
Sızlayan beynimize ve sancılar içinde kıvranan kalbimize tercüman oldunuz.

Dilinize, Kalbinize , Niyetinize... Sağlık....

Şu ana kadar beyni bozuk, kalbi tefessüh etmiş, sinirleri yara-bere içinde kalmış birtakım talihsiz, -nasipsiz- insanlara bundan yazdıklarınızdan daha samimi ve daha tesirli hitap edilmedi ve edilemezdi de...
ALLAH(C.C.) sizden ve size emeği geçen başta o çok muhterem "Ebeveyniniz" olmak üzere bütün büyüklerinizden ve milli ve manevi kaynaklarınızdan razı olsun.(Amin!..)
Diliyorum, en samimi duygularımla istiyorum; kalplerini asit, niyetlerini kezzap olarak kullanan zavallılar bu ikazınız karşısında titresinler... içlerine... yaşlarına-başlarına ..tek kelime ile Cenab-ı HAKK’a dönsünler..
Eğer bu defa da, bunu yapmayacak ve fıskı fücurlarına devam edecek olurlarsa bu insanların her iki dünyada on parmağımız yakalarında olacaktır.
Artık yeter.... Bıktırdılar... usandırdılar...
Yahu(Ey ALLAH’ım!!) bir günde dokuz ayrı yüz; ve doksan dokuz kapı nasıl kullanılır ve nasıl nasıl dolaşılır?... düşünmek mümkün değil... Anlamanın imkanı yok.
İnsanoğlu insan bunu nasıl yapabilir?.. İkinci hayata inanan Müslüman bir avuç dünya menfaati için, bu denli düzenbazlığa asla tenezzül ve tevessül etmez, etmemelidir!!
Efendiler,

Biz sizi, TÜRK Ülkücülerinin beyin ve gönül sergilediği burada bu yerde, bu mukaddes “OTAĞ’da görmek ve sizinle dertleşmek..fikir teatisinde bulunmak istemiyoruz!!
Çünkü samimi değilsiniz...Gurur ve kibirlisiniz... Herkesi kendinizden küçük; delik-deşik olan şahsiyetinizi ise herkesten, hepimizden büyük görüyorsunuz. Bu tavrınız ise, şahsiyetli, iyi niyetli dününden razı, bugününden emin ve yarınlara ümitle bakan, TÜRK çocuklarını fena halde üzüyor, eziyor ve incitiyor...
Fakat siz fikir özürlüler, ya bunun farkında değilsiniz veya gömemezlikten geliyor; görevinizi yerine getiriyorsunuz. (Bir görev ki, içinde insanlık, İslamlık ve Türkülük- ve bundan çok daha önemlisi ALLAH rızası- yoksa; Öylesi göreve ve görevlere ve bu görev karşılığı temin edilen her neyse o... bir değil; binlerce kez lanet olsun!!)
Size tekrar Rica ediyoruz. Bakın yaşınızı başınızı aldınız.... Adam olun..”.Ben bir insanım, Müslüman’ım ve Türküm” demeyi HAK edin!
Aksi takdirde her iki dünyanızı helak edeceksiniz
Uyanın!!
Uyanın, uyanmayı ölüm anına bırakmayın; önceden uyanın. Biliniz ki, o andaki uyanmanız sizi felaketten kurtarmayacaktır. O’nun huzuruna varamadan uyanın. O’nun şedit emirlerini duymadan, gözlerinizi, gönüllerinizi...açın. Sonra çok pişman olacaksınız. Ama bu pişmanlığın faydası olmayacaktır.
Kalplerinizi ve niyetlerinizi ıslah etmeye çalışın. Çünkü bunların salah bulması bütün varlığın, hayatın her iki cihanın salaha ermesi demektir. İki cihan Nebisinin şu ilahi ikazı yüreklerinize( Acaba var mı, yerinde mi ki?..) küpe olsun!
“AYIK ! OLUN, UYANIN!! İNSANDA BİR ET PARÇASI VARDIR. O İYİ OLUNCA, BÜTÜN DUYGULAR GÜZELLLEŞİR. O FESADA UĞRARSA BÜTÜN DUYGULAR ÇİRKİNLEŞİR(çürür). İŞTE O ET PARÇASI KALB’DİR.”
Hayatının son baharı da bitmiş bir insan. O kapı senin, bu kapı benim dolaşıp durur mu?...Otursana k...nın üstüne kardeşim!! Oradan oraya atlayıp duruyorsun...Her gittiğin yerde, selam verdiğin her bir mekanda ve ortamda mutlaka fesat çıkarmaktasın. ALLAH...ALLAH...Bu yaşın, bu başın..insanına hiç yakışıyor mu?!..
İşin gücün dedikodu...ve dolayısıyla Temiz, nezih Türk çocuklarının beynini, kalbini bozmak. Ve ne yazık ki, daha sonra da onları da kendine benzetiyorsun.
Bu hareketinle ancak nefsini memnun ve şeytanını razı ediyorsun.
Kırmadığın kalp, incitmediğin yürek neredeyse kalmadı...Ne olacak dilini kazma, içini-kalbini- de asit kuyusu olarak kullanmaktasın.
Unutma!!!
Dilşipast edenler hasmullah olur.
ALLAH’ın düşmanı olarak yaşamanın neresinde var insanlık, İslamlık...Buna nasıl gönlün razı olmaktadır?
Ne diyelim....Ne söyleyelim...Başka ne söylenebilir ki....
Offf...ALLAH’ım Offff......
Pardon: Afff ALLAH’ım Afff....

Ne olur RABBİM, hasbelkader aramızda, içimizde , yanımızda yer almış beyini boş kalbi fakir ve niyeti sakat samimiyetsiz insanlar yüzünden Sen bizi helak etme!

Başta Eğenin kahraman evladı Kadir Bey’e ve Onun şahsında içi-dışı bir yolu ve niyeti sağlam bütün DAVA arkadaşlarıma selam ve sevgilerimi bir defa daha takdim etmek istiyorum.

Dostlar!

Şanlı atalarımız:” T......SİZ SARAY OLMAZ”demişler. Onların torunları olan bizler de:”EN SAĞLAM VÜCUTLARDA BİLE ÇÜRÜK DİŞ BULUNUR” diyoruz.
Lütfen rica ediyoruz.
Çürük dişlere, sakat......asla inanmayın, güvenmeyin, sakın bu gibi insanlara ne evinizi, ocağınızı açın ve ne de beyninizi kalbinizi....
“CEBİNİZİ - CÜZDANINIZI” da bu şahıslardan her zamankinden çok daha fazla koruyun ve kollayınız!....

_________________________________
“Azmimiz kırılmaz kederle, yasla,
Ümidin güldüğü diyar bizimdir,
Fenada ölümden korkmayız asla,
Ölümün öldüğü diyar bizimdir...”
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kurtoglu1919
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Dec 03, 2004
İletiler: 940
Şehir: AVUSTURYA/VIYANA

İletiTarih: Cmt Eyl 03, 2005 2:23 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ÜLKÜDAS,LARIM BEDII-KADIR AGBIM

Ve diger SEVGILI KARDESLERIME

DAHA ÖNCEDEN BELIRTMISTIM MAALESEF TÜRKCEM DÖRT DÖRTLÜK DEGIL AMA SIZLERIN NE DEMEK ISTEMIS OLDUKLARINIZI IYI ANLAMIS;IM GURBET;IN GÖZÜ KÖR OLSUN BIZLERI-TÜRK MILLETI BURALAR DÜSÜRENLER BU SARTLARI OLUSTURANLAR !!!

SIZLERE SADECE SUNU KISACA BELIRTMEK ISTERIM
BABAM 40 DOGUMLU KENDISI BANA BIR KAC KERE ANLATMISTI TÜRKIYE-MIZIN OZAMANIN SARTLARI COCUK;LUK DERKEN 4-5 YASINDAYKEN AYA;YINDA AYAK;KABI YOKTU PANTOLON YERINE ETEK GIYMEK ZORUNDA KALMIS VE ÖYLE COCUK;LUGUNDA COBAN;LIK YAPAR;DI !!! GURBET;E GITMIS OLDUGU 64 YILINDA YAPMIS OLDUGU SEY KÖYE ILK OLARAK TELEFON CEKMEK VE NETICE ÖYLE OLDU ILK TELEFON BABAM DAN DI KÖYÜ;N
KIBRIS HAREKAT;INDA 74 BIR AYLIGINI TSK BAGISLAMISTI
KENDISI ECEVIT;CI IDI KAVGA GÜRÜLTÜ SEVEN BIR INSAN DEGIL !! BIZLERE SU YÖNDEN KIZAR BAGIRA CAGIRA BIR YERLERE VARMAK ISTEMEKLE ;YANI ASLINDA SIZLERIN SÖYLEDIKLERINIZI OKUSA RAHAT;LAYACAK !!!

BUNDAN BIR YIL ÖNCE BUGÜN;LERI GÖRÜP SUNLARI BANA DEMISTI ( SAGLIK;I KÖTÜLESIRKEN DIALIZE DAIMA GITMEK MECBURIYETINDE )
:BEN ZATEN ÖLMÜSÜM AMA ALLAH KATINA GIDERKEN BARI ´BUNLARDAN BIR KACI;INI YANIMA ALIP;TA GÖTÜRÜYÜM HIC GAM YEMICEM OGLUM !!!


SON ZAMAN;LARDA ´BIR TARAFI FELC OLDU VE HEP SUNU DIYOR DU SAHIP CIKIN SU MEMLEKETIMIZE NERDE SU ÜLKÜCÜLER ??? !!!

SAYGILAR SEVGILER
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder MSNM
mus25
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: May 18, 2005
İletiler: 473
Şehir: türkiye

İletiTarih: Cmt Eyl 03, 2005 3:22 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Neel amstrong aya ayak basmış ve ay yüzeyinde bir göl ve üzerinde açık bir kitap görmüş.Kitapta arapça yazılı bir kaç kelime görmüş.Uzay mekiklerine geri dönerken birden daha önce duymadıkları bir seda telsizlerinden kulaklarına gelmeye başlamış.Hemen nasayı arayarak bu müziği kapatmalarını söylemiş fakat olumsuz yanıt almış bu ses onlardan kaynaklanmamaktadır.Görevleri bitmiş dünyaya dönmüşler.İzne çıkmak ve dünyayı dolaşmak içinden geçirmektedir.Bu kezde Mısıra gitmek gelmektedir içinden.Mısıra gider,gezerken bir yaşlı adamın kitap okuduğunu görür ve ayda gördüğü o yazıyı yazar adamda ona tercümesini yapar.Yazıda
''Lailahe İllallah Muhammeden Rasulullah '' cümlesi geçmektedir.Duraklar hayal gördüğünü düşünür inanmak istemez.Şehirde ilerlerken birden bir ses duyar bir şarkı koşarak o sese doğru yönelir,bir minareden yükselmektedir bu ses ordakilere bu sesi sorar
''Bu şarkıyı nerden biliyorsunuz'' der onlarda
Bu müslümanların camiye davet edilmesi çağrılmasıdır.derler o da nasıl olur ben bunu ayda duydum der orda müslüman olur.
Hz.Halime eşiyle emzirmek için çocuk almağa Medineden mekkeye topal bir merkeple kervanın en sonunda giderler.Herkes zengin ailelerin çocukalrını almışlardır onlara sadece yeyimler kalmış bunlardan biride peygamber Efendimizdir.Peygamber Efendimiz hiç kimsenin göğsünü tutmaz sadece Halimenin sağ göğsünü tutar.Çaresiz alırlar.Kervanla yola koyulurlar topal merkep o kervanın en sonunda giden merkep kervanın başında gitmeye başlamıştır.ve giderken
''KUŞUN GÖLGESİ GİBİ YÜYÜRÜM ÇÜNKÜ EN YÜCE İNSAN BENİM SIRTIMDA'''
HAYKIRIR.
Bir merkep o yüce insanın kıymetini anlarken Ya Habibim ben senin kıymetini nasıl anlamam.
ASLINDA BU ANLATTIKLARIMLA BU KONUNUN NE ALAKASI OLDUĞUNU DÜŞÜNECEKSİNİZ.ÜLKÜDAŞLARIM İNANÇ GÜNEŞLİ ÇÖLDE MÜMİNİN GÖLGESİDİR.UMULURKİ İNANÇSIZ BEDENLERDE EDEP HAYA VATAN SEVDASI ARAMAK ÇIKMAZ YOLA GİRMEK GİBİDİR.BU SİTEDE BİR İNANÇ ETRAFINDA TOPLANMIŞ BİZLERİ BİRBİRİMİZE DÜŞMAN ETMEK İSTEYEN AÇ ÇAKALLAR VAR.UMULURKİ İNANÇ NASİP OLMUŞTUR FAKAT YAŞAMAK NASİP OLMAMIŞTIR.BELKİ HATALARINI BU OLAYLARDAN DERS ÇIKARARAK GÖREBİLİR VE ÇIKMAZ YOLA SAPMAKTAN KENDİLERİNİ ALI KOYARLAR.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
kadir45
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 03, 2004
İletiler: 3100

İletiTarih: Cmt Eyl 03, 2005 6:19 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Değerli ülküdaşlarım;
Bize bu başlığı açmak suretiyle,hissettiklerimizi ve hedeflerimizi açıklamak fırsatı veren saygıdeğer Ağabeyimiz,can dostumuz,gönüldaşımız davanın Bayraktarlarından bedii bey hocamız başta olmak üzere,konuya katkıda bulunan değerli kardeşlerimizi saygı ve hürmetle selamlarım.Bu davanın uc beylerinden bedii ağabeyimizden duyduğumuz bu sözler,bizi bir taraftan mahcup etmiş,diğer taraftan yolumuzun doğruluğunu ispatlayarak,bizi sevindirmiştir.Biz bu davanın esaslarını,hedeflerini,yöntemlerini,başta bedii ağabeyimiz olmak üzere,bu ekolün son temsilcileri değerli bir kaç ağabeyimizden aldığımız ilhamlarla götürmeye çalışıyoruz.Bir zerre olduğumuzun,okyanusta yüzmeye çalışan bir fındık kabuğu kadar bile hükmümüzün olmadığının da farkındayız.
Biz değerli ağabeyimiz,hocamız gibi;enginlere ulaşan,sayısız ülkücü yetiştiren bir dava adamı değiliz.Aldığımız görevler çok dar alanlarda, çok sınırlıdır.Burada dikkat ettiğimiz ölçü ise,ne kadar küçük olursa olsun aldığımız görevi en iyi şekilde yapmaktır.Ama bizim hayatta en büyük şansımız her alanda bedii ağabey gibi büyüklerimizle karşılaşarak,onlardan bir şeyler öğrenmemiz ve onlarla çalışmamızdır.Bu kaderimizin bize çok büyük bir lütfudur.Bu öyle bir ayrıcalıktır ki,bu ne çaba harcarsanız harcayın,elinize geçen fırsatları ne kadar iyi değerlendirirseniz değerlendirin,denk getirebileceğiniz bir şey değildir.Bizim öğretmenlerin üzerinde bu kadar ısrarla durmamızın,ve bu ülkenin en kaliteli beyinlerinin öğretmenler olması gerektiğine dair anlayışımız,fen lisesi öğrencilerinin bilim adamı olması gerektiğine dair düşüncelerimizin dayandığı destek de bundan kaynaklanır.Çünkü bunları bizzat yaşayarak gördük.
Buradan genç kardeşlerime seslenmek istiyorum.Asla öğüt olarak kabul etmeyin.Yola sizden çok erken çıkmış,sizin zorluklarınızı yaşamış,kendi çapında gücü yettiğince bazı şeylerle savaşmış yorgun bir ağabeyinizin tecrübesi olarak karşılayın.Siz;hayatınızın başlarında,çalıştığınız insanlara çok dikkat edin.Başlarda kazancınız,ücretiniz çok düşük olabilir.Bunu gurur meselesi yapıp dert etmeyin.Maddi kazançlarınızı ileride telafi edebilirsiniz,şansınız yardım etmeyebilir,kayba devam da edebilirsiniz.Ama inanın,hangi işte çalıştığınız değil,kimlerle çalıştığınız çok önemlidir.Kazanacağınız ilk alışkanlıkları,ilerideki kişiliğinizi,hep bu ilk çalışacağınız insanların karakterleri ve eğilimleri belirleyecektir.Açıkcası hocanızın talebesi olacaksınız.Hocanız kimse ona benzeyeceksiniz.Bu davalarda da inançlarda da böyledir.Peşinden gittiğiniz insanlara çok dikkat edin.Başta aileleriniz olmak üzere,sizlere ümit bağlayan insanları üzüp perişan etmek istemiyorsanız buna lütfen çok dikkat edin.Yanlış kılavuz ,geminizi karaya oturtur.
Burada doğruyu da yanlışı da görüyorsunuz.Güzeli de çirkini de.Ne yapmaya çalışanları da.Burası bir forumdur.Bir kalemde çizersiniz istenilmeyen adamı mesele biter.Sizi anlık üzdüğüyle kalır mesele.Ama gerçek hayatta insanları bu kadar kolay çizemiyorsunuz.Arkalarına ummadığınız yerlerden öyle destekler alarak geliyorlar ki gücünüzün tükendiği isyan ettiğiniz anlar oluyor.Üstelik burada olduğu gibi hiç bitmiyor.Birini devirseniz onu geliyor.Gene de savaşmak çok güzel bir şey.O zaman bir işe yaradığınızı hissediyorsunuz.Zaten ülkücünün işi de bu değil mi?Bir yanlışlığı,bir haksızlığı,bir yolsuzluğu önlemenin tadına bir kere varsanız,bu yolu bırakamazsınız.Bunu yaparsanız,belki maddi olarak pek kazançlı çıkmayacaksınız.Cezalandırılacaksınız.Ama insan olduğunuzun farkına varacak,çektikleriniz için asla pişman olmayacaksınız.
En önemlisi geçmişinize baktığınızda sizi rahatsız eden bir şey olmayacak.Hepinizin yolu açık olsun.Davanız kutlu gazanız mubarek olsun.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
mus25
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye



Kayıt: May 18, 2005
İletiler: 473
Şehir: türkiye

İletiTarih: Pts Eyl 05, 2005 8:39 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ey sevda
Engin denizler ortasında bir ada gibisin.Fırtınalarla boğuşan gemilerin sığınağı ecelsiz ölümlerin barınağı,öksüz vatanımın tek umudusun.Al kanın üzerine düşünce ay ve yıldız sen sevdamın adı konulmuş.Nazlı bir bebek gibi mübarek ellerde dolaşırken deryayı seni görenler gıpta ile bakmış.
Mazluma gölge ,zalime kefen,dostuna bir ömür sırdaş olmuşsun.
Ey sevda
Yüksek dağların,engin dorukların ulaşılmaz başısın.Meskenin hep gencecik yüreklerde en yükseklerde olmuş biraz Yunusça,biraz Yesevice ve birazda Bozkurtça.
Fakat yoktu kitabında Mazlumu ezmek.zalimi el üstünde tutmak.Ne siyaha beyaz nede beyaza siyah demek vardı hayat felsefesinde.Al rengini kanımdan almışsın bir can pazarında.Belki bakınca sana analar oğullarını gencecik yürekleri er meydanlarında başı kınalı kurbanları hatırlayacaktı ama senin için her şeye değerdi.
Ey sevda
Senin için analar evlatlarının başlarına kına yakar cepheye gönderirimiş.Benim bildiğim koçlara kına yakılırdı kurban edilmek için.Analarda demek senin için evlatlarını kurban olarak seçmişlerdi ha.
Cepheye cephane götüren cocuklu kadınlar çocuklarının kundağını 30 derece soğukta açar cephaneyi sararmış senin huzura kavuşman için ha.
Bir taze gelin fatma isminde daha 3 günlük bir gelin herşeyi bir yana bırakmış elinde satır senin için canını vermeye gidiyor cepheye.
Bir Nenehatun varmış Erzurum tabyalarında elinde balta düşmana korkmadan gögüs geren.
Ey sevda
Senki dalgalandığın yerde huzur ve barışsın.Sen var ol bu canlar senin için
kurban olsun.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 10 sayfa)

Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10  Sonraki »  


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizisilemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB

alt1
1998-2007 Bozkurt NET
alt1
1998-2010 BOZKURT NET
--------------------------------------
Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
alt1