
AKP NİN ŞEMDİNLİ VE DİYARBAKIR MAARİFETLERİ
Tarih: 2.04.2006 Saat: 22:12 Konu: Siyaset
Bugün Ortadoğuda, anlaşılmaz bir direniş sergileyen ve üç senedir etkili bir faaliyet gösteren kesim hiç şüphesiz kürd kesimidir.
Esas amaç Batı ve ABD nin Hazar petrollerine konmak ve denetim altına almak olduğundan, özellikle uyutulmuş ve tepkisiz olan Müslüman ülkelerin bu çağdaki gafletini bildiklerinden olsa gerek, Kürdlerin ruhlarını okşayarak inanılmaz asırlara yaydıkları hedeflerine ulaşmak üzeredirler.
Elbetde Batı ve ABD nin sırf petrol adına o bölgede bulunuyor olmasını düşünmek pek akıl karı değildir.
Amerikan ekonomisini bir noktada şekillendiren Yahudiler bu çağın başıbozuk düzeninden ne pahasına olursa olsun istifade etmek niyeti taşıdığından, artık asırlara yaydıkları sinsi planlarını gün yüzüne çıkarmakda bir sakınca görmemektedirler.
Emparyalizmin defalarca sinsi planlar uyguladığı Ortadoğu gelecek yıllardada beklenen huzuru yakalayamayacak aksine acılara boğulacaktır.
Zulmü o bölgede reva gören Emparyalizminde sonunu hiç şüphesiz Ortadoğu getirecektir.
ABD eliyle hertürlü nifakı uygulamakdan geri kalmayan İsrail, " vaad edilmiş topraklar " ümidini hiç kaybetmesede kendi kuyusunu kazmaya çokdan başlamışdır.
Müslüman ülkelerin acizliği Batı yı ve Amerikayı hırslandırmak ve cesaretlendirmekle kalmamış "demokrasi ihraç eden dünyaya barış getiren birer iyilik melekleri gibi algılanır hale gelmişdir.
Saddamlı Irak dönemindeki Kuveyt ve Suudi Arabistanın Amerikaya tebalığı nı bilmeyen yoktur.Bu sünepe tutum hiç şüphesiz İsrailin istediği doğrultuda gerçekleşmişdir.
Bu bağlamda yine Büyük İsrailin çıkarları uğruna Barzani ve Talabani ye verilen Ortadoğu rolünde, Kürdlere geçmişde olduğu gibi yine kullanılmak düşmüşdür.
Bugün bu durumu, hızla değişen Ortadoğu gerçeğinde farkedemeyen Barzani ve Talabani grupları adeta ( kim tutar seni ) bağlamında başıbozuk bir şekilde palazlanır hale gelmişdir. Zaman zaman Türkiye ye bile meydan okuduklarına göre....
Batı ve Amerikanın Ortadoğuda uygulamaya koydukları bir çok planlar geçmişde Filistin tarafınca altüst edilsede, Ortadoğunun yer altı zenginlikleri Batı ve Amerikayı yıldırmamış, neden ve bahane olarak İsraili korumak ve bölgeye barış getirmek adına bugün Kürdlere hararetli bir şekilde kucak açmışlardır.
Barzani ve Talabani işde bu güçler tarafından adeta o bölgenin birer şımarık çocuğu haline getirilmiş ve özellikle Türkiyenin özel hasasiyeti olan PKK konusunda ABD ve Batı bilerek zerre bir ilerleme kaydetmemişdir.
Kaldı ki 30 bin insanın katline sebep olan PKK ya kucak açma rölünüde üstlenen bizzat Batının ta kendisidir.
Emperyalist gözü dönmüş ülkeler bugün kürdleri ihya etmek adınada olsa o bölgenin yer altı zenginliklerine ulaşmak niyetindedir.
Üç senedir Irakda konuşlanan Amerikanın ( uzun yıllar burdayız ) açıklaması ise hiç kimseyi şaşırtmamalıdır.
Ortadoğuda demokrasi düşmanı diktator yanlısı, terörist ihraç eden ülkelerin akıbetine musallat olan Emperyalist güçler, teröre terör ile cevap vermekden kaçınmamaktadır.
Nasılsa karşılarında etliye sütlüye karışmayan bir o kadarda sünepe bir müslüman ülkeler grubu vardır.
Batı ve ABD Türkiyeyi bu Müslüman ülkeler grubuna koymasada Türkiyenin PKK belasından kurtulmasını istemez bir tavır sergilemektedir.
Her ne kadar Amerika PKK yı bir terörist grup olarak nitelesede Türkiyenin hasasiyetini görmezlikden gelerek yarınlarda Türkiye ye kürd kartını saklı tutmayı yeğlemektedir. Türkiyenin verdiği kimliği red eden bir PKK anlayışı yine bu emperyalist ülkeler eliyle beslenerek yarınlarda Türkiye ye ciddi manada zarar verecek bir sinsi plan olarak saklanmaktadır.
Kürd kimliğini yasal ve anayasal bir güvence altına almak düşüncesi, Batı desteği gören PKK nın beslediği bir emel olmakdan çıkmış, maalesef içimizde aydın diye lanse edilmeye calışılan Batı ve Kürd agzıyla konuşmakdan geri kalmayan bir takım hain Türk medyasının üstlendiği bir rol olarak kendini başgöstermişdir.
Amerika ve yine Batı destekli heyecanlı bir hal yaşayan Irak kürdleri hiç kuşkusuz bir devrim ile filan değil ABD desteğinde gerçekleşmiş bir başıbozukluğun geçici heyecanını yaşamaktadır.
Geçmişde kullanılan Kürdler bu heyecanı bir müddet daha böyle götüreceklerdir.
Türkiye ye zaman zaman meydan okuyan Barzani bu heyecanın absürt bir göstergesidir.
Kendilerine idealist Devrimciler adını takan Kürdlerin içindeki heyecan artık "kaf" dağını aşmışdır.
İrandan Suriyeden ve üstelik Türkiyeden giden Kürd kesimin oluşturduğu bu heyecanlı birliktelik Irak Peşmergesine büyük şevk vermişdir.
Batı ve Amerika Emperyalizmi İsrail Siyonizmi ile birlikte O bölgenin kürdlerini ihya etmekle kalmamış, yarınlarda oluşacak bir Türk dünyası birlikteliğininde önünü kesmişdir.
Acı olan başka bir tablo ise Türkiye *****huriyetinin İranda var olan ve sayıları 33 milyona dayanan G.Azerbaycan gerçeğine sırtını dönmek ile kalmamış ( İran yıkılırsa Türkiye yıkılır ) anlayışı ile gereksiz bir kompleks geliştirmişdir.
Kendi gücünün farkına varamayan, varsada değersiz addeden bir zihniyet sürekli Türkiyede iktidar olmuş; bırakınız dış politikada onurlu bir duruş sergilemeyi,ülke bir dış batağına sokularak önünü göremez bir hale getirilmişdir.
Herşeyi Batı ve Amerika ekseninde gören bir zihniyet bir gecede hükümet kurur ve yıkar hale gelmişdir.
Türkiye gerçeğinde gücü elinde bulunduran bu çarpık zihniyet, Türk Milliyetçiliği düşüncesine daima sırtını dönmüş ve Türk Milliyetçiliğinin baş gösterdigi her dönemde, acımasızca Türklüğe ve Türkçülüğe saldırmakdan geri kalmamışlardır.
Elin Amerikalısı İranın yaklaşık 20 milyar ton petrol rezervi gerçeğine konmak için sinsi planlar geliştirirken, Kazakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan petrollerinin İran üzerinden Batıya taşındığını iyi bildiklerinden bu ülkelere askeri üst kurmak sevdalarını her zaman sıcak tutmuşlardır.
Ortadoğuda hisse kapma aşamasına gelmiş bir dünya düzeninde Batı, ABD ve hatda İsrail politika geliştirirken Türkiye sadece seyretmek ve kendisini rahatsız eden çarpıklıkdan bile kurtulamaz hale getirilmişdir.
Anlaşılan o ki Kongregel terör örgütünün Kuzey Irakdaki başıbozuk varlığı Türkiye yi rahatsız etmeye devam edecektir.
Dışda gelişen bu değişime ayak uyduramayan Türkiyenin tek sıkıntısı onurlu bir politika güdecek olan Türk Milliyetçilerinden yoksun bir hükümetin bugün işbaşında olma sıkıntısını yaşamaktadır.
Bir başbakanlığı Siirt iline ve nezdinde kürt hegemonyasına terk eden zihniyet, maalesef bugün iktidarda tarihin en büyük vurdumduymazlığını sergilemektedir. Bugün Diyarbakırda cereyan eden ve diğer illere de sıçrayan bu başıbozuk düzenin tek müssebbibi AKP iktidarından başka bir merci değildir. Yıllarca kan akıtmış olan terör örgütüne Batı ya girmek adına verilen tavizler AKP hükümetinin sayılamayacak kadar çok olan gaflet ve ihanetlerinden sadece biridir.Türk Milliyetçilerinin önünü tıkama gayretlerine soyunan gözü dönmüş bu ihanet şebekeleri çok uzakda değil, güzelim ülkenin iktidarını elinde bulunduran basiretsiz hükümetdir. Hızla ve acımasız gelişen bu Ortadoğu gerçeğinde Ülkücü hareketin iktidarı yüce Türk Milleti nezdinde özlemle beklenmektedir.
Türk Milliyetçilerinin simdiden önünü kesmek için çırpınan hain takımı Türk Milliyetçilerinin oyunlarını bozacağını iyi bildiklerinden olsa gerek, Ülkücü hareketi Batı ya kadar taşıyarak bu hareketi bir terör grubu olarak gösterme gayretlerine düşmüşlerdir.
Yunanistan ve Fransa ya bu ilhamı veren içimizdeki satılmış hainlerden başka bir merci değildir.
Bugün Diyarbakırda ertesi gün İzmirde vuku bulan bu hareketler PKK nın devamı olan Kongregelin roj tv aracı ile uzakdan kumandayla idare ettiği olaylar zinciridir.
Türkiyenin yolgeçen hanına çevirilmesi AKP nin maharetinden başka bir şey değildir.
Ektiklerini biçme sevdasına düşenler adeta bir tatlı rüyaya yatmış, basiretsiz bu hükümetin verdiği imkanları kullanmaktadır.
Hiç şüphesiz bu ülkenin sahipsiz olmadığını gösterecek binlerce inanmış Anadolu insanı var.
Türkiye tarihinin bu en zor döneminde bu kadar ılımlı ve sağduyulu davranan sayın Devlet Bahçelinin, Ülkücü harekete olması gerektiği gibi telkinde bulunmasıda hiç şüphesiz takdire değer bir davranış.
Fakat nereye kadar?
Ülkücü hareket görevin bilinciyle üstüne düşen vazifeyi yerine getirmeye daima hazırdır.
Fakat Ülkücü hareket birilerinin istediği doğrultuda hareket etmeyecek kadar temkinli ve tercübelidir.
Türk Milleti için bütün bu olan talihsiz durumdan ve gelecekte oluşacak felaketlerden kurtulmasının bir tek recetesi vardır.
Ülkücü hareketin iktadara gelmesinden başka hiç bir alternatif yoktur.
İçde ve dışda her türlü alçaklığa dur diyecek olan bu gücü, bugün birileri şimdiden yıpratma kampanyasına başlamışdır. 2006 yılının bir seçim yılı olduğunu söyleyecek olursak, bu sene içinde Ülkücü harekete bilinçli bir şekilde saldırı kampanyası başlayacaktır.
Türk Milliyetçilerini Türk Milletinin gözünde küçük düşürmeye çalışan bu alcakları iyi ezberleyiniz.
Zira, yarınlarda çok lazım olacaktır.
Birilerinin güddüğü bütün alçak hesapları alt edecek bir iktidar muhakkak var olacaktır. Hemde çok yakında.
Kaanhan Kurultay
|
|