NOVRUZ EMİ'YE...
Tarih: 8.02.2006 Saat: 11:54
Konu: Sizden Gelenler



Ermeni işgalcilerin saldırıları sırasında, görev yaptığı Tovuz bölgesinde, kahramanca savaşan Novruz Hasan BOZALGANLI, "Emi" lakabıyla hem Azerbaycan' da hem de Türkiye'de tanınan ve sevilen bir vatansever. Azerbaycan’ da ki mevcut siyasi iktidarın keyfi tutumu yüzünden, Eski Emniyet Müdürü ve Emekli Yarbay BOZALGANLI, on yıldır ailesinden, çocuklarından, kardeşlerinden ve canından çok sevdiği vatanından ayrı olarak Türkiye'de yaşıyor.


Ermeni işgalcilerin saldırıları sırasında, görev yaptığı Tovuz bölgesinde, kahramanca savaşan Novruz Hasan BOZALGANLI, "Emi" lakabıyla hem Azerbaycan' da hem de Türkiye'de tanınan ve sevilen bir vatansever. Azerbaycan’ da ki mevcut siyasi iktidarın keyfi tutumu yüzünden, Eski Emniyet Müdürü ve Emekli Yarbay BOZALGANLI, on yıldır ailesinden, çocuklarından, kardeşlerinden ve canından çok sevdiği vatanından ayrı olarak Türkiye'de yaşıyor.

“Bülbülün üç türküsü vardır, üçü de gül üstüne” derler ya hani. Bu söz adeta Novruz Emi için söylenmiş desem yeridir. O iri cüssesiyle dosta güven, düşmana korku salan Novruz Emi, bahse konu AZERBAYCAN olduğunda kabına sığmaz ve dokuz yıldır özlemiyle yanıp tutuştuğu o toprakları anlatırken duyguların anaforunda savrulur gider.

Türkiye Novruz Emi’ yi yayınlandığı yıl YAZARLAR BİRLİĞİ ve KÜLTÜR BAKANLIĞI’ ndan YILIN KİTABI ödülünü alan “AZERBAYCAN GERÇEĞİ: ŞAH-MAT” adlı eseriyle tanıdı. Ve lakin Türk Milliyetçileri ile Emi’ nin tanışıklığı çok daha eskilere dayanır. Ermenilerin gemi azıya aldığı yıllarda Türkiye’ den Azerbaycan’ a yardım için koşan ÜLKÜCÜ’ lere kamp yerini ayarlayan ve her türlü ihtiyaçlarının giderilmesinde canla başla çalışan, o zamanlar NOVRUZ EMİ’ den başkası değildi. Yusuf Ziya ARPACIK’ ın son kitabı KAN FIRTINASI’ nda detaylı olarak anlatılan bu konuya Novruz Emi’ de kendi kitabında örtülü olarak değinmektedir..

Yıllar önce tanımıştım bende Novruz Emi’ yi. Ülküler, sevdalar, hassasiyetler aynı olunca, yârenlik bir başka oluyor haliyle. İki gün önce telefonla görüştüğümüzde sesi hiç iyi gelmiyordu. O kendine has şivesiyle “Gurban, men iyi değilem lakin, atam daha da hastadır” diyor ve kendinden feragat ederek, babasının sağlık durumuna üzülüyordu.

Nasıl üzülmesin ki, on yıldır sürgün.. Hangi yürek dayanır buna.?

Bugün sabah telefonum çaldığında Yusuf Hoca’m “Emi” der demez, yüreğime bir ateş düştü sanki. Ne kadar konuştuk, Hocam neler söyledi bilmiyorum. Tek hatırladığım, Emi’ nin çok değer verdiği ve hayatta ki en değerli varlığım dediği babası; 22 Mart 1927 doğumlu Hasanov Bayram PAŞAOĞLU o çok sevdiği topraklarda, Tovuz’ un, Bozalganlı Köyü’ nde hayata gözlerini kapadığı.

Bazen çok şey söylemek istersiniz ama kelimeler boğazınızda düğümleniverir. Şimdi tam da o demdeyim. Emi’ ye başsağlığı diliyorum. Kalanlara sabırlar.. Ben susuyorum.. Büyük Şair Mehmet İsmail tercüman olsun yüreğime…

Farkına varmadın acı dillerin,
Darda yardımına koştun ellerin...
Dostluğa uzayan kardeş ellerin,
Kızılgül şahidi,ay Nevruz emi...

Söz elden düşende ürpeşir etin,
Gurbeti inleder Vatan hasretin.
Şeytan pazarında bedbaht milletin,
Eli aşağıdır,ay Nevruz emi...

Not: Açılan taziye defterini imzalamak için lütfen www.novruzemi.net adresini ziyaret ediniz..






Bu haberin geldigi yer: Bozkurt NET
http://www.ulkuocagi.net

Bu haber icin adres:
http://www.ulkuocagi.net/modules.php?name=News&file=article&sid=2712