BAHÇELİ KADAR TAŞ DÜŞSÜN BAŞINIZA.
Tarih: 5.07.2005 Saat: 13:13
Konu: Sizden Gelenler



Ülkücü iradenin Ülkücü bir tavrı varsa, kendini Ülkücü olarak addeden biride muhakkak Ülkücülüğe yakışanı yapmalıdır. Son beş yıldır bir çoğunun kafasına göre yorumladığı Ülkücülük öyle basit cendereler içine girmeyecek kadar ulvi ve büyükdür. Biliriz'ki bunu deneyenlerde o cenderenin içinde boğulur, kaybolur. Ülkücü edep ve adaba sıgmayan edepsizlik diz boyu. Nedendir bilinmez bir çoğunda Ülkücü olma sevdası başladı.
Amenna!


Geçmişde vatana ihanet derecesindeki bir takım hainlikler besleyen grupların cesaret edemediği, ve hatda kaleme bile almadıkları yazıları, kendilerini ulkucu potasında piştiklerini iddia eden, sahiplenen pişkinlerin adı malum bir gazete konuşlanıp saldırganlık derecesinde genel başkana yüklenilmeside ibretle seyredilen bir olay. Kalemlerinde zılgıt akıyor. Kin akıyor.
Sanki MHP'de bir irade boşluğu varmış gibi, her firsatda boşluk arayanlar, saldırdıkları genel başkan nezdinde bu kutlu davaya zarar verdiklerinin bile farkında değiller.
Onların derdi varsa yoksa DEVLET BAHÇELİ. Başınıza Bahçeli kadar taş düşsün. Türk siyaset adına uzlaşıyı getiren, ve temelde taraflı tarafsız insanlarca sevilen bir genel başkana yapılan aleni ve açık bir suikastdır bu. Kurdukları bu tezgahın içinde boğulanlarda kendileri olacaktır. Ortalığı velveleye verip,Anadoluda bir çok teşkilat arkamızda nidaları tutturanlar topladıkları yalan yanlış 200 imzayla kapıyı çalma cesareti bile göstermişlerdir.
Bu ne gözü dönmüşlük? Bu ne acelecilik? Yangından mal kaçırır gibi sinsi bir o kadarda yanlış adreslerde enerji depolayanlar, düşdükleri bu siyasi bunalımdan asla kurtulamayacaklardır.
Her Ülkücünün gönlünde derin yaralar açanlar, o açılan yaralarda boğulacaklardır.
Aklıbaşında olan her Ülkücü iyi bilirki, geçmişde bu davaya hizmeti dokunmuş her yiğit, her Ülkücünün gönlünde bir büyük sevdadır. Samsun'daki açtıkları bayrağı annemden emdiğim sut kadar aziz bildiğim için, daima Yusufiyeli Ülküdaşlarımıza hurmet etmiş ve kalbimin en güzel yerinde onlara muhabbet beslemişdim. Bu gün ise halaa değişen birsey yok.
Fakat Yusufiye diye adlandırılan teşkilat ve nezdinde yusufiye sitesi ister istemez beyinlerde yanlışa giden yollar meydana getirmektedir. Samimi ve bir o kadar geçmişleri şereflerle dolu olan ülküdaşlarımız arasına bazı kendini bilmez insanlarda girmişdirki, esas nifakların elebaşları onlardır.
Her Ülkücünün genel başkanına sahip çıkması zarureti, Ülkücü edep ve adabın bir gereğidir.
Bu tip içerde muhalif olmayı kendilerine ilke edinenlerce, Liderine Genel başkanına sahip çıktığınız zamanda, adamın adamı olmakla suçlanır, Lider Teşkilat Doktrin üçlemesi eskimiş bitmişdir sözleriyle karşılaşırsınız. Adı saklı (gerekirse isimlerinide açıklayacağım) geçmişde Ülkücü olduğu iddiasıyla şiir yazan ve yazarlık iddiasında bulunan bir çok kimse, sanal ortamlardaki sohbet odalarında bile Genel Başkan düşmanlığını bütün hızlarıyla sürdürmektedirler. Sanal ortamdaki sohbet odalarında aciziyet segileyecek kadar düşmüş olan bu zavallıların tek derdi, mevcut yönetimce dışlanmış olmalarıdır. Her Ülkücünün hissi duygularına benimde cok sevdiğim sevgili ( Ali Güngör ) abimizin hadisesini enjekte ederek duygu sömürücülüğüne soyunacak kadar alçalmış ve her gecen gün yarayı kangrenleştirecek hale getiren bir zumre oluşmuşdur.
Düşman düşmüş olduğumuz bu durumu tam makdağımızdan seyrediyor. Gülüyor.Kirli ellerini ovuşturuyor. Kendilerine MHP nin mevcut yönetimine karşı muhalif olduklarını bile dillendiren bu gruha yazıklar olsun demekden baska sözümüz kalmıyor doğrusu.
Günümüz dünya konjektorunde ve Ülkenin içine düşdüğü bir çok felaketler nedeni ile bütün Ülkücülerin elele verip bir yumruk olmasi gerekirken, Ülkucüye reva görülen ve her kafadan ses getiren bilmem kaç parçaya bölünmüş bu ayrılıklar vijdanlarımızı sızlatıyor.
Neden bu ayrılıklar?
Neden, bu kişiselliğe kadar düşmüş,birbirine düşman kesilecek kadar kin beslemek?
Her Kurultay'da aldıkları mağlubiyeti içlerine sindiremeyenler, bu gün geçmişde ANAP'da yer alanlarıda yanlarına alarak, daha BAŞBUĞ'un sağlığında ( Türkeşin misyonu bitmişdir ) diye demeçler verenlerle bir saf tutup, milyonlarca Ülkücünün kalbinde tarifi imkansız acılar vermek neden?
Ülkücüleri bilinmez bir alamete adeta bindirip,kıyamete sürükleme sevdası neden?
Mevcut safları yararak, baş olma sevdası neden?
Bir ve diri olmak varken, Ülkücüye acı veren bu parçalanmışlık neden?

Başbuğun ölümüne kadar yanıbaşında duran,ona sadakat besleyen kimdi?
Başbuğun Hak'ka yürüyüşünün hemen ardından kişisel hırslarına yenik düşüp,baba ocağını terkedenler kimdi?
Daha Başbuğun sağlığında MHP'yi Oportinist olmakla suçlayıp, bana göre hayatının hatasını yaparak, kutsal ocağı terk eden kimdi?
Mesele odur'ki MHP nin başında olan mevcut yonetime destek çıkmak,Genel başkana itaat etmek her Ülkücünün aslii bir gorevidir. Bizdeki mukaddes yuva bellidir.
Ve bugün kayıtsız şartsız BAŞBUĞUN bize gosterdiği yolda azimle yılmadan yürümek,Ülkücünün en büyük görevi olmalıdır. Her Ülkücü gönülde yatan ( Birleşme ) umudu olacaksaki, yine kayıtsız şartsız, tez ve acilen MHP nin çatısı altında olmalıdır. Bugün Ülkenin kaderi akibeti belli AK Partiye teslim edilemeyecek kadar sorunlarla doludur. 80 öncesi kendini Türk Milletine ifade edemeyen Ülkücü irade,bugün bambaşka ifade hazımsızlığı yaşamaktadır.
Bilinçli bir o kadarda sinsi planlar peşine düşürecek kadar,aleni oyunlar tezgahlanmaktadır.
Ben ve benim gibi düşünenleri ( adamın adamı olmak ) ile suçlayanlar, temeli bir eğreti yapı olan siyaset cöplüğünde yok olacaklardır. Ben ve benim gibileri, bize Başbuğun öğrettiği edep ve adap ile hareketle genel başkanımızın sonuna kadar destekçisiyiz. Makamların gelip geçici olduğunu, baki kalanın ise bu büyük mefkurenin olacağını idrak edenlerdeniz.
Artık mide bulandıracak duruma gelen bu tezgahlardan biz bıktık usandık. Her Ülkücünün içinde daima yeşertdiği umudu öldürenler, Ülkücü vijdanlara er gec havale edileceklerdir.
Allah'ın ipinden ayrılmayanların samimi dualarıyla feraha kavuşacağımızı umid ediyor, geçikmelide olsa Ülkücü irade gercek kimliğine büyük ve beklenen kavuşma ile son bulacağını Allah'dan niyaz ediyoruz. Hiç şüphesiz tarihler boyu yüceltdiği, gönderdiği Yüce Peygamber diliyle övdüğu bu seçilmiş Milleti,.. yine ilahi güç ihya edecektir.

TANRI TÜRKÜNÜ KORUYACAKTIR.
Selam ve sevgiyle.

K. KURULTAY
www.Bozok.org






Bu haberin geldigi yer: Bozkurt NET
http://www.ulkuocagi.net

Bu haber icin adres:
http://www.ulkuocagi.net/modules.php?name=News&file=article&sid=2589